
SEVGİNİN KAYNAĞI İMAN VE GÜZEL AMELDİR
İslâm Dini'ne imanla yaşanılacak HayatDüzeninde birleşen müminlerin en mukaddes görevleri birbirlerinisevmeleridir.
Yüce Peygamberimiz bu kudsî görevinönemini açıklayan bir hadîslerinde şöyle buyurmuştur;«Allah'a îmandan sonraamellerin en faziletlisi (en sevaplısı) insanları (gerçek insan olan müminlerisevmeye ve onlar tarafından) sevilmeye çalışmaktır.» (l)
Yapışılacak îman kulplarının en sağlamıolan Allah için sevgiyi şüphesiz nesir ve şiirle imal etmek, ilimle sağlamakve fabrikalarda üretmek mümkün değildir.
Bütün insanî ve ahlâkî değerler gibisevgi de İman'la ve Güzel Ameller'le sağlanır.
Hutbemizde bu mevzuuişleyeceğiz.Birbirlerimizi Allah için sevebilmenin ilk mühim şartı güçlü birimana malik olmaktır; Allah'ın rızasını ve Ahiret saadetini dileyerek ilâhiemirler ve yasaklar içinde güzel amellerle yaşamaktır.
îman olmadan, ilâhî yasalara göre hayatıyaşama olgunluğuna ermeden gösterişsiz ve menfaatsiz sevme fazileti,sevilebilme cazibesi kazanılamaz.
Kalpleri istediği an, dilediği şekildeyönetmeye kadir olan Mevlâmız bu gerçeği açıklamak içindir ki şöylebuyurmaktadır.
«Rahmeti bütün canlıları kuşatan (Allah),ancak iman eden ve güzel ameller yapanlar için (kalplerde) sevgi yaratacaktır.»(2)
Müminler!
Kalplerin sevgilisi olan yücePeygamberimiz de Allah için sevmenin ancak îman ve güzel amellerle ulaşılanAllah sevgisinden kaynaklanabileceğini şöylece bildirmektedir:«Allah, (imam,sözleri, işleri ve davranışları sebebiyle) bir kulunu sevdiği zaman Cebrail'içağırır ve ona şöyle buyurur:
- Ben bu kulu seviyorum. Onu sen de sev.
Cebrail de bu kulu' sever ve Sema meleklerine duyuruda bulunarak şöylebuyurur:
- Bukulu Allah seviyor. Siz de sevin.
Bubildiriden sonra Gök melekleri de bu kulu severler. Sonra da (Allah'ın lütfu vemeleklerinin ilhamlarıyla) o kul için yer yüzündeki insanlar arasında sevgiyaygınlaştırılır.» (3)
Ma'nalarını sunduğumuz âyet ve hadîstentam bir açıklıkla öğreniyoruz ki;
a - Haklarında özel bir propaganda yapılmadığıhalde bazı mümin kullan gördüğümüz andan itibaren sevebilmemiz, onların Allahtarafından sevilmiş kullar olmaları sebebiyledir. b - Birbirlerimizisevemeyişimiz de iman. za'fı ve amel kifayetsizliği sebebiyle Allah içinsevgiye hidâyet olunmayışımızdır.
Birbirimizi sevebilmenin Peygamberimiztarafından öğretilmiş bir yolu selâmlaşmaktır.
Selâm Allah'ın lütfunu, korumasınıdileyen bir duadır. Muhataba güven veren bir davranıştır. Konuşup kaynaşmayavesile olan bir manevi rabıtadır.
Peygamberimiz-önderimiz Hz. Muhammed S.A.şöyle buyurmuştur:«Canım tasarrufu altında bulunan (Allah) a yemin ederim ki;sizler imân etmedikçe Cennet'e giremezsiniz. Birbirinizle sevişmedikçe degerçekten iman etmiş olmazsınız.Yaptığınız zaman birbirlerinizle sevişebileceğinizbir ameli size öğreteyim mi?Birbirlerinize çokça selâm verin.»
Müminler!
Selâm, muhatap için yazılmış bir duâolduğu gibi mümin için de şahsım tanıtma işlemidir.
Mümin selâm verirken nefsini şöyle takdimetmiş olur:«Ey Mümin kardeşim! Seni «Esselâmü Aleyküm» şeklindeki Kur'ân veSünnet kaynaklı duâ cümlesi ile selâmlayan ben, İslâm'ı Hayat Nizâmı, Hz.Muhammedi Hayat Önderi edinmiş bir ma'na adamıyım.Yüreği sevgi ile dolmuş,adalet ile yoğrulmuş bir mümin kardeşim.Sana Allah'tan güven diliyorum. Banabağlanabilirsin.»
