
PEYGAMBERİMİZİN YÜCE HAYATI -2
Şanlı Peygamberimiz Hz. Muhammed(S.A.V.) in insanlık hayatının bütün safhalarını içine alan mukaddes hayatını,değişik zümrelerin gözüyle incelemeye devam edelim
Bir Asker, Bir Kumandan mısınız?
Geliniz sizinle yirmi yedi gazayapmış olup dokuzunda bizzat savaşmış bulunan cihan tarihinin büyük kumandanıUlu Peygamberimizin hayatına bakalım.
İşte Bedir Günü.. Çok dahakuvvetli ve teçhizatlı(donanımlı) düşmanına karşı azimli, kararlı ve inançlıkumandan Hz. Muhammed'i dua ederken, zafer niyaz ederken görüyoruz. Az sonraO, arkadaşları ile harp divanını kuracak, tatbik olunacak usulü tesbit edecekve savaş meydanında arkadaşlarıyla arslanlar gibi kükreyecektir.
Çünkü O ve muhterem arkadaşları,yurtlarını basmak, hakları ve hürriyetlerini çiğnemek ve canlarına kıymak için silâha sarılmışzâlimler güruhuna karşı, Rabbimiz tarafından büyük bir cihad vermekle mükellefkılınmıştı.
Bakara Sûresi: Âyet 191:"Sizinlesavaşanlara karşı Allah'ın koyduğu kurallar çizgisinde ve O'nun rızası için sizde savaşın. (Gereksiz öldürme gibi insanî) sınırları aşmayın. Çünkü Allahsınırları aşanları sevmez."
İşte Uhud Günü. Askeri tarafındancandan sevilen disiplinsever kumandan Peygamberimizi, gür sesiyle talimatverirken dinliyoruz. O, Allanın nizamını müdafaa için savaş veren askerlerinigaza ve şehâdet mefküresiyle teşci ediyor, fakat kendisi savaş meydanındanuzaklaşmıyordu. O'nu dişi kırılmış, miğferi gül yüzünü kana boyamış bir halde,elinde kılıç savaş ederken görüyoruz.
O, bir cihan operatörüolarak, kılıcını küfrün-zulmün kalbinde bir şifa neşteri gibi dolaştırıyor,rahmet olarak gönderildiğinin şuuru içinde, şifa kabul etmek istemeyen azgınkâfirler için de şöylece hidayet diliyordu:
«Allahım! Kavmimi doğruyola ilet. Günahlarını bağışla. Çünkü onlar yaptıklarının farkında değillerdir.(1)
Mübarek dişlerikırıldığı, nurlu yüzü kana boyandığı zaman, düşmanlarına beddua etmesiistenildiğinde de, şöyle buyurmuştu:«Ben lâ'net etmek için değil, rahmet olmakiçin gönderildim.» (2)
Evet... Hendek harbindeelinde kazma hendek kazan, ordusuyla muzaffer olarak Mekke'ye giren veotuz bin mücahidle Tebük Seferi'ne çıkan kumandan, harb ve rahmet PeygamberiHz. Muhammed'den başkası değildi.
Bir TicaretAdamı mısınız?
Hayatında birdefa olsun yalan söylemediği, va'din-den dönmediği için düşmanları tarafındanbile «emin = güvenilir» sıfatı ile anılan, gençliğinde dürüst bir ticarethayatı ve vefakâr bir ortaklığı olan aziz Peygamberimizin hayatında üstünticaret örneklerini bulacaksınız.
O, örnek oluyor ve şöyle buyuruyordu.«Bizi aldatanlarbizim yolumuzda değildir.» (3)
Bir Hukukçu, Bir Devlet Kurucusu ve Yöneticisimisiniz?
Peygamberimizin on yıllık Medine hayatını ruhunuzasindiriniz. O'nu eşsiz bir siyasî, büyük bir hukukçu, yapıcı bir idareciolarak bulacaksınız.
Hicretten sonra Medineİslâm Devleti'ni kuran siyasî Hz. Muhammed'dir. Dünyanın ilk yazılı Anayasasıolan Medine Devleti Anayasasını ortaya koyan büyük hukukçu O'dur.Adalet,liyakat ve şûra (seçim)ilkeleri ile yapılandırılacak cumhuriyetin temellerini atan büyük kurucu da O'dur. Kurduğu devletinyönetimini bizzat üstlenmiş, danışmayı bir gün olsun terk etmemiş, engin birmesuliyet duygusu içersinde âdil bir idare tesis etmiştir.
