
KUR’AN’DA FERDİYETÇİLERİN VASIFLARI
İslâm Dini'ne ve onunmalî yönden sosyal adalet ilkelerine inanmayan veya inandığı halde uygulamayaninsanlar ferdiyetçidirler.
Kur'ân çizgisinde «ferdiyetçiler» olarak tarif ettiğimiztiplerin Kur'ân açıklamalarına göre vasıflarını beyan etmeğe çalışacağız.
Ferdiyetçiler,ferdiyetçiliklerinin tabiî gereği olarak ferdiyetçiliğin yanında,cemiyetçiliğin karşısındadırlar.
I - Tarifleri yapılan vebüyük çoğunluğunu kâfir ve münafıkların, azınlığını da sosyal vasıftaki dinîgörevlerini îfâ etmeyen ameli kıt ve kısır mü'minlerin teşkil ettiğiferdiyetçiler, birbirlerini ferdiyetçiliğe teşvik ederler.
a - Ferdî mülkte cemiyethakkını kabul ve tediye etmemede,
b - Tekelciliği,sömürücülüğü gelenekleştirmede ve gayr-ı meşru kazanç yollarınımeşrulaştırmada,
c - Ferdî çıkarlarınıtoplum menfaatlerinin üstünde tutmada ve cemiyetin sosyal seviyesinin çok üzerindelüks ve israf harcamaları yapmada inanç, yaşantı ve gaye birliği içerisindebulunan ferdiyetçiler, ferdiyetçiliğin cemiyet hâkimiyeti için yardımlaşırlar.
Rabbimiz bugerçeği şöyle açıklıyor:«Kalplerine iman akmamış Münafık erkeklerve kadınlar birbirlerinintamamlayıcısıdırlar. Onlar Münker'i:dinin ortak akıl ve ilmin redettiklerini emrederler. Maruf'u: dinin,olgun aklın ve ilminkabul ettiklerini men ederler.Dini-malî görevlerini yapmazlar. Onlar Allah'ıunuttular. Allah da onları unuttu; rahmetinden dışladı. Münafıklar İslâmi imanve yaşamdan çıkmışların ta kendileridir.» (1)
Her devirde ve her cemiyetteana karakterleri bir olan ferdiyetçilerin İslâm zaviyesi'nden görülebilenyönleri ile ferdiyetçilik yolundaki çalışmalarını şöylece özetleyebiliriz.
A- Birbirlerineörnek olarak faizciliği, karaborsacılığı, rüşvetçiliği...ve âdil olmayan ücret ödemeyi telkin eden ferdiyetçiler, içki,kumar ve fuhuş işletmeciliği ilekazanmayı,hakları olmayan sosyal imkânları çıkar mecralarına akıtmayı, bütün buve bu gibi işleri de aralarında tavsiye ederler.
Faizsiz ekonomiolamayacağını söyleyerek, bu sömürü sisteminin kaçınılamaz olduğunu kabulettirmeye çalışırlar.
Faizin, mutlu azınlıklehine büyük kitleyi emen ve ezen bir zulüm aracı olduğunu örneklerleaçıklayan ve faiz sistemini içtenlikle savunan faizcilerin zâlimler olduğunu duyuran mü'minleri gericilik ve çağ dışılıklasuçlar ve susturmaya çalışırlar.
Ekonomik gücün belirli ellerdedolaşan manevî bir devlet olmasına karşı çıkan, bunun için de büyük kitleyi uyararak, siyasî ve iktisadî teşebbüslerdebulunan toplumcu aydınları da durdurmaya çalışırlar.
Ferdiyetçiler, büyük üretim kaynaklarını ve kârlı yatırım alanlarınıtekellerine bırakacak, büyük ticarî kredileri müesseselerine akıtacak, aracılıkentrikalarıyla yürütecekleri sömürü faaliyetlerine göz yumacak siyasîkuruluşları iktidara getirmek için müştereken çırpınırlar.
Sömürü düzenine ve tatbikatına karşı çıkan, cemiyete ait nimetler veimkânlardan fırsat eşitliği içerisinde yararlanılmasını savunan ve fiilîteşebbüslerde bulunan gerçek cemiyetçi mü'minleri maddî ve manevîbakımdan ezmeye ve dışlamaya çalışırlar.
Kur'ân-ı Kerîm, ortak eylem ve emellerinin bir kısmına işaret olunanbu ferdiyetçilerin Hak'dan ve Halk'dan uzak, reziller olduğunu şöyle açıklıyor:«...Allah kendini beğenip öğünenlerisevmez.Onlar, Allah'ın yapılmasını emrettiği malî görevlerini yapmazlar,insanlara da bu malî görevlerin yapılmamasını emrederler. Allah'ın fazlındankendilerine verdiği nimetleri de gizlerler. (Ferdiyetçi) nankörlere aşağılıkbir azab hazırlamışızdır.» (2)
B- Ferdiyetçiler,ferdiyetçiliğin yanında oldukları gibi cemiyetçiliğin de karşısındadırlar.
