
KUR’AN’DA VE GÜNÜMÜZDE YAHUDİ
Tarih,insanlığın tecrübelerini sergileyen ve düşünür topluluklar için, hâle vegeleceğe ışık tutan bir ilimdir. Bunun içindir ki, Kur'ân-ı Kerîm, tarihî asırlariçerisinde yaşamış ve Peygamber tebligatına muhatap olmuş milletlerinhayatından ibret verici misâller verir. Bu canlı misaller tablosu içerisinde,beşerî saadetin, ızdırap ve sapıklığın ana unsurlarım gösterir.
Böylece,belirli örnekler ışığında Hakk'a çağırır, Batıl'lardan sakındırır.Kur'ân-ıKerim bahse konu ettiği milletler içersinde özellikle Yahudileşen İsrailOğulları üzerinde durur. Peygamberler katili olarak vasfettiği bu milletintarihinden örnekler verir. (1) Kendilerine gönderilmiş olanPeygamberlerini inkâr ve onlara isyanları sebebiyle bu milletin varlığınasinmiş olan zulüm, entrika ve anarşiye dikkati çeker. Mü'minlere, en büyükdüşmanlığın Yahudilerden geleceğini de açıkça bildirir
Maide Sûresi Âyet 82 :
«Andolsun ki, iman edenlere düşmanlık bakımından insanların enşiddetlisi olarak, yahûdileri ve Allah'a ortak koşanları bulacaksın...»
Bütün insanlığa gönderilen son Peygamber Hz. Muhammed'inpeygamberliğini azgınlıkları sebebiyle yalanlayan bu millet, İslâm Dünyası yanısıraolduğu gibi, bütün milletlerce de nefretle anılan bir ırk olmuştur.
Muhterem Müminler!
««Milletlerin servetini yiyeceksiniz.» (2) gibi, muharrefTevrat'tan aldıkları emirler;«Yahudi olmayan her insandan çalınan her şeymeşrudur. Yahudilerden gayrisi, sadece birer hayvan hatta birer hınzırdır.Yahudi olmayanın malı ve canı, Yahûdi'ye helâldir.» (3) gibi bütüninsanlığı Yahûdi'ye uşak olarak sunan Talmut'un (4) verdiğidirektiflerle insanlığa yaklaşan bu milletin gerçek çehresini tanımak,Mü'minlerin mukaddes vazifesidir.
Amerika ve Batı Avrupa ülkelerinin desteğinde Filistinli Müslümanlarınçalınmış toprakları üzerinde kurulan İsrail Devleti müstesna Yahudiler 2000yıldır vatansız yaşamışlar, fakat inhisarcı din ve ırk görüşleri ile birmillet olarak yaşama vasfını daima sürdürebilmişlerdir.
Yahudiler vatansız oldukları, en büyük silâh ve güç olarak zekâ veparayı kabul ettikleri için ilmî çalışmayı esas almışlar ve ticareti meslekedinmişlerdir. Dünyamızın meskûn olan her bölgesine de göç eden Yahudiler,içerisinde yaşadıkları her milletin bünyesini kemirmişler, nefret tohumlarımekmişler, bu yüzden tarih boyunca sürgünlere ve cezalara maruz kalmışlardır.
Din, ahlâk ve adalet anlayışları yalnız kendilerine has olan, muharrefTevrat dini müstesna, bütün dinlere karşı olan bu millet, insanlığı muzdaripkılan bütün rejim ve cereyanların da kâşifi olmuştur.
Pozitivist Felsefe, Darvinizm, Fröydizm, Sömürücü Kapitalizm veinsanlığı köleleştiren Komünizm, Yahûdiliğin yavrusu olmuştur.
Başta Amerika olmak üzere, pek çok ülkede, iktisadî hakimiyetiellerine geçirmişlerdir. Beynelmilel Siyonizm ve onun emrindeki muhtelifkurumların yardımı ile, çok sayıda memleketin yönetim mekanizmasına da nüfuzedebilmişlerdir.
Müslümanlara ilk köklü darbeyi, Hz. Osman zamanında vurarak mü'minlerarasında elîm facialar doğuran Yahûdilerin tarih boyunca millî bünyemiziçerisindeki yıkıcılığını ve mevcut durumunu bilmemiz mutlak bir zarurettir.
16. asırda, entrikacı ve karaborsacı tutumları dolayısıyla İspanya'dankovulan Yahûdiler, Kanunî Sultan Süleyman devrinde Osmanlı Devleti sınırlarıiçerisine kabul edilmişlerdir.
Bir lütuf olarak kabul edildikleri Osmanlı Devleti bünyesine zararsızbir kitle olarak giren fakat devlet zayıfladıkça da öldürücü bir veche gösterenYahûdîler Osmanlı maliyesine ilk darbeyi hileli akçe ihdası suretiylevurmuşlardır. Zayıf şahsiyetlerin ihtiraslarını tahrik ederek devletmekanizmasına rüşveti sokmuşlar ve geliştirmişler, böylece idaredeki sarsılmazadalet ruhunu zedelemişlerdir.
