
İnsan beden ve ruhtan müteşekkildir. İnsanın mutluluğu bedeni ve ruhî yapısının güçlendirilmesi ve korunması ile mümkündür. Beden güçlendirilir ve korunur da ruh kuvvetlendirilmez ve menfî tesirlerden korunmazsa, insanda muvazenesizlik başlar. Ruhî zaaf ve bu zaaf sonucu oluşacak manevî hastalıklar ve buhranlar insanı kuşatır ve elemler doğurur. İnşanı mutsuzlaştırır.İnsanımız bedenine gösterdiği hassasiyeti ruhî varlığına göstermediği için kaynağını keşfedemediği bunalımlar ve ızdıraplar içindedir.
İnsan beden ve ruhtan müteşekkildir.İnsanın mutluluğu bedeni ve ruhî yapısının güçlendirilmesi ve korunması ilemümkündür.
Beden güçlendirilir ve korunur da ruhkuvvetlendirilmez ve menfî tesirlerden korunmazsa, insanda muvazenesizlikbaşlar. Ruhî zaaf ve bu zaaf sonucu oluşacak manevî hastalıklar ve buhranlarinsanı kuşatır ve elemler doğurur. İnşanı mutsuzlaştırır.İnsanımız bedeninegösterdiği hassasiyeti ruhî varlığına göstermediği için kaynağını keşfedemediğibunalımlar ve ızdıraplar içindedir.
Vücudumuz gıda alınmadığı, gereklivitaminler sağlanmadığı ve çevre etkilerinden korunmadığı zaman canlılığını veneşesini yitirir ve değişik kaynaklı ağrılar ve sızılar baş gösterir de ruhîbünye gıdalandırılmadığı ve korunmadığı zaman manevî zaaf ve ızdıraplar inşanıkuşatmaz mı? Mutsuzluk İnsana galebe çalmaz mı?
Maddeci bir toplum vasatında vemateryalist bir eğitim sistemi içindeki insanımız, şartlandırıldığı için bütünbuhranlarının, iç sıkıntısı ve elemlerinin maddî problemlerden neşet ettiğinisanmaktadır. Böyle bir zan da şüphesiz ruhî bir hastalıktır.Rabbimizin birsırrı olan ve insan denen varlığın hâkim unsuru olan Rûh'un besleyici, koruyucuve mesud edici güç kaynağı «îman» ve îman çizgisindeki «güzel amellerdir.»
Ruhun baş gıdası; güç kaynağıîmandır.Varlığımızın yaratıcısı olan, her an sonsuz kudreti, rahmeti vehikmeti ile tecelli eden, kullarına öz canlarından daha yakın olan vekullarının dualarını kabul buyuracağını va'deden Allah'a iman ne büyükkuvvettir. Allah'ın insan için koyduğu ilâhî kanunlara îman bütün varlıkları vehayatı tanıtan, güvenilecek mercii belirleyen ne azîm bir güçtür.
Hayatın ve ölümün ilâhî birimtihan için yaratılmış olduğuna, ölümle başlayacak Âhiret Hayatı'na ve buhayatın Cennet ve Cehennem gerçeğine îman materyalizmin ruhu korkutucusapıklığından; çıldırtıcı gayesizliğinden koruyan ne yüce bir kılavuzdur.
Namaz, zekât, adalet, sevgi, afve Hak'ka çağrı gibi kutsal emirlere iman; şirk, zulüm, bencillik, sömürü,yalan ve hased gibi ilâhî yasaklara iman ve imanın gereğini yaşama ne mukaddesbir mutluluk sebebidir.
İnsana; hayata ve ölüme izahgetiremeyen, tanıtamadığı varlıklar arasında gayesizlik buhranları içindeyaşatan, ölüm ve ölüm ötesinden ürküterek, acz ve zavallılığı katmerleştirenimansızlık hayatı zehreden ne korkunç bir marazdır.
İmansızlığıntevlid ettiği bu ruh çöküntüsünden insanı hangi bedenî kuvvet ve hangi sosyalve ekonomik nizam kurtarabilir.Evet, Dünya ve Âhiret saadeti için ruhasağlanması gereken baş gıda; temel güç iman ve güzel amellerdir.
Zikir,duâ, yardımlaşma, doğruluk, vefa, ihsan, tevazu, ilgi, merhamet ve benzeriHakk'a saygıya ve halka sevgiye götüren ilâhî emir ve öğütleri yaparak gerçekleştirilecekgüzel ameller imanla birlikte ruhun ana besleyici gıdasıdır. Gerekli olankoruyucu vitaminleri ve de sebeb-i saadetidir.
Biz ruhumuzu imanla ve güzel amellerlegüçlendirdiğimiz sürece mesut olabiliriz. Çünkü Mevlâmız mutluluğu îmana vegüzel amellere bağlamıştır.Mevlâmız şöyle buyuruyor:
[«Kadınve erkek kim iman etmiş olarak güzel güzel amellerde bulunursa ancak onu hoşbir hayata erdireceğiz...»
