
MEŞRU ÇALIŞMAK İBADETTİR
Çalışmak; dünya hayatındavarlığımızı sürdürmek için muhtaç olduğumuz hayatî bir zarûretdir.
Çalışmak Âhiretmutluluğunu da kazanma sebebi dlr. Zira insan için ancak çahşmasmm karşılığıolacağı gerçeği bir ilâhî kanundur.
Rabbimiz bu gerçeği Kur'ân'ımızda şöyle açıklar:
«Hiç bir günahkârbaşkasının günah yükünü yüklenmez, tnsan için ancak çalışmasının karşdığıvardır. Çalışmasının karşılığı da onun tarafından görülecektir.»
İlmi, ziraî, ticarî vesınaî alanlarda ve diğer muhtelif hizmet mallannda halka dönük verimliçalışmalar yapmak ibâdettir. Allah'ın rızasını kazanmaya sebepdir. Âhiretsaadetine ermeye vesiledir.
Ancak çalışmanın ibâdetolabilmesi için çalışmanın, Kur'ân ve Sünnet'in yasakladığı üretim ve tüketimleilgili olmaması, haram kılınan iş ve hizmet dalları ile bağlantılı bulunmamasılâzımdır.
Ayrıca çalışmanın aşağıdadeğineceğimiz gayelere yönelik olması da zaruridir.
Müminler!
a - Nefsinin, zevcesi ve çocuklarının, bakıma muhtaçana-babasının ihtiyaçlarını karşılamak;
b - Cemiyetin âciz,yetim, dul ve işsiz gibi muhtaç kesimine yardımcı- olmak gibi kudsî gayeleredönük olarak yapılacak çalışma kuşkusuz mümin için yücelik ve sevap sağlayacakibâdettir.
Kur'ân âyetleri vePeygamberimiz Hz. Muhammed'-in hadîsleri bu gerçeği açıklamaktır.
Müminler!
aa - Gerçekten nefsimizinve bakımı ile mükellef olduğumuz aile fertlerimizin ihtiyaçlarım karşılamak,akrabamız ve toplumumuz için problem olmamak maksadıyla çalışmak ibadettir.Günahlarımızın affına, pek çok sevap kazanmamıza nedendir.
Yüce Peygamberimiz şöyle buyurur:[«İbadet yetmişnevidir. En faziletli (ibadetlerden biri) de Helâl nzık kazanmak içinçalışmaktır.»
«... (Aman) insanlara yük olmayınız.»
«Allah, kulunu Helâlkazanç için çalışırken yorgun düşmüş görmeyi sever.»
«İnsanın yiyipiçtiklerinin en halan; en bereketli olanı bizzat çalışıp kazanmasıylaaldıklarıdır.»]. (*)
Muhterem Müminler!
Peygamberimiz birhadislerinde kişinin bizzat nefsi, zevcesi, çocukları ve hatta çalıştırdığıişçiler için harcadıklarının kendisi için bir sadaka; Allah'ın rızasınıkasandıracak bir ibadet olduğunu açıklarken bir diğer hadîslerinde de şöylebuyurmuştur:«Bazı günahlar vardır ki onları namaz, zekât, oruç ve hacaffettiremez. O günahları, ancak geçim- çalışmalarındaki çekilen zahmetlergiderir.» (3)
Aziz Müminler!
Manâlarını sunduğumuzhadîsler ve benzerleri, nefsimiz ve bakmakla mükellef olduğumuz ailefertlerimiz için çalışmanın, kazanıp harcamanın günahları gideren, Allah'ınsevgisine erdiren ibâdet değerinde hayırlı amel olduğunu açıklamaktadır.
Zarurî olançalışmalarımızı ibâdet olarak değerlendiren Allahımıza hamd ederiz.
Nefsimizin ve bakmaklayükümlü ilduğumuz aile fertlerimizin ihtiyaçlarını karşılamak için çalışmak ibâdetolunca pek tabiidir ki çevremize muhtaç duruma düşüren tembellik de biribâdetsizlik olur. Çünkü gereksiz olarak diğer insanlara yük olmakPeygamberimizin açıklamasına göre haramdır.
Haram olduğu içindir ki Peygamberimiz daima «Allahım!Tembellikten ve acze düşmekten sana sığınıyorum...» O şeklinde duâetmişlerdir.
Peygamberimiz birhadislerinde de şöyle buyurmuşlardır.«Kim bana insanlardan bir şeyistemeyeceğine, onlara yük olmayacağına; garanti verebilir ki ben de onacennete gireceğine garanti vereyim.» (*)
bb - Açıklandığı üzre ibâdetolmakla beraber mümin yalnız nefsi ve ailesi için çalışmak - kazanmakla,yetinmemelidir.
