
KUR’AN’DA AHİRET HAYATI – 2
İnanmaklaemrolunduğumuz Ahiret Günü'nün, kâinat nizâmının çöküşü ve insanlarındiriltilişi ile oluşacağım, bu muhteşem adalet günündeki muhakemenin şekli vedehşetini, insanların inanç ve amel durumlarına güre mükâfat olarak Cennet'e,ceza olarak Cehennem'e gönderileceklerini geçen haftaki hutbemizde açıklamıştık.
Mevzuumuza, buhutbemizde de devam edecek, Cehennem ve Cennet hayatını Kur'ân âyetlerine göreaçıklamaya çalışacağız.
Aziz Mü'minler!
Yüce Rabbimiz, Kur'ân-ı Kerim'de Cehennem ve Cennet hayatımidraklerimize yaklaştırarak bütün ayrıntılarıyla bildirmektedir. Buaçıklamalar o derece canlıdır ki, bazen da ruhun etkileneceği şekildetablolaştırır ve seslendirilir.
a - İslâm Nizâmı'na inanmayan ve bu Hak Düzeni yaşamayanlarınatılacakları Cehennem'in azabını ve bu azâbın kalplere korku salıcı dehşetiniKur'ân âyetlerinden izleyelim.
«Cehennem, (kendisine atılacaklara) uzak bir yerden gözükünce, onlar,onun kaynamasını ve uğultusunu işitirler.» (l)
İşitirler de tam bir nedamet ve hüsran içerisinde şöyleyanlanırlar:«... Keski o ölüm kati olaydı (da bir daha dirilmeyeydim.) Malımbana fayda vermedi, gücüm de kalmadı.»
Allah da ilgili meleklere şöyle buyurur:«Onu, tutunbağlayın. Sonra da Cehenneme yaslayın.» O
Aziz Mü'minler!
İnkarcı ve isyancı kullar Cehennem'e atıldığında; azâb onlarıkuşatacak.Rabbimiz Kur'ân'ında şöyle buyuruyor:[«... Azab, onları tepelerindenve ayakları altından saracak.»«... Derilerinin her yanışında, azabı tatmalarıiçin onları başka derilerle değiştireceğiz. Allah, güçlüdür,hakimdir.»«Günahkârların (Cehennemdeki) yemeği o zakkum ağacıdır.O, kaynarsuyun fıkırdadığı gibi karınlar içinde kaynayacak erimiş madenler gibidir.»
«İşte siz, ey sapıklar, yalanlayanlar! Doğrusu bu zakkum ağacındanyiyeceksiniz. Karınlarınızı onunla dolduracaksınız. Onun üzerine (erimiş maden tortusu gibi) kaynar suiçeceksiniz. Hem de susamış develerin suya saldırışı gibi içeceksiniz.»
«...Bu içki, ne fena biriçki, ve bu ateş de ne kötü konaklama yeridir.»] (3)
Mü'minler!
Pek tabidir ki, azablılarbu korkunç elemden kurtulmak, ızdırabı ölümden daha ağır olan Cehennemdençıkmak isterler. Ama nafile.
«... Oradan her çıkmakistedikçe, yine o ateş içine döndürülürler ve onlara; -tadın bakalım yalanlayıpdurduğunuz o ateşin azabım - denilir.» (4)
Çaresizlik içindebunalırlar da ilgili meleklere iltica ederler:
«Ateşte olanlar, Cehennembekçilerine; - Rabbini-ze yalvarın da hiç değilse bir gün azabımızı hafifletsin- derler.
Cehennem bekçileri de şöyle söyler:
- Sizepeygamberleriniz -inandırıcı- belgelerle gelmemiş iniydi?
- Evet,gelmişti.
- Ohalde kendiniz yalvarın. Ancak inkarcı (ve isyancı) ların yalvarışıboşunadır.» (s)
Muhterem Cemaatim!
Azablılar, hiç bir dostunve hiçbir yardımcının olmadığını anlarlar da Allah'a yönelirler ve şöyle yalvarırlar:
[Rabbimiz! Bizi,bedbahtlığımız yenmişti; sapık bir toplum olmuştuk. Rabbimiz! Bizi buradançıkar. Eğer (seni inkâra ve senin düzenine isyana) dönersek, artık şüphesiz bizzulmetmiş oluruz.»