Selâm'ın taşıdığı bu ma'na yüceliğidolayısıyladır ki Peygamberimiz, «İnsanların en cimrisi selâm vermekte cimriolandır.» (5) buyurmuştur. Her bir selâm verme ve almaya en az onsevap verileceğini de müjdelemiştir.
Müminler!
Allah bilir, özlediğimiz sevgiyeeremeyişin önemli bir sebebi de «Esselâmü Aleykünı» şeklindeki kudsî ve ma'nalıselamlarla birbirlerimize güven veremeyişimiz-dir.
Müminler!
Güzel sözler, güzel davranışlar, güzelişler insanları sevindirdiği gibi yapılan ikramlar, verilen hediyeler dekalpleri mesud eder. Gönülleri sevgi ile yeşertir.Bu sebeple Peygamberimiz «Hediyeleşiniz ki sevişesiniz.» (6)buyurmuşlardır.
Birbirimizle hediyeleşmek için bayramgünlerini, kandil gecelerini, düğünleri, doğumları, mezuniyetleri, açılışmerasimlerini, işe girişleri, meslekî başarılan ticarî münasebetleri,ziyaretleri ve benzeri vesileleri hediyeleşme sebebi kılmalıyız.
Peygamberimizin bu öğütlerinde şüphesizsevgi doğuran pek büyük bir hayır vardır.
Busevgi vesilesini biz;
- Ya Resûlellah! Yapacağım zaman Allah'ında, insanların da beni seveceği amelleri bana öğretir misiniz? şeklinde ricadabulunan bir mümine Peygamberimizin verdiği şu öğütten öğreniyoruz. - (KalbiniAllah'a yönelterek) dünya hayatini Âlıiret gayesiyle yaşa ki Allah senisevsin, insanların ellerindekine; mallan ve mevkilerine göz dikme ki insanlarda seni sevsin. (8)
Şüphesizsevgi sevgiye yol açar.Muhatabının nefsi için sevdiğini çıkar düşünmeksizinkendisi için de sevdiğine inanan mümin sevgi ile dolmaz, muhabbetle çağlamazmı?Bunun içindir ki Peygamberimiz şöyle buyurmuşlardır.«Sizden biriniz nefsiiçin sevdiğini mümin kardeşi için de sevmedikçe gerçek mümin olamaz.» (9)
Buinanç ve bilgi her bir mümini muhabbet çağlayanı haline getirecek kadartesirli ve bereketlidir. Peygamberimiz alınacak mükâfatı şöyle müjdeler:
- Allah'ın kullan arasında öyle müminlervardır ki onlar Peygamberler ve şehitlerden olmadıktan halde, KıyametGünü'nde (Allah katındaki yüksekderecelerinden ötürü) Peygamberler veşehitler (bile) onları ilgi ile izlerler.
Ashab-ıKiram ricada bulundular:
- Ya Resûlellah! Bizlerebunların kimler olduğunu bildirir misiniz?
- Onlar, aralarında kanbağı ve bir mal ahm-satı-mı olmadığı halde yalnız Allah'ın rızası içinbirbirlerini seven mü'minlerdir. Allah'a yemin ederim ki onların yüzleri nur(gibi pırıl pırıl) dır ve nur (dan yaratılan tahtlar) üzerindirler. (KıyametGünü'nün dehşet verici korkuları ve elemleri içersinde) insanlar korktuklarızaman onlar korkmayacak, insanlar üzüldükleri zaman da onlar kederlenmeyecektir. İyi biliniz ki; Allah dostlarına ne korku vardır ve onlar ne de mahzun olacaklardır.»(10)
Müminler!
İslâm sevgi dinidir. Sevginin açıkladığımızvesilelerine yapışalım. Cümlemize Allah, Peygamber ve mümin sevgisi ile dolubir ömür niyaz ederim.
1 | El-Camius-Sağîr, (Efdalü),1/49. |
2) | Meryem, 96. |
3) | Et-Tac, 5/79. |
4) | a.g.e., 5/244. |
5) | Keşfül-Hafâ, Hadis No: 667. |
6) | Keşfül-Hafâ, Hadis No: 1023. |
7) | Sünen-ü İbn-ü Mâce, Hadis No: 4102 |
8) | Et-Tac, 1/26. |
9) | Et-Tac, 5/81. |
10) | Et-Tac, 5/83. |


