
KUR’AN’DA AHİRET HAYATI – 1
İslâmİtikad Nizâmı'nda temel iman esaslarından biri Âhiret Günü'ne inanmaktır;inançlarımız ve amellerimize göre, mutluluk dolu, ya da belirli bir süresi veyabütünü azaplarla çevrili ebedî bir hayat yaşamak için, ölümden sonra tekrardiriltileceğimize iman etmektir.
İnsan, bu yüceler yücesi güne inanmadıkça, bu mukaddes günüyakınlardan yakın bilmedikçe, bu günün korkusuyla ürpermedikçe, bu gününsaadetine arzu duymadıkça Dünya Hayatı'nı manalandıramaz, yaşama aşkı ve emelleriyledolu canlı ve gayeli bir hayat süremez, iradesi ve imkânlarını faziletlereyönelterek özlemi duyulan bir Hak ve Halk insanı olamaz.
Bununiçindir ki, Âhiret Günü'ne îman konusu Kur'ân-ı Kerim'de pek çok işlenmekte, buAzîm Gün'ün varlığı ve oluş şekli şuurlara yerleştirilmekte, bu mutlak adaletgünündeki ilâhî muhakeme bütün dehşeti ve ayrıntılarıyla bildirilmekte, Cennetve nimetleri, Cehennem ve azabı gayet açık bir şekilde tasvir olunmaktadır.
İnşâallah bu ve gelecekhaftaki hutbelerimizde «Âhiret Günü» mevzuunu Kur'ân'ımızda açıklanan şekliyleözetleyerek sunmaya çalışacağız.
Bu gerçek ve yüce gününbiricik mâliki ve hâkimi olan Mevlâmız şöyle buyurur:
[«İnkarcılar, öldüktensonra asla diriltilmeyeceklerini zannedip iddia ettiler. (Ey Peygamber! Onlara)de ki: Hayır, (zannettiğiniz gibi değil.) Rabbim hakkı için muhakkakyaptıklarınız size haber verilecektir. Bu ise, Allah'a göre kolaydır.»
«- Gökleri ve yeriyaratan (Allah'ın), onlar gibisini yaratmağa gücü yetmez mi? Elbette buna gücü yeter.O, her şeyi yaratandır, her şeyi bilendir.»] (])
Aziz Mü'minler!
İnsanların inanmayaçağrıldıkları Ahiret Günü'-nün, Kâinat Nizâmı'nın çöküşü ile başlayacak ilksafhasını ve insanların büyük bir korku ve dehşet içerisinde kabirlerindendiriltilerek çıkarılacaklarını Kur'an'ımız şöyle açıklamaktadır.
[«- Gök, yarıldığı zaman,»
«Güneş, durulduğu (veziyası söndürüldüğü zaman,)»
«Yıldızlar, dökülüp saçıldığı zaman,»
«Dağlar, yürütüldüğü(toz, duman olduğu) zaman,»
«Denizler, fışkırtıldığı,kabirler (in toprağı) alt üst edildiği zaman,»
«İnsan, ‘kaçış nereye?'diyecek. Hayır, hiç bir sığınak yok.»
«O gün, kişi, (Hak iddiaederler korkusuyla) kardeşinden, anasından ve babasından, zevcesinden ve^oğullarından kaçacak.»
«O gün, herkesin (varıp) duracağı yer ancak Rabbin(in huzurudur.)»]
Muhterem Mü'minler!
Manâlarını sunduğumuzKur'ân âyetlerinde oluş şekli açıklanan Âhiret Günü'nde insanların Allah'ınhuzurunda nasıl muhakeme olunacaklarını da Kur'ân'ımız sayece belirtmektedir:
[«Herkesin boynunaişledikleri amelleri dolarız ve Kıyamet Günü açılmış bulacağı kitabı önüneçıkarırız (ve şöyle deriz.)
(Amel) Kitabı'nı oku.Bugün kendi hesabını kendin göreceksin.»
«Amel Kitabı ortayakonunca, suçluların onda yasalı olanlardan korktuklarım görürsün.
- Vah bize, eyvah bize!Bu amel kitabı, nasıl olmuş da küçük büyük bir şey bırakmadan hepsini saymış-derler.
Yaptıklarını hasarbulurlar. Rabbin kimseye haksızlık etmez.» «İşte o gün ağızlarını mühürleriz.)
Kendi dilleri, elleri veayakları yapmış olduklarına tanıklık eder, O gün, Allah onlara kesinleşmişcezalarım verecektir. Allah'ın apaçık hak olduğunu bileceklerdir.»] (s)
Aziz Mü'minler!
