
Bu bölümde, İslâm Dîni’nin -ana sağlığı gerektirmedikçe,- beden ve rûh olarak insan şekline bürünme öncesi ve sonrasındaki canlı cenînin Kürtaj yöntemiyle düşürülmesini/öldürülmesini onaylayıp onaylamayacağı konusunu inceleyeceğiz, Tarihî dönemlerden bu yana özellikle Hanefî mezhebi bilginlerinin dört aya kadar ceninin düşürülebileceği şeklindeki görüşleri, konuyu ayrıntılı olarak inceleme gereğini daha bir pekiştirmektedir.
Kur’ân ve Sünnet Işığında Kürtaj
Bu bölümde, İslâm Dîni’nin -ana sağlığı gerektirmedikçe,- beden ve rûh olarak insan şekline bürünme öncesi ve sonrasındaki canlı cenînin Kürtaj yöntemiyle düşürülmesini/öldürülmesini onaylayıp onaylamayacağı konusunu inceleyeceğiz, Tarihî dönemlerden bu yana özellikle Hanefî mezhebi bilginlerinin dört aya kadar ceninin düşürülebileceği şeklindeki görüşleri, konuyu ayrıntılı olarak inceleme gereğini daha bir pekiştirmektedir.
Kürtaja Konu Olan İnsana Genel Bakış
Kürtajın dîni hükmü yalnızca kürtaj işleminden hareketle verilemez. Kur’ân ve Sünnet zemininde önce insanın konumu ve varatılış amacı belirlenmelidir.
İnsan döllenmesi ve doğumu matematiksel olarak sıfır ihtimalli olan mûcizevî bir varlıktır.[1] Yüce Yaratıcı onu varlığına kodladığı değerler ve Peygamberleri aracılığıyla yüklediği görevler çizgisinde güzel işler yaparak kendisine ibadetle yükümlü kıldığı varlıktır.[2] Yaratılanların büyük çoğunluğuna üstün kılınarak en güzel kıvamda yaratılmıştır.[3] Yeryüzü varlıkları onun için yaratılmış,güneş ay ve yıldızlar ona boyun eğdirilmiştir.[4] İradeli olup düşünebilir ve bilim üretebilir özelliklidir.[5] Sorgulanacak ve bilinçli tercihleri ve yaşantısına göre Cennet’le mükâfatlandırılacak veya Cehennem’ ile cezalandıracak varlıktır.
Ana rahminde oluşumunda sonra varlığına önem verilmesi ve haklarına saygı duyulması gerekli kılınmıştır; anasından beslenmekle birlikte bağımsız kişiliklidir.[6] Hakları vardır.Doğumu öncesinde canına kıyılması cezayı gerektirir büyük bir suç, Cehennemî azab sebebi pek azîm bir günahtır.
Kürtajın tanımı ve dinî hükmünü açıklamaya geçmeden önce dinî hükmü anlamamıza da katkı vereceği için cenînin haklarına ve varislerine sağladığı haklara değinmekte fayda görüyoruz.
Cenînin Kişisel Hakları ile Vârislerine Sağladığı Haklar
İslâm Hukûku’nda eksik de olsa cenînin vücup ehliyetine sahip olduğu kabul edilmektedir. Bunu anlamı lehine bazı hakların sabit olabileceği, ancak aleyhine yükümlük oluşturulamayacağıdır.
Cenînin Mânevî Hakları
Yaşama, ana-babadan veya anadan Neseb’in sübutü mânevî haklarıdır. Babadan boşanmış olan annenin cenîni doğurmadan evlenememesi ve sağlıklı doğması için annenin muhtaç olduğu nafakanın baba tarafından sağlanılması gereği de cenînin mânevî hakları olarak kabul edilebilir.[7]
Cenînin Maddî Hakları
Mîras, lehine Vasiyet edilebilir olma ve Şuf’a hakkı…cenînin maddî haklarıdır.Ancak bunlar doğumla birlikte geçerlilik kazanacak haklardır.