«Kimbenim zikrimden; (bana imandan ve koyduğum yasalara uymaktan) yüz çevirirse ona dar; bunalımlı birhayat vardır...»] (2)
Ruhî bünyemizi kuvvetlendirmek ve mutluyaşatmak için imanla ve güzel amellerle gıdalandırmak ve güçlendirmekgerektiği kadar onu menfî tesirlerden de korumak lâzımdır
Kolera, sıtma, kanser gibihastalıklar bedenimize tesir eden maddî hastalıklar olduğu gibi Allah'ı unutma,ibâdetlerden uzaklaşma, kin, haset, faiz, rüşvet, içki, zina, gıybet vebenzeri ilâhî yasaklar; haramlar da ruhî bünyemizi kemiren mutsuzlaştıranmanevî hastalıklardır. Çok iyi bilmeliyiz ki her bir günah ve haram, ruhumuzumikroplandırmakta, yaralar açarak elem yermekte, iyilikleri yapmada güçsüz,kötülüklerden korunmada mecalsiz bırakmaktadır.
Manevîbuhranlarımızın mühim bir kısmının kaynağı işte bu günahların; haramların sebepolduğu ruhî hastalıklarımızdır. Peygamberimiz «Günah; haram, içini kemiren; (bunalıma yol açan şeydir)» (2)buyurmakla bu gerçeğe işaret etmiştir.Bu gerçeği kalbimizde hissetmek gerçekimanın alâmetidir. Bunun içindir ki Peygamberimiz bir soruya cevap olarak şöylebuyurmuştur:
«İşlediğingünah sana elem veriyor, yaptığın güzel amel de seni mutlu ediyorsa senmüminsin.» (3)
YüceRabbimiz:«Gizli ve açık bütün günahlarıbırakın. Zira haramları işleyerek günah kazananlar yaptıklarının cezalarınıçekeceklerdir.» (4) buyurarak ruhî bünyemizin korunma reçetesinivermiştir.
Ruhî bünyemizi manevî hastalıklarakarşı korumak görevimiz olduğu gibi, haramların işlenmesiyle oluşmuş mevcuthastalıkları da güzel amellerle tedavi etmeye çalışmak vazifemizdir.
Bu tür tedavi zarureti içindir kiPeygamberimiz:«İşlediğin günahın hemenardından güzel bir amel yap ki onun günahını gidersin» (5)buyurmuşlardır. Güzel amellerle manevî hastalıklarımızı tedavi etmeklüzumundan ötürüdür ki Peygamberimiz elemli ve sıkıntılı sahâbîlere «Allahım elemlerden ve sıkıntılardan sanasığınırım» (6) şeklinde duâ etmeleri emrinivermişlerdir.Peygamberimiz kalp katılığı ve acımasızlığından şikâyet eden birsahâbîye de «Yetimin başını okşa, yoksuludoyur.» (7) öğüdünde bulunmuşlardır.
Gözü döndüren gadab-kızgınlıkhastalığının nüksetmesi halinde hastalığın seyrine göre yapılacak manevîmüdahalenin sırasıyla «Şeytan'danAllah'a sığınmak, oturmak, yatmak ve abdest almak» (8) olduğunubildirmişlerdir.
Şehevî tansiyonunun yükselmesi halindede Peygamberimiz:«Oruç tutarak teskinyoluna gidiniz.» tavsiyesinde bulunmuşlardır.Misalleri daha daçoğaltabiliriz.
Mevzuumuzu özetlersek deriz ki,saadetimiz için bedenimizi güçlendirmeye korumaya ve gerektiğinde tedâvî etmeyemuhtaç olduğumuz gibi ruhumuzu da güçlendirmeye korumaya ve lüzumunda tedavietmeye mecburuz. Kaldı ki ruhumuz bedenimizden daha da çok ilgiye muhtaçtır.Zira ruhun mutluluğu ve elemi fani değil ebedîdir.
Şuhalde akıllı insanlar olarak ruhumuzu güçlendirecek «İslâm îmanı» na, koruyacak ve gereğinde tedavi edecek «Güzel ameller» e koşalım. Ruhumuzuçökertecek, ateş azabına düşürecek İslâmî haramlardan korunalım.
YüceAllah'tan bizleri rahmetiyle kuşatmasını niyaz ederim.
1.Nahl, 97; Ta-Ha, 124.
2.Et-Tac, 5/3.
3.Mişkâtül-Mesâbîh, Hadis No:45.
4.En'am, 120.
5.Et-Tac, 5/63.
6.a.g.e. 5/137.
7.Mişkâtül-Mesâbîh, Hadis No:5001.
8.Et-Tac, 5/52.