Bunun içindir ki onlar cemiyetçilik görevlerini yapmaz, yapılmasına daengel olmaya çalışırlar.
a - Evet, cemiyetçilik görevlerini yapmazlar.
Rabbimiz bu gerçeği şöyleceaçıklar:
«Onlar zekâtvermezler. Ahiret'i inkâr edenler de ancak onlardır.» (3)
Manâsını sunduğumuzâyette -onlar zekâtı vermezler- buyurulurken ictimaî vazifelerini yapmazlar vebu görevlerin gayesi olan sosyal adaletin gerçekleştirilmesini tasvip etmezlergerçeği açıklanmaktadır.
Ferdiyetçilerin içtimaî görevlerden kaçınan, hak tanımaz ve vazifekabul etmez kişiler olduklarını Rabbimiz Kur'ân'ımızda daha açık bir şekildeşöylece belirtmektedir:«Hayır, hayır; siz yetime karşı cömert davranmıyorsunuz.Yoksulu doyurmaya (hallerinden anlamaya, asgarî ihtiyaçlarını olsun teminetmeye, geçim kaynaklarını hazırlamaya) birbirlerinizi teşvik etmiyorsunuz.Mîrası hak gözetmeden, yiyorsunuz. Malı da pek çok seviyorsunuz.» (4)
b - Ferdiyetçiler sosyal güven ve mutluluğu sağlayacak içtimaî(sosyal)görevleri yapmadıkları gibi yapılmasına da engel olurlar.
Mâûn sûresi âyet 7:«Onlar Maûn'a:
a - Zekâtınverilmesine,
b- Ferdin topluma karşı îfa etmesi gereken sosyal görevleriniyapmasına c - İçtimaî nimet ve imkânlardan fırsat eşitliği içerisindeyararlanılmasına,
d - Kişilerin ihtiyaç duydukları eşyayı birbirlerine ödünç olarakvermelerine, siyasî, içtimaî ve iktisadî yollarla engel olurlar.» (5) Bu tiplerHak'kın öfkesini, halkın nefretini kazanan kişiler olduklarından onları dünyadaaşağılık bir yaşantı ve Âhiret hayatında acıklı bir azab kuşatacaktır.
Meâric Sûresi Âyet 15- 18 :« Şüphesiz Cehennem alevli birateştir. Kafa derilerini soyupçıkarandır. Çağırır o ateş (imandan)yüz çevirip de arka döneni. Bir de paraları/malları toplayıp da (kimseye hakkını vermeden) saklayanı.»Buçağrıya ister istemez icabet edecek inkarcılar ve kalplerine iman akmamışgörüntü Müslümanlarının her biri, derin bir hasret içerisinde şöyle feryat edecekler:«Ah! Keski o (ölüm,hayatıma) keesin bir son verici olsaydı.Malım bana bir fâyda vermedi. Bütünvarım yoğum elden gitti.»
Allah da şöylebuyuracak:[«Tutun onu bağlayın. Sonra da Cehennem'e yaslayın.»«Çünkü o büyükolan Allah'a inanmaz, yoksulu doyurmaya kimseyi teşvik etmezdi.»] (6)
İçinde cemiyetinhaklarını tanımadıkları malları ve nakitleri ile azablanırken ve azabınşiddetinden binlerce defa ölümü arzularken de kendilerine şöyle denilecektir:«...İşte bunlar nefisleriniz için toplayıp sakladıklarınızdır. Artık saklayıp istifçilik ettiğiniz bu nesnelerinazabını tadın bakalım.» (7)
Mü'minler!
Cehennemlik ferdiyetçilerden olmayalım. Bu gibilerdenyana bulunmayalım. Günahlarımıza tövbe edelim. Zimmetimize geçirdiğimizHaklar'ın sahipleri ile helallaşaşalım.
Hutbemizi bir hadislebitiriyorum.«(Ey mü'minler!) Allah'ınemrettiği malî ibâdetlerinizi yapmamaolan Şuhh'tan sakının. Zira Şubh sizdenönceki toplulukları yıkıma uğrattı.Çünkü onları birbirlerinin kanlarını dökmeye ve birbirlerinin namuslarınıçiğnemeye sevketti.»(8)
1) Tevbe 67.
2) Nisa, 36-37, Buhlkelimesi için bak. Şevkânî Fethül-Kadir,Nisa, 37.
3) Fussilet 7.
4) Fecr 17-20.
5) Maun'a verilenmanalar için bak.
a - Kurtubi, Maun sûresi. '
b-Sevkanî, Fethül-Kadir, Maun Sûresi.
6) Hakka, 27-31.
7) Tevbe, 35.
8) Tac, 5/20


