
MÜ’MİN RAHMET KAYNAĞIDIR
İslâmDini Hayrı içeren ve ona yönlendiren bir hayat nizamıdır.
İyi, doğru ve güzel olan bütün sözleri, davranışları ve işleri içinealan manasıyla Hayır yapılması İslâm'ın buyruğudur.
Evet... İslâm, cihanı kuşatan bir hayırdır. O, mü'mine hayrıgöstermiştir. Hayrın yapılmasını, yaşanmasını ve rahmet olarak saçılmasını[«Hayır yapınız», «Hayırda yardımlasınız», «Hayırda yarışınız] (1) şeklindekiKur'ânî emirleriyle vazife olarak yüklemiştir.
Bütün hayırları ihtiva ve ifade eden «Sadaka» terimi ile AzizPeygamberimiz mü'minleri şuurlu ve amaçlı birer hayır insanı kılan mükellefiyeti şöyle açıklamıştır:«(Güneşindoğduğu her gün) Müslümana. sadaka vermek vâciptir.»
Sadakayı, maddî bakımdan güçlü olanın muhtaç olana nakdî yardımımânasına, dar kalıplar içinde anlayan sahabiler sorarlar: «- Ya Resûlellâh!Eğer mü'min sadaka verecek bir şey bulamazsa (ne yapması gerekir?)
- Bedenen çalışırnafakasını sağlar ve (bir kısmı ile de) sadaka verir.
- Ya Resûlellâh! İşbulamaz (bulduğu zaman da buna gücü yetmezse kişinin ne yapması gerekir?
- O takdirde bedeniyardıma ihtiyacı olan âciz bir kişiye yardım eder. Bu onun için sadaka olur.
- (Ya Resûlellâh!Buna da imkân) bulamazsa?
- (Bu durumdayapabildiğince) iyi işler yapmaya çalışsın ve insanlara zarar vermektenkorunsun. Bu tür davranışları da onun için sadaka olur.» (2)
Mü'minlerin mükellef kılındıkları sadakanın cemiyet hayatını heryönüyle kuşatıcı şümullü bir hayır olduğunu ifade etmek için AzizPeygamberimizin ashabına lütfettikleri cevabî açıklamaları i gördük.
Mevzûumuza müşahhas misaller ışığında daha fazla açıklık kazandırmakiçin Peygamberimizin, vazifelendirildiğimiz sadakanın ne olduğunu izah edici şuhadislerini de dinleyelim:[«Her iyi (söz, davranış ve iş) sadakadır.»
«Sadakanın en faziletlisi, dili (yalan, gıybet, iftira, ...vekırıcılıktan) korumaktır.»
«En üstün sadaka, ihtilaflı, dargın kişilerin arasını bulmaktır. İkikişi arasında adaletle hüküm vermek de sadakadır.»)
«En makbul sadaka, mü'minin bir bilgiyi öğrenmesi ve sonra da onu birMüslüman kardeşine öğretmesidir.»
«Mü'min kardeşinin yüzüne gülümsemen, Allah'ın ve Peygamberininemirlerini uygulamaya çağırman Allah'ın ve Peygamberinin yasaklarındansakındırman, adres sorana yolunu göstermen, bir âmâya yardım etmen, yoldanzarar verici nesneler olan taşlan ve dikenleri gidermen, kovandan mü'minkardeşinin kovasını doldurman senin için sadakadır.»
«En faziletli sadaka,aç bir canlıyı doyurmaktır.»
«Sadakanın efdali, su(meşrubat) ikram etmektir.»
«Sadakanın enverimlisi, içinde düşmanlık besleyen akrabaya verilen sadakadır.
«Bir mü'min ağaç diker, ekin eker de onların mahsullerini insanlar,kuşlar ve diğer hayvanlar yerse o, yenilenler Müslüman için sadaka olur.»
«Kişinin namusunukoruması, onun için sadakadır.»
«Allah katında sadakaların en değerlisi,fakirin gücü nispetinde verebildiği sadakadır.»
«Mü'mine selâm vermeksadakadır.»
«(Kişinin eşi ilesevişmesi) sadakadır.»
«Her bir (Sübhânellah) teşbihi bir sadakadır. Her bir (Elhamdülillah) hamdi bir sadakadır. Her bir (Allahü Ekber) tekbiri bir sadakadır. Herbir (Lâilâhe illellah) zikri de bir sadakadır.»] (3)
Mü'min hayatını cemiyetçiliğe, hayra yönelten bu izahlarından katiyetleanlaşılıyor ki, Peygamberimiz, kendi devrinin içtimaî şartlan içerisindeistisnasız her ferdin yapabileceği hayırlardan örnekler veriyor. Bu örneklerlesadakanın, bi diğer anlatımla cemiyetçiliğin, zenginlere ve güçlülere hasolmadığını, âlim, cahil, kuvvetli, zayıf herkesin sadakalara; hayırlarakoşmakla mükellef olduğunu bildiriyor.