Yüce Allah da şöyle buyurur:«Sinin orada. Banamazeret beyan etmeyin.»
«... Öğüt alacak kişinin öğütalabileceği kadar bir süre sizi yaşatmadık mı? Size uyarıcı (peygamber) degelmişti. Artık.azabı tadınız. Zâlimlerin yardımcısı olmaz.»] (*)
Mü'minler!
b - Kur'ân-ı Kerim'de,Cehennem Ateşi ve Cehennemliklerin azabı canlı tablolar halinde takdim olunduğugibi, Cennet nimetleri ve Cennetliklerin mutlu hayatı da ruhları etkileyici birşekilde sunulmaktadır.
Ahiret hayatının bubölümünü de Kur'ân âyetlerinden izliydim. Rabbimiz şöyle buyurur:
[«inanan ve yararlı işleryapanlar için hoş bir hayat ve güzel bir istikbal vardır.»
«... Onları, altındanırmaklar akan Cennetlere koyacağız. Orada ebedî olarak kakçıdırlar.»
«Gerçekten Cennetlikolanlar o gün eğlenceyle meşguldürler.»
«Onlar, dal bastıkirazları, salkımları sarkmış muz ağaçları ve yayılmış tatlı gölgeler altında»çağlayarak akan sular kenarlarında, bitip tükenmeyen ve yasak da edilmeyen bolmeyveler arasında, yüksek döşeklerde...»
«... Cevherlerle örülmüş tahtlar üzerindedirler...»
«(Cennette onlar için,)işlediklerine karşılık olarak sedefteki inciler gibi ceylan gözlüler vardır.»
«Biz, ceylan gözlüleri(Cennet'lik^er için) yeniden yaratmışızdır. Onları, bakire, şuh, eşlerinedüşkün ve yaşıtlar kılmışızdır.»
«Ebedîgençliğe erdirilmiş genç hizmetçiler, baş ağrısı ve dönmesi vermeyen bembeyazbir kaynaktan doldurulmuş kâseler, ibrikler ve kadehlerle (Cennetliklerin)etrafında dolaşırlar.»] (7)
Mü'minler!
İmanlı ve güzel amelli mü'minleröyle nimetler içerisindedirler ki, Kur'ân'ımızın ifadesiyle onları kimseciklerbilmez.
Secde sûresi âyet 17:«Yaptıklarına karşılık onlariçin saklanan mutlu kılıcı nimetleri hiç bir kimse bilmez.»
Bilmezler, zira bir kudsîhadise göre, onlar, hiç bir gözün görmediği, hiç bir kulağın işitmediği ve hiçbir kalbin de sezinleyemeyeceği nimetlerdir.
Yüce Rabbimden cümlemizi,azabına uğratacak amellerden ve Cehennem ateşinden korumasını diler, Cennetnimetleriyle mükâfatlandıracağı sevdiği ve razı olduğu kullarından kılmasınıniyaz eder, hutbemi bir hadis manâsıyla bitiririm:
«Cennet ehli, Cennet'egirdiklerinde, bir ilgili (melek) şu açıklamayı yapar:
- Şüphe yok ki, siz Cennet'te ebedî yaşayacak ve hiçölmeyeceksiniz. Hastalanmayacak ve daima sıhhatte bulunacak, ihtiyarlamayacak,ebedî genç kalacaksınız. Sonsuz nimetlere mazhar olacak ve hiç bir zaman hüzünve keder görmeyeceksiniz.» (8)
1) Furkan, 16.
2) Hakka, 27-31.
3) Sırasıyla bak.Ankebut, 55; Nisa 56; Duhan, 43-46; Vakıa, 51-56; Kehf, 29.
4) Secde, 20.
5) Mümin, 49-50.
6) Müminûn, 106-8;Fatır, 37.
7) Sırasıyla bak.Ra'd, 29; Nisa, 57; Yasin, 55; Vakıa,28-34, 15, 22-23, 35-37, 17-19.
8) R.Salihin ve Ter. 3/406.


