
VAZİFELERİMİZ
İslâmDini, ona inanan mü'minlerin hayat programıdır.Mü'minlerin tam bir iman veaşkla hayatlarına tatbik etmekle görevli oldukları bu yüce programdabelirlenen vazifelerimizi ana hatlarıylaaçıklamaya çalışacağız.
- Rabbimizin yasalarını ihtiva eden Kur'ân'ı hayatnizamı, Yüce Peygamberimiz Hz. Muhammed'i (s.a.) hayat önderi edineceğiz.
- Kafamızı ve kalbimizi İslâm Dininin Hayat Düstûrlarıile çatışan inançlara, ideolojilere, örflere, geleneklere ve tüm toplumkurumları ve düzen anlayışlarına kapatacağız.
Dinimizinilk emri «oku» olduğu için yediden yetmişe kadar vahiy, insan ,doğa, tarihieser, ilmî ve teknolojik kitap ve benzeri okunabilecek her şeyi Allah'ın adıylaokumaya çalışarak ilmimizi/irfanımızı artıracağız..
Ferdîve içtimaî hayatımızı, geleceğe ait projelerimizi Kur'ân'la ve Peygamberimizinbuyruklarıyla tanzim edeceğiz. Bunun için de Kur'ân-ı Kerim mealleri vetefsirlerinden, Peygamberimizin hayatı ve hadislerini konu alan ilmî eserlerdenmuntazaman dersler takip edeceğiz. Ayrıca, cemiyetimize daha ciddî ve yararlıhizmetlerde bulunabilmek için de ihtisasımız alanına giren ilmî eserlerigücümüz ölçüsünde takib ve tetkik etmeyeçalışacağız.
- Namazlarımızı muntazaman veşartlarına uyarak kılacağız. Bu kudsî görev, dinimizin özüdür. Mü'min namazlakalbini Allah'a bağlayacak, İslâm'ı yaşamak aşkını namazlarından alacaktır.
Meşrubir mazeret olmadıkça, namazlarımızı mutlaka cemâatle kılacağız. Cemaatşuurunu alevlendireceğiz. Zengin - fakir, öğretmen - öğrenci, iş veren - işçi,hulâsa bütün mü'minler cemâat namazına katılacak, böylece camilerimizi birerbirleşme, tanışma ve yardımlaşma ocağı haline getireceğiz. Buluşma yerlerimizcamiler olacaktır.
- İslâm Dini'ni bilen ve onu hayatına tatbik eden dinbilginlerimizle ve faziletli münevverlerimizle(aydınlarımızla) çevremizigenişletecek, sanat, ticaret ve arkadaşlık ilişkilerimizi olgun mü'minlerlekurmaya çalışacağız.
- Toplum menfaatlerini, ferdî çıkarlarımıza tercih edecek, çevresine yararlı, seven vesevilen bir cemiyet inşanı olmaya çalışacağız. Sanat, memuriyet ve ticarethayatımız, imanımızı ve ideaelimizi yansıtacak ölçüde üstünlük arzedecek, bütün sözlerimiz, işlerimizve davranışlarımızla en güzele talip olacağız.
Şartlangerçekleştiğinde Hac vecîbesini ifâ edecek, zekâtlarımızı verecek,akrabamızdan yardımımıza muhtaç kadın, erkek ve talebelere muntazaman nafakaödeyecek, Allah rızası için vermeyi vicdan zevki haline getireceğiz.
- İş yerlerimizi, işçilerimizinher bakımdan tercih edebilecekleri müesseseler haline getireceğiz. İşçilerimiziyediklerimizden yedirebilmek, giydiklerimizden giydirebilmek için adil ücretödeyecek,fazlasını da vermeye meye çalışacağız. Çalıştığımız işyerlerine verimli olabilmek için iyi niyetle gayret göstereceğiz.
Mümkünse,iş yerlerimizde her hafta devamlı vaaz ve konferanslar verdirecek, Cuma namazıvakitlerinde müessesemizi mutlaka kapatacak, işçilerimizi cuma namazınagötüreceğiz.
- Din görevlileri, öğretmenler ve irşad kabiliyetindeolan aydınlar olarak camilerde, kahvelerde, çeşitli demek lokallerinde, dinî,ahlâkî, tarihî, edebî mevzularda ve çeşitli ihtisas dallarında devamlıkonuşmalar yapacak, halkımızı aydınlatmaya çalışacağız.
- Durumumuza göre mutlaka bir sivil toplum örgütündealacağız.Sosyal yardım kurumlarını istismarcılara/çıkarcılara bırakmayacak, ictimaî hizmetlere zamanayırmaya çalışacağız.
- Birbirimizi kaba bir tebliğ tavrıyla değil, ince birtelkin edasıyla yönlendirecek,yekdiğerimize hakkı, sabrı ve merhameti tavsiye edeceğiz.
- Bilgilimiz cahilimizle, zenginimiz fakirimizle,âmirimiz memurumuzla, doktorumuz hastamızla hulâsa birbirimizle yardımlaşmaiçinde olacağız.
- Nemelazımcı olmayacağız. Gördüğümüz kötülükler veahlâksızlıklarla gücümüz nispetinde mücadele edeceğiz, Dilsiz şeytanlardanolmamak için neticesi acı ve elemli de olsa gerekli olan her yerde Hakk'ı söylemeyeçalışacağız. Cesur ve atılgan olacağız.