Mü'minler!
İslâm Dini, sunmaya çalıştığımızhayır ölçüleri ile sosyal hayatta, azınlığın hayrın dağıtıcısı, çoğunluğunalıcısı olmasını onaylamıyor. Hayrınumûmîleşmesini, bütün mü'minlerin hayır duyguları ile çağlamasını, her imanlıkişinin fazilet kaynağı olmasını istiyor. Dinimiz, bütün fertlere teşmil ettiğibu hayır vecîbesini, tabîi hayatın seyri içinde en basit davranışlarımıza kadar indirerek hayrınsınırlarını genişletiyor. O kadar ki, İslâm'da sadaka yani hayır anlayışı,sıradan yükümlülükler olarak gördüğümüz vazifeleri de içerisine alıyor.
Rahîm olan Rabbimizin lütfunun enginliğine bakınız ki, aile halkımızatemin ettiğimiz nafaka bile bizler için O'nun rızasına erdirecek, Ahiret saadetine iletecek birer sadakaoluyor.
Peygamberimiz şöylebuyurur:«Allah'ın rızasını ve vereceği mükâfatı umarak kişinin eşi ve çocuklarıiçin yaptığı harcama onun için sadakadır;hayırdır.» (4)
Mü'minler!
Güneşin doğduğu her gün, istisnasız bütün mü'minlerin sadaka vermeleri vecîbesi, imanlı insanlar için ne büyük bir hayır kaynağıdır.
Mü'min, her gün hayata bu imanla ve bu duygu ile başlayacak, sadaka;hayır, onun biricik hedefi olacaktır.
Mü'min için hayrın küçüğü ve büyüğü diye de bir şey yoktur. Zira,İslâm, hayrın (sadakanın) hiç bir nevini küçümsemiyor.
Bir para ve mal ki Allah için veriliyor, bir iş ki onda Allah'ınrızası düşünülüyor, bir söz ki onda Hak ölçü almıyor, o, İslâm nazarındabüyüktür. Bunun içindir ki Aziz Peygamberimiz şöyle buyuruyorlar: [«Müslümankardeşlerine güler yüz göstermen şekliyle bile olsa, hayırdan hiç bir şeyiküçümseme.»
«Yarım hurma sadaka vermek suretiyle de olsa, kendinizi Cehennemateşinden korumaya çalışın.»] (5)
İslâm'da yalnız işe ve davranışa dönüşen ameller değil, mü'minkalbinde çağlayan hayır duyguları da onun için sadakadır. Rahmeti bol Rabbimiz, müspet düşünce veamellerimizi de mükâfatlandıracaktır.
Peygamberimiz bizlerişöylece müjdelerler: «... Bir kimse bir iyilik yapmayı arzu eder de onuyapamazsa, Allah, kendi katında o kimse için tam bir hayır sevabı yazar...» (6)
Mü'minler!
Bizler, bütün gücümüzle hayrı, güzeli, müspeti ihya etmeye, bizzatrahmet kaynağı olmaya memur birer mü'min toplumcuyuz.
Maddî gücü, fikrî seviyesi, bedenî iktidarı ne olursa olsun, yüreğindeiman taşıyan her fert, hayra yönelecek, gönlünü hayra açacak e ve bencil bir ferdiyetçi olmadığını fiilenkanıtlayacaktır.
Ne bahtiyarlıktır ki gönül verdiğimiz İslâm, bütün hayatı bir hayırsahası olarak sunuyor ve bizlere «Hayırda yarışın. Hepinizin dönüşüAllah'adır.» emrini veriyor.
Mevzuumuzu iki hadîslebitiriyorum:[«... Cennet'in bir çok kapılan vardır... Sadaka veren kimselersadaka kapısından Cennet'e çağrılacaktır.»
«Bir kimse Cehennem'den uzak kalmayı ve Cennet'e girmeyi arzu ederse,Allah'a ve Ahiret Günü'ne iman ettiği halde ölmelidir. Bir de kendisineyapılmasını istediği şeyi başkalarına yapsın.»] (7)
1) Sırasıyla bak Hac,77, Maide, 2, 48.
2) Tac, 2/40.
3) Sırasıyla bak. K.Hafâ Hn. 1947/ 454, C. Sağîr 1/50, İ. MaceHn. 243, M.Mesâbih Hn 1911, K. Hafâ 469, 468, 2225, C. Sağîr 1/50, K. Hafa 1478, M. Mesâbih 1478,1898.
4) M. Mesâbih; Hn.1931.
5) a.g.e. 1894, R.Salihin ve Ter. 1/572.
6) R. Salihin ve Ter.1/12.
7) M. Mesâbih 1890, R. Salihin ve Ter. 3/149