Bir Âbid misiniz?
Zikri, fikri daima Hak ile olan, Allah'a karşı kâmilbir teslimiyet içersinde yaşayan Peygamberimizden daha âbid bir kimsebulamazsınız. O, en büyük ruh huzurunu, gözümün nuru dediği namazda bulurdu.Eşi Hz. Âişe (r.a.) validemiz, şöyle anlatıyor:
«Hz. Peygamber bazıgeceler ayakları şişinceyc kadar namazda kıyamda dururdu.
Ya Resûlellah! Niçin bu kadar çok ibadet ediyorsunuz. Allahu Teâlâ, sizin geçmişteki ve gelecektekigünahlarınızı atfetmiştir dedim. Şöyle buyurdu:
- Şükreden bir kulolmak istemez miyim? (4)
Ramazan ayı dışında başta Şaban ayı olmak üzere Recep ve Muharremaylarında bolca oruç tutardı. Her kamerî ayın 13, 14 ve 15. günlerini oruçlageçirirdi. Her işe başlarken Allah'ın adıyla başlar. «Allah'ın adı anılarakbaşlanmayan her iş bereketsizdir» (5) buyururlardı.
Her işi, Allah'a hamd ile biterdi. Yemek yerken, su içerken, yatarken,kalkarken, giyinirken, yolculuğa çıkarken, bütün işlerinde Allah'a du ve niyazhalinde olurdu.
Bir Inkılâbcı mısınız?
İnsanların insanlaramahkûm edildiğinden, ahlâkî çöküntüden, içtimaî (sosyal) adaletsizlikten veçıkar çatışmalarından ıstırap duyuyor, coşkun bir imanla kükremek, cemiyetinbağrından bir nur gibi fışkırmak istiyor, insan hakları ve hürriyetleri adına gerçekleştirilmesi gereken bir fazilet inkılâbının aşkını mıtaşıyorsunuz?
Tek başına, cihan tarihinin en büyük ruh, madde ve mâna inkılâbınıgerçekleştiren Ulu Peygamberimizi, hamle ve hareket aşkını ruhlaraişleyebilecek en büyük dâva adamı olarak bulacaksınız. O'nun mücadele veferagat dolu hayatı, muhtaç olacağımız hamaset (kahramanlık)örneklerinitaşımaktadır.
O, İslâm Dini'ni tek başına tebliğ etmeye başladığı zaman, karşısınaçıkan Mekke şehir devletine ve O'nun temsilcileri olan azgın kâfirler güruhunazerre kadar taviz vermemiş, Hak Nizamı'nı tebliğe berdevam olacağını şöyleceaçıklamıştı:
«Allah'a yemin ederim ki, güneşi sağ elime, ayı da sol elime koyacakolsalar, Allah İslâm Dini'ni (insanla ra) yayıncaya, ya da ben bu uğurda canverinceye kadar İslâm Dinini tebliğ etmekten vazgeçmem.» (6)
Yüce Rabbimizden cümlemizi Şanlı Peygamberimizin nurlu yolunda daimkılmasını diler, O'na salât ve selâmlarımızı sunarım.
İnşaallah mevzûumuza devam edeceğimizi bildirir, hutbemizi iki âyetmanâsıyla bitiririm:«... Kim Allah'a ve peygamberi Hz. Muhammed'e itaat ederse(Allah) onu altından ırmaklar akan cennetlere sokar, o ve onun gibiler oradaebedî kalıcıdırlar. Bu, en büyük bir kurtuluştur/mutluluktur.
Kim de Allah'a ve Peygamberine isyan eder, Allah'ın koyduğu sınırlarıinkâr ederek çiğnerse onu da ateşekoyar. Onun için ebedi kalacağı ateşteaşağılatıcı bir azab vardır.» (7)
1. Şerhüş-Şifa,1/237
2. Tac,5/37
3. S.Tirmizi Hn. 1315 M. Mesâbîh Hn. 3796
4. R.Salihin B. Fil - Mücahedeti.
5. Camius-Sağîr,2/92
6. Siretüİbn-i Hişam, Kahire, 1/285
7. Nisa, 13 -14


