
NAMAZIN HİKMETLERİ -2
İslâm Dini'nin bütün mü'minleri mükellef kıldığınamaz, bedenimiz ve ruhumuz üzerinde Allah'ın hâkimiyetini fiilî olaraktasdiktir. İslâm Dini'nin ana sütunudur, öğrenilmesi gereken ilk vazifedir.
Namaz,Allah'a bağlayan, O'nun yasalarını ihtiva eden Kur'ân'la rabıta kurduran, Allahsevgisi ve korkusu ile yaşatan, iyiye ve güzele yönelten ve eşitlik çizgisindekaynaştıran bir ibâdettir.
Namaz,bunalan ruhların, ümitsizliğe düşen gönüllerin, huzursuz kalplerin yegânesığınağıdır. İç dünyası için için kaynayan, alkol, fuhuş, kumar müptelâsıolan, çılgınlaşan, aradığı tatmini maddeci yaşantıda bulamayan karamsar vekararsız ruhların tek tedavi yolu ve biricik mutluluk gıdası namazdır. Bununiçindir kiPeygamberimiz şöyle buyurmuştur: «Kalk,namaz kıl. Namazda şifa vardır.» (1)
Kur'anımızınşu açıklaması da ne kadar yücedir: «... Haberiniz olsun ki, kalpler ancakAllah'ın zikri ile huzur bulur/mutlu olur..» (2)
Aziz Mü'minler!
Namaz,gusül ve abdest ile vücut temizliğine, kirli ve pis elbiselerle ve pis yerlerdenamaz kılınamayacağı için elbise ve mekân temizliğine ileten ibadettir.
Okuduğunuzudüşünmeksizin sıhhatli bir namaz kılınamayacağından, fikre daimi bir uyanıklıkkazandıran namazdır.
Namaz,Allah için iş yapma, O'nun rızası için maddî ve manevî fedakârlıklara katlanmaeğitimini yaptıran ibâdettir.
Namaz,ölümü hatırlatarak ihtirasları dizginleyen, dünya hayatına gerçekçi bir gözlebakmayı öğreten, ölümle başlayacak ebedî hayata hazırlık şuurunu kazandıranibâdettir.
Namaz,hayatın her anında samimî ve ihlâslı olmanın vicdanî neşesini duyuranibâdettir.
Namaz,ebedî sağlığımızın düşmanı, manevî hastalıklar olan günahlardan koruyan veruhumuzu kirlerinden arındıran bir ibâdettir.
Peygamberimizşöyle buyururlar:«Sizden birinizin kapısı önünden coşkunca akan ve içinde gündebeş defa yıkandığı bir nehir olsa, bu nehir onda kirden eser bırakır mı? Pektabii ki, bırakmaz. Beş vakit namaz da böyledir. Bütün günahları temizler.»(3)
***
Namaz,içtimaî, iktisadî ve siyasî münasebetlerimizde kendilerine temsil ve tasarrufyetkisi verilebilecek gerçek Müslümanları diğerlerinden ayıran biricikölçüdür. Zira şuurla, kalbî huzurla ve devamlı olarak namaz kılmak, ancakgerçek mü'minlerin kârıdır. Bunun içindir ki, Bakara sûresinin 45. âyetindeşöyle buyrulmuştur:
«...Kalpleri ilâhî sevgi ve korku ile dolu olan kimselerden başkaları için namazgerçekten çok ağır bir yüktür.»
Namaz,Allah'ın rızasına erdirecek en büyük ibâdettir. Peygamberimiz: «AmellerinAllah'a en sevimli olanı vaktinde namaz kılmaktır.» (4)buyurmuştur,«Kul namazda oldukça ilâhî rahmet üzerine iner. (5) müjdesinivermişlerdir.
Rabbimizde Peygamberimize hitabla şöyle buyurur:«Ümmetine beş vakit namazı farzkıldım. Beş vakit namazı vaktinde kılan kulumu cennete koyacağıma da andiçtim.» (6)
Mü'minler!
Baygınlıkve cinnet halleri müstesna, mü'min için namaz kılmama hali düşünülemez. ÇünküPeygamberimizin bildirdiğine göre «Namaz imanın belgesidir.» Namazsızlık dagünahların en büyüğü ve kâfirliğe dönük olanıdır. Dinimizdeki büyük önemindenötürüdür ki, Peygamberimiz devrinde Ashab-ı Kiram yalnız namazsızlığı kâfirlikalâmeti olarak görürlerdi.
HayatNizamı'mız Kur'ân-ı Kerim, değil namaz kılmamayı, namaza tembel tembelkalkmayı, münafıklık vasfı olarak açıklamaktadır. Namazı, şartlan ve zamanlarınaehemmiyet vermeksizin ve de insanlara gösteriş için kılanların cehennemin Veyl azabına uğrayacaklarını haber vermektedir. Maun sûresi Ayet 4 - 7 : «CehenneminVeyl azabı namazlarından gaflet eden, gösteriş yaparak kılan ve zekâtımenedenler içindir.»
Peygamberimizde Rabbimizin huzurunda ilk olarak namazdan hesaba çekileceğimizi bildirerekşöyle buyurmuşlardır:[... Namaz kılmayan mü'minde hayır yoktur.» «Amannamazınıza önem verin.»]
Muhterem Mü'minler!
NamazaRabbimiz değil, bizler muhtacın. Mevlâmızdan uzak kalmak gafletine, namazlardankaçmak bedbahtlığına uğramayalım.
İbâdetsizhayat karanlıktır. Namaz ve duâ gönüllerin baharıdır. Huzur bulmak, güçlüolmak, hür yaşamak, zinde kalmak, hayatı gayelendirmek, tatlı bir ölüm yüzügörmek, Cennet'lere namzet olmak istiyorsak namazlarımızı kılalım.Peygamberimizin emri gereğince, yedi yaşından itibaren çocuklarımızı namazaalıştıralım. On yaşından itibaren muntazaman namaz kılmalarım sağlayalım.
Bumevzuda hassasiyetimizi ve kontrolümüzü arttıralım. Mü'min ana-babanın çocuklarınakarşı en mühim vazifesi budur. Çünkü Rabbimiz Peygamberimizin şahsında her birmü'mine: «Ailene ve çocuklarına namazı emret.» buyurmuştur. Bu âyetinindirilişinden sonra, Peygamberimiz altı ay süreyle, evli kızı Hz. Fatıma'yısabah namazına bizzat kaldırmıştır. (7)
Hutbemizi,hakikî mü'minleri ve erecekleri mükâfatı açıklayan âyet manâlarıyla bitirelim:
«Allahanıldığı zaman yürekleri titreyen, Allah'ın âyetleri huzurlarında okunduğuzaman imanlarım arttıran, ancak Rablerine güvenen, namazlarını dosdoğru kılan,kendilerine rızık olarak verdiklerimizden Allah için harcayan kimseler (yokmu?) Gerçek mü'minler onlardır. Evet, onlardır hakiki mü'minler. Rableri katındadereceler, bağışlanma, bitmez, tükenmez güzel (ebediyyet) nimetlerionlarındır.» (8)
1-İbn-i Mace Hn. 3458 |
2- Ra'd, 28. |
3- Tac, 1/134 |
4- Tac, 1/135 |
5- Tac, 1/137 |
6- Tac,1/134 |
7- İ. Kesir, Taha, 132. |
8- Enfal, 2-4. |