- Birbirlerimize güvenecek ve bu güveni artırmayaçalışacağız. Bunun için de arkadan katiyen konuşmayacağız. İyice araştırmadan,gerçeği öğrenmeden bir birimizi suçlamayacağız.
- Borçlarımızı aksatmaksızın zamanında ödeyecek, taahhütettiklerimizi mutlaka tahakkuk ettireceğiz. Yalan söylemeyecek, ahde vefasızlıketmeyeceğiz.
Bilginlerimizle,tecrübelilerimizle istişare etmeyivazife bilecek, danışmayı vazgeçilmez usûl haline getireceğiz.
- İçki, kumar, zina, kibir, hile, karaborsa, faiz, sömürüve zulüm gibi dinimizin kesinlikle reddettiği işleri değil bizzat yapmaktanalâkalı olmaktan dahi kaçınacağız.
- Az da olsa daima helâlden kazanacağız. İnançlı veahlâklı mü'minler olarak siyasî ve iktisadî gücümüzü artırmak için son süratlebirleşecek, şirketleşecek, her alanda üretim yapan dev tesislerin sahibi olmayaçalışacağız. İş bilir mü'min müteşebbisler olarak güveni sarsacak her türlüdavranışlardan sakınacağız. Çevremize iktisadî birliğin zaruretini yılmadananlatacağız. Bizzat olumlu örnekler verebilmek için de fedakârlıkgöstereceğiz.
- Zengin de olsak tutumlu olacak, lüks ve israfa katiyenyer vermeyeceğiz. Sade ve mütevâzi bir yaşayışı arzulayacağız.
- Birbirimizeüstün olmadığımızı bilecek, sahip olduğumuz nimetin, kendi cinsinden bir amelleşükür isteyen ilâhî bir lütuf olduğunu kavrayacak, yücelik ve şeref ölçüsününancak iman, ahlâk ve cemiyete hizmet olduğuna inanacağız.
Anne- babamıza, büyüklerimize, imanlı ve faziletli ilim adamlarımıza,idarecilerimize hürmette kusur etmeyecek, küçüklerimizi sevecek, hastalarımızı,ilgiye muhtaç mahkûm dostlarımızı ziyaret edecek, borçlu kardeşlerimize yardımedecek, maddî durumu bozuk olanları gözeteceğiz.
- Hak adamı olacağız. Hak nereden ve kimden gelirsegelsin destekleyecek, aleyhimize de tecelli etse adaleti sevecek, zulmü vezalimi desteklemeyeceğiz.
- İslam Ahlâkı'nın, vermeyene vermek, gelmeyene gitmek, hata edeni bağışlamak olmakolduğunu bilecek, nefsimize çok ağır gelse debu davranışların insanı olmayaçalışacağız.
- Cemiyetimizde inançsızlığın ve ahlâksızlığın gelişmesindenbirinci derecede kendimizi mesul tutacak, ciddî bir Müslüman olarak örnek olup- olmadığımızı düşünecek, gerekli atılımları kendimizden bekleyeceğiz.
- İslâm'ı yaşama aşkımızın artması, ihlâsımızın çoğalmasıiçin, farzların dışındaki nafile ibâdetlere devam edecek, gece namazlarından,seher vaki dualarından feyz alacak, her kamerî ayın 13. 14. ve 15. günlerinioruçla geçireceğiz.
- Dünya hayatımızı Âhiret gayesiyle yaşayacağız. Âhiretinancını bütün varlığımıza sindireceğiz. Ölümün her an gelebileceğinden, Âhirethayatımızın her an başlayabileceğinden gaflet etmeyeceğiz.
Hermühim söz, iş ve davranışın başlangıcında, kabri bütün aydınlığı ve zulmetiyle,Allah'ın huzurundaki muhakemeyi bütün azametiyle, cehennemi, ölümü aratıcıkorkunç azabıyla, Cennet saadetini de tüm mutluluğu ve güzelliği ile ruhumuzdaduymaya çalışacağız.
- Bütün bu vazifelerin ifasınabizleri muvaffak kılması için de inançlı ve ümitli gönüllerle Rabbimize duâedeceğiz.
Aziz Mü'minler!
Bizleriçin mukaddes bir hayat programı olan İslâm Dini'nin iki anakaynağı; Kur'ân ve Sünnet'in va cip kılıcı ve öğütleyici düsturlarındanözetlemeye çalıştığımız vazifelerimizi yapmadıkça gerçek mü'min olamayız.
Nitekim Peygamberimiz şöylebuyurmuşlardır: "İman kalple bilmek, dilile doğrulamak, Allah'ın ve Peygamberinin emirleri ve yasaklarına göre de ameletmektir.» (1)
Hutbemizi âyetlerlebitiriyorum:«(İslâm Dinin iman esaslarına, helaller ve haramlarına) inanan ve(mükellef kılındıkları) güzel amelleri yapanlara yaptıkları amellerinekarşılık, konukluk olarak Me'va Cennetleri vardır.Ama, (vazifelerini terk veyaihmâl ederek) fâsık olanların barınacağı yer ise ateştir...» (2)
1. Sünen-üİbn-i Mace, Hadis No: 65.
2. Secde, 19-20.