Mümin,akraba içindeki ve toplum bünyesindekiyardıma muhtaç insanlara faydalı olmakgayesi ile de
çalışmalıdır.
Aciz, yetim, dul ve işsizgibi sosyal yardım bekleyen insanlar için çalışmak, özellikle akraba içindekifakirlere yardımcı olmak için çırpınmak yüce dinimizin emri olduğu için biribâdet görevidir. Bu maksatla çalışan kişi ibâdet içindedir. Dinimizin;
«Zekât veriniz. Ana -babaya, akrabaya, komşulara, arkadaşlara, fakirlere ikram ediniz. Dardakalmışlara ödünç veriniz.» şeklindeki emirlerinin taşıdığı asıl ma'naşudur:«Çalışınız. Size ve ailenize yetecek kadarından fazla kazanınız ki, zekâtverecek, çevrenize infak edecek ve ödünç verecek duruma geliniz.»
Nitekim Rabbimiz Mümininsûresinin ilk âyetlerinde «Firdevs Cenneti»ne girecek bahtiyar müminlerinvasıflarını bildirirken:«Onlar zekât (verebilecek güce ulaşmak) için çalışanlardır.»(") buyurmaktadır. Böylece muhtaç toplum fertlerine yardımcı olmak içinçalışmanın bir ibadet olduğunu daha belirgin bir şekilde açıklamaktadır.
Konumuzun bu yönünüaçıklayan hadîslerinde ise Peygamberimiz şöyle buyurmaktadır.[«Yardıma muhtaçdul kadınlar ve yoksullar için çalışıp kazanan; (kazancının bir kısmım onlaraayıran) kişi Allah yolunda savaşan kişi gibidir. Gündüzleri nafile oruçtutan, geceleri nafile namaz kılan kişi gibi (sevaptadır.)»] (')
Toplumun âcizlerineyardım etmek için çalışmanın ibâdet olduğunu açıklarken insanlara çalışaraknafakalarını kazanacakları iş imkânlan sağlamanın da ibadet derecesinde biramel olduğunu vurgulamak isteriz.
Bu itibarla İslâmDininin topluma tecâvüz olarakvasıflandırıp yasakladığı faiz, karaborsa,içW4çumar-«. fuhuş işletmeciliği ve emeği sömürü gibi haram kazanç yollarınadüşmemek kaydıyla ye İslâmi yaşantıdan şaplamak şartıyla insançalışmalı, yatırımdan yatırıma koşmalıdır.
İslâm'a bağlı, çalışkan,yatırımcı insanları da takdir etmelidir.Yerilecek insanlar çalışanlar değil,haramlara bulaşarak, topluma zarar vererek çalışanlar ve kazananlardır. Evetancak onlardır, aşağılık olanlar. Onlardır Cehennemlik olanlar.
Rabbimiz «Gaşiye»sûresinde zarar verici çalışmaların faillerinin Cehenneme gireceğinibildirmektedir. Peygamberimiz de şöyle buyurmaktadır.[«Haramla beslenen vücut(yanmaksızın) Cennet'e giremez.»
«... Zira oateşe lâyıkdır.»] (')
Aziz Müminler!
İslâm Dini müminlerinnefisleri aileleri ve toplumları için yapacakları çalışmaları ibadet olarakdeğerlendirdiği içindir ki Helâl ve haram ölçülerine bağlı çalışmaya dakazanmaya da sınır yoktur.
Çünkü üretilecek,üzerinde çalışma yapılacak ve yararlanılacak bütün maddeler Rabbimizin birernimetidir. Bu nimetlere mümin kulları olarak lâyık olan bizleriz.
Çok çalışacağız, çokkazanacağız. Faydalandırmak suretiyle de Mevlâmıza şükredeceğiz.
Hutbemi, bizleri koyduğu Helâl ve haram kanunlarıdoğrultusunda yaşayarak çalışmalarını ibâdete dönüş türen gerçek mümin kullarındankılmasını yüce rabbimizden dileyerek bitiririm.
Allah'a emanet olunuz.
1 Necm, 38-41.
2 Sırasıyla: Keşfül-Hafâ Hn, 1699; C. Sağîr,2/135, 1/75; İ. Mace, Hn. 2137.
3 Ramûzul-Ehadis,sh. 131, Hn. 1713.
4 Et-Tac, 5/123.
5 C. Sağîr, 2/183.
6 Mü'minûn, 4. .
7) Sünenü İbn-i Mace, Hadis No: 2140; S.Tirmizi, Hn. 1918.
8 ) M.Mesabih, Hn. 2787; K. Hafâ, Hn. 2632.