Mükâfat ve ceza tevziindeAllah'ın adaleti tecelli etmeye başlayınca, Allah'ı, elçisini ve kanunlarınıtanımayan inkarcı ve isyancıların, yoksun kalacakları mutluluktan veuğrayacakları azâbdan ötürü pek büyük nedamet duygulan içerisindevahlanacaklarını, ama bu sızlanışların bir faydası olmayacağını, zira hiç birdost ve yardımcının bulunmayacağını da Kuranımız bütün tafsilatıylaaçıklamaktadır.
Evet, onlar korku veızdıraplarından. vahlanacaklar.
Rabbimiz şöyle buyurur:«... O gün kişi elleri ileyapıp öne sürdüğü işlerebakar, inkarcıve isyancı kişi de şöyle der. Ah! Ne olurdu ben bir toprak olaydım. (Keskidirilmeyeydim.)»
«Ne olaydı, ben HakPeygamberle (ve O'nun izindekilerle) beraber bir kurtuluş yolu edineydim.
Yazıklar olsun bana!Keski, beni sapıtan falanı dost edinmeyeydim.
Vallahi beni, banageldikten sonra Kur'ân (düzeni) nden o sapıttı.»
«Artık onlara, aracıların şefaati fayda vermez.»
«(Zaten Allah'ı, elçisinive kanunlarını tanımamakla öz nefislerine, hakları çiğnemekle de fertlere vetopluma) zulmedenlerin ne dostu ne de dinlenir bir şefaatçisi olur.»] (*)
Aziz Mü'minler!
Kur'ân ve Sünnetaçıklamalarına göre, iman etmedikçe ve tevbe ile arınarak İslâm Nizâmı'nıyaşamadıkça, Allah'a, Peygamberlerine ve Ahiret Günü'ne inanmayanlar,Mevlâmızın ve Peygamberimiz'in hayatımızı düzenleyen emir ve yasaklarınauymayanlar Cehennem'e atılacaklar. Evet inançsızlar, namaz kılmayanlar,cemiyetin fakir kesimini kalkındırmak istemeyenler, zekât vermeyenler, çeşitlientrikalarla fert ve toplum haklarına tecâvüz edenler, zinacı, içkici veçekiştiriciler, Hak'ka çağırdıkları halde Hak'la yaşamayanlar gibi inkarcılarve günahkârlar, inanmadıkları veya azabından kaçındıracak bayatısürdürmedikleri için
Cehennem'e atılacaklar veAllah onlara şöyle buyuracak:«Bu (âhiret) günümüze kavuşmayı unutmanızakarşılık tadın azabı. Doğrusu (şimdi) biz de sizi unuttuk. (Sizi Cehennem'ebıraktık.)
Yaptıklarınıza karşılık,çekin o, ardı arkası kesilmeyen azabı!»
İslâm Nizâmı'nı hayatdüzeni edinerek Allah'a ve Peygamberine itaat edenler de mutluluk yurduCennet'lere gönderilecekler ve onlara şöyle denilecek:
[«İşte, (söz, iş vedavranışlarınızla) İslâm Nizâmı'nı yaşamanız sebebiyle mirasçısı olduğunuzCennet.»
«(Her türlü elemdenarınmışlık,) selâmet size. Artık mutlusunuz. Ebedî olarak kalmak üzere girinCennete.»] (")
Mevzuumuza, gelecekhaftaki hutbemizde devam edeceğimi bildirir, hutbemi bir hadis anlamıyla bitiririni:
İbn-ü Ömer (R.) anlatıyor.
Allah'ın Resulü (S.) ileberaberdim. Ensar'dan bir sahâbî (Allah'ın Resûlü'ne) geldi ve O'na selâmverdi. Sonra da sordu:
- YaResûellah! Mü'minlerin en üstünü hangisidir?
- Onlarınahlâkı en güzel olanıdır.
- (YaResûlellah!) Mü'minlerin en zekisi hangisidir?
- Onlarınölümü en çok hatırlayanı, ölümden sonrası için en güzel bir şekilde (Âhiret)hazırlığı yapanıdır.
- İşte onlar,(evet bu gibiler) en zeki mü'minlerdir.
1. Tegabun, 7; Yasin,81.
2. Sırasıyla bak.İnfitar, 1; Tekvîr, 1; İnfitar, 2; Tekvîr, 3; İnfıtar, 3 4; Kıyame, 19; Abese,34-36; Kıyame, 12.
3. Sırasıyla bak.İsra, 13-14; Kehf, 49; Nur, 24-25.
4. Sırasıyla bak.Nebe, 40; Furkan, 27-29; Muddesir, 48; Mümin, 18.
5. Secde, 14.
6. Araf, 43; Zümer,73. .
7. Tac, 5/212; İ.Mace, Hn. 4259.