Aslımıza dönme aşkını söndüren, batı kültürünü yüceltenve taklidiciliğe yönelten yıkıcı fikirleri Osmanlı Devleti bünyesine sokmaktaen büyük rolü oynayan Yahûdiler, siyasî ve iktisadî tahribatlarını gören veengelleyen II. Abdulhamid'i cahil ve muhteris yerli masonlar eliyle tahttandüşürmüşlerdir
Yahudiler, yıkılmasına çalıştıkları Osmanlı İmparatorluğununparçalanmasından sonra da durmamışlardır. Yakın tarihimiz boyunca milletimizindinini, ahlâkını, milli kültürünü ve maddî varlığının temeli olan iktisadınıkundaklamaya devam etmişlerdir.
Bütün dünya ülkelerinde olduğu gibi, Türkiye'mizde de, Yahûdiler,hakim oldukları sermayeleri kendi varlıklarını hissettirecek isimler altındakatiyen göstermezler. Şirket isimlerini veya kendi milletlerinden olmayanortaklarını paravana olarak kullanırlar.
Millî yatırımların en büyük düşmanı ve sabotajcısı olan ve ticârethayatını faiz ve karaborsacılığa istinad ettiren Yahûdiler, bulundukları hercemiyette, ekonomik krizlerin de baş amili olmuşlardır.
Kitlelerin düşünememesi, Yahûdi emperyalizmini görememesi, içindekidurumun vahâmetini kavrayamaması için de Yahûdiler basın yoluyla kitleleriellerinde tutmaya çalışırlar.
İçlerinde yaşadıkları milletlerin bünyesinde, aile hayatını yıkmayı,sanatı bayağılaştırarak edebiyatı müstehcen ve şehevî bir kalıba dökmeyi,mukaddes değerleri tahrip etmeyi, lüks ve israfı teşvik etmeyi, çeşitlinazariyelerle fikirleri zehirlemeyi,insanları düşünmekten alıkoyacak meselelerihdas etmeyi, sosyal sınıflar arasına güvensizlik ve kin sokmayı gaye edinenYahûdiler bu iğrenç emellerini büyük ölçüde ülkemizde de gerçekleştirmişlerdir.
«Andolsun ki, insanların iman edenlere düşmanlık bakımından enşiddetlisi (olarak) Yahûdilerle, Allah'a eş koşanları bulacaksın...»anlamındaki âyet-i kerîmenin ihtiva ettiği mucizevî ihtarıdeğerlendirebilmemiz için yaptığımız açıklamalarla Yahûdileri büyütmekistemiyoruz.Entrikalarıyla baş edilemeyeceğini söylemeye çalışmıyoruz. Genelkarekterlerini deşifre ediyoruz.Kendi zaaflarımızı, basiretsizliğimizi veyahudileşme zaafımızı ortaya koymaya çalışıyoruz.
Amacımız hakları ve hürriyetlerine saygı duymak vekendilerini korumakla yükümlü olduğumuz vatandaşlarımız-komşularımız olanYahudiler aleyhine nefret saçmak vedüşmanlık yaymak değildir.
Hiç şüphesiz onlar arasında da yaratılış özelliklerini koruyabilensağduyulu, insan hakları ve özgürlüklerine saygılı, zulme karşıt tavırlı insanlar da vardır.Kur'an diliyle ifadeedrsek "Onların hepsi bir değildir."
Gayemiz Filistin topraklarının gasbedicisi, Orta doğudaki bunalımlarınve Amerikanın kanlı Irak işgalinin baş sorumlusu ve de açıklanan niteliklerinsahibi olan, Yahudi milletini genel çehresi ile tanımak/tanıtmaktır.
Siyonist olmayan istisnaları bir tafa bütün ülkelerdeki Yahudiazınlıklar Kudüs'ümüzü işgal eden ve Filistinli kardeşlerimize kan kusturanİsrail Devletinin bir parçasıdır. Bunu bilelim. Ekonomimize sahip çıkalım.Mü'min üretici, toptancı, perakendeci ve tüketiciler olarak birbirlerimizemüşteri olalım. Güç birliğine koşalım. Bunun için de mü'min müstahsiller,sanayiciler ve tüccarlar olarak şirketleşelim. Dev tesisler kuralım. İthalât ve ihracatımızı geliştirelim.Ekonomik ve siyasi bağımsızlığımızı oluşturup geliştirelim.
Daha da önemlisi kendiyetersizliğimizi düşünerek bilimsel çalışmaları, ekonomik atılımları ve çokyönlü organizasyonları ile dünya gücü olan Yahudilerden utanalım ve ibretalalım.
Hutbemizi Âli İmran sûresinin 118. âyeti ile bitiriyorum:«Ey imanedenler! Kendi din kardeşlerinizden başkasını dost ve sırdaş edinmeyin. Çünküonlar, size şer ve fesat yapmakta hiç kusur etmezler, size sıkıntı verecekşeyleri arzu ederler. Hakikat, onların kin ve düşmanlıkları, ağızlarındantaşıp meydana vurmaktadır. Göğüslerinde gizlemekte oldukları düşmanlık ise dahabüyüktür. Size âyetlerimizi kati olarak açıkladık. Eğer düşünürseniz(kavrayabilirsiniz.)»
1. Bakara, 61
2. Tevrat, İşayaKitabı, Bab, 61, Cümle 6
3. Gizli Devlet,Cevat Rıfat Atilhan, 4. Baskı. sh. 24
4. Hahamlartarafından vücuda getirilen Talmut, Tevrat'ın şerhi ve izahı mahiyetinde olup,Ahd-i Atik'in zeyli ve tekmilesidir.
5. Al-i İmran, 118