Peygamberimiz cenînin ancak doğması halinde varis olabileceğini açıklamıştır.[8] Cenînın erkek olacağı varsayımı ile hissesi ayrılır.[9]Vasiyet ve Şufa hakları da Mîras hakkı ile bağlantılıdır. Bu arada canlı olarak doğmadıkça cenînin cenaze namazını kılma yükümlülüğü olmadığını ancak istenirse kılınabileceğini de hatırlatmak isteriz.[10]
Cenînin Anaya Sağladığı Haklar
Yukarıda işaret edilmişti. Cenîn boşanmış olan anaya nafaka hakkı sağlar.[11] Nafaka sağlarken de doğuma kadar evlilik engeli oluşturur.[12] Zina ve Kısas cezaları gibi darp nitelikli olması durumunda ananın cezasını erteletir.[13] Bunun gibi gibi, kendisine hamile olan anasının Ramazan orucunu ertelemesine ve namazların oturarak kılmasına da sebep olabilir.
Cenînin Varislerine Sağladığı Hak
Anası veya bir başkası tarafından düşürülen cenîn için için takdir edilecek malî ceza cenînin varislerine dağıtılır.[14] Cenînin düşürülmesine/kürtajla öldürülmesine sebep olacaklara verilebilecek cezalar için aşağıda bilgi verilecektir.
Kürtajın Tanımı ve Dinî Hükmü ve Cezası
Kur’ân ve bilim bize cenînin hâmileliğin oluştuğu andan itibaren her an gelişen canlı bir varlık olduğunu açıklamakta; dîn bilginleri, biyologlar, embriyologlar, jinekologlar ve genetik bilginleri bu gerçeği dillendirmektedirler.
Tanımı
Kürtaj gebeliğin herhangi bir safhasında canlı cenînin vakum, kazıma ve benzeri yollarla ana rahminden –öldürülerek- çıkarılmasıdır.
Dinî Hüküm ve Ceza
Kürtajın dîni hükmüne dört madde halinde değinecek sonra da bu hükümlerin Kur’ân ve Sünnet delillerini ayrı ayrı açıklamaya çalışacağız.
a. En az iki-üç kişilik uzmanlardan oluşturulacak ilim-etik kurulunun ananın hayatını kurtarmak için yapılmasını onayladıkları Kürtaj yapılabilir ve yapılmalıdır.
b. Ananın hayatını kurtarmak dışındaki gerekçelerle yapılabilecek kürtaj haramdır [15] Yapanları, yaptıranları ve kurumlarını aracı kılanları günahkâr kılar.
c. Kürtajdan alınacak para da haramdır. İadesi gerekir.
d. Zina, eşcinsellik ve işkence gibi haramlar gibi haram nitelikli Kürtaj da bir kısmı malî olan Tazîri (yönetim ve yargı kararıyla belirlenecek cezayı) gerektirir suçtur.
Dîni Hükmün Kur’ân ve Sünnet Delilleri
aa. En az üç kişilik uzmanlardan oluşturulacak ilim-etik kurulunun ananın hayatını kurtarmak için yapılmasını onayladıkları Kürtaj yapılabilir ve yapılmalıdır.
Yapılabilirliğin ve Gerekliliğin Delilleri
Dinimizin haramları helâ kılan Kur'ân kaynaklı zarûret prensibi ile hayatın tehlikeye atılmaması ilkesi, yapılabilirliğin ve gerekliliğin kaynağı olarak değerlendirilebilir. [16]
Zarûretin ve tehlikenin oluşup oluşmadığını tespitte fert yanılabilir. En az iki veya üç kişiden oluşacak kurul gerçeğe daha yakın belirlemeler yapabilir. Kurân’ın şahitlikte ve bilirkişilikte ikiyi işaret etmesi,[17] Peygamberimiz asgarisi üç olan topluluğu Allah’ın yeryüzündeki şahitleri olarak nitelemesi[18] kurul kararını gerekli görüşün delilleri olarak alınabilir.
bb. Ananın hayatını kurtarmak dışındaki gerekçelerle yapılabilecek kürtaj suç oluşturur ve cezayı gerektirir nitelikli haram işlemdir.[19] Yapanları, yaptıranları ve kurumlarını aracı kılanları günahkâr kılar.
Haram Hükmünün Kurânî Deliller
https://www.alirizademircan.com.tr:443/kuran-ve-sunnet-isiginda-kurtaj-5-291h.html


