
KOMÜNİZM NEDİR ?
İslâmHayat Nizâmı'nın üzerinde hassasiyetle durduğu ve korunması için köklü emirlerve yasaklar koyduğu inanç, hürriyet, mülkiyet, aile, vatan ve ahlâk gibiİslâmî ve insanî değerlere düşman en korkunç felsefe ve rejim komünizm'dir.
Bu rejimi ve dayandığı felsefi temelleri çok iyi tanımak ve bu korkunçfitneden sakınmak, asrımız mü'minlerinin en mukaddes vazifeleridir.
Enfâl sûresinin 25. âyetinde Yüce Rabbimiz şöyle buyurur:«İçinizdeyalnız zulmeden kişileri kuşatıp kalmayacak, (bütün toplumu içine alıp ezecek)fitne (ler) den korunmaya bakın ve iyice bilin ki Alla, azabı pek çetinolan (Rab) dır.»
Bütün inananları; ahlâk, fazilet, adalet ve hürriyet sevdasıtaşıyanları tehdit eden bu en büyük fitneden sakınmamız ve bunun için demahiyetini ve geliş yollarını bilmemiz gerekmektedir.
Komünizm nedir?
Komünizm; dinî inanç, fikrî hürriyet, siyasî akide, şeref, haysiyet,aile, millet, istiklâl, mülkiyet ve tarihî mefahir diye hiç bir mefhumtanımayan gayr-ı insanî bir rejimdir.
Komünizm; İnsanları öldürücü atmosferinde yaşamaya mahkûm ettiğimanevî yoksulluk, sebep olduğu maddî sefaletten çok daha korkunç olan vezulümle yaşatılan bir esaret rejimidir.
Komünizm; hür düzeni yıkıncaya kadar hürriyet isteyen, • iktidar olduğuandan itibaren kayıtsız, şartsız itaat bekleyen kanlı bir rejimdir.
Komünizm; yalnız gayr-i meşru servetlere değil, her meşru mülkiyete,her namuslu alın teri mahsûlüne düşman olan, mal ve toprak sahiplerine karşıtopyekûn imha hedefini kanunlaştıran bir zorba rejimidir.
Komünizm; ucuz insan gücü sağlamak için, işçi zümresini istediği yerde,istediği şartlar altında, istediği kadar, sadece karın tokluğuna çalıştıran,gerçekte grev yapma, sendika kurma, hak isteme, şikâyet etme haklarınıtanımayan, itiraz edenleri ölüme mahkûm eden, hayatı makineleştiren korkunç birrejimdir.
Komünizm; millet adına sözde işçi, işçi adına parti, parti adınamerkez komitesi, merkez komitesi içinde de bir şahıs veya zümre diktatörlüğükuran, ancak parti ve hükümet idarecilerine, fabrika müdürlerine ve komünizmeuşak sadakatiyle hizmet eden yazarlara, sanatkârlara ve ilim adamlarına yaşamahakkı tanıyan bir zulüm rejimidir.
Komünizm; kendilerini ne Allah'a ne de insanlara karşı sorumlu tutanbir avuç imtiyazlı zalimler güruhunun mutlak hâkim olduğu, büyük kitlenininanç, hürriyet, sevgi, vefa, aşk, itimat gibi bütün insanî duygularınınhançerlendiği bir istibdat rejimidir.
Komünizm; ebeveyn ile evlâdı, kan ile kocayı birbirine jurnalci yapan,hayatı dehşet ve korku içerisinde yaşanmaz hale getiren, bir lokma ekmektenbir damla hürriyete kadar her şeyin devletten beklendiği, gerici vegeriletici bir zulüm sistemidir.
Komünizm; san'attan ilme ve dine kadar her şeye hükmetmek isteyen,gizli polis mekanizması ile dehşet kasırgası estiren bir rejimdir. O, en basitithamlarla en ağır cezaların verilebildiği, her çeşit iftiranın istenildiği anistenilen herkese bulaştırılabildiği, insanca yaşamayı mahkûm eden birrejimdir.
Komünizm; yalnız maddeye inanan, hayatı yalnız maddî şartlar açısındangören, insanlığın her problemine madde mührünü vuran, ruhî ve manevî hiç birmevzu kabul etmeyen, dine ve bütün insanî değerlere cephe almış bir rejimdir.
Komünizm; cemiyetin malıdır diyerek, ana-babadan koparıp aldığı nesle,kendisini bir din, liderlerini bir Peygamber gibi tanıtan materyalist birrejimdir.
Komünizm; kızıl ihtilâlin ancak kan dökülerek yapılacağına inanan,komünizmin devamı için daima kan dökülmesinin mutlaka şart olduğunu ileri süreninsanlık düşmanı bir rejimdir.
Komünizm; kapitalizmi devletleştiren, insanlığı sömürmeyi aslî gayebilen, gücü yettiği her ülkeyi canavarca ezen, emperyalist bir rejimdir.
Bu rejimde, anayasa kanunlar, parlâmento, sendikalar ve diğermüesseseler şekil plânında var olup, iktidar kayıtsız şartsız KomünistPartisinindir. Bütün müesseseler, komünizme sâdık birer itaatkârdır.
Komünizm; Teorisinin iddia ettiği gibi hiç bir sanayi ülkesine ve hiçbir ileri memlekete istenilecek girmemiştir. Ancak geri kalmış tarımcıülkelere, yalan propaganda ile iğfal edilen kitlelerle ve kızıl ordunun desteğiile girebilmiştir.
Gerici ve geriletici bir rejim olan komünizm; bütün olumlumahsullerini, dünyanın her ülkesinde olduğu gibi ancak ilim ve teknikle, ezdiğive sömürdüğü insanların çalışmasıyla sağlayabilmiştir.
Muhterem Mü'minler!
Komünizm, yalnız mü'minlerin değil, bütün insanlığın düşmanıdır.
Bu rEjimin, Rusya'da, Çin'de, Macaristan'da, Polonya'da ve diğer ülkelerdeki fecî tatbikatından, milyonlarcainsana nasıl ölüm saçtığından ve kan kustur duğundan misaller vermek isterdim.Ancak, bir hutbe hacmine sığdırmak mümkün değildir.
Aziz Mü'minler!
Komünizm; içtimaî krizlerin; adlî hatâların, idarî bozuklukların,suistimallerin olduğu cemiyetlerde, yeşerir ve gelişir.
Ancak iyice bilmeliyiz ki, Komünizmin asıl kaynağı İslâm'la çatışanvasat (ortam) dır. Yani İslâmî prensiplerle çelişen maddeci eğitim düzeni;faizli, karaborsan, emeği sömürüye dayalı iktisadî uygulama; içkili, kumarlı,zinalı, lüks tüketimli yaşayış, ferde cemiyet garantisi vermeyen ant-i İslâmtoplum yapısı komünizmin en verimli ortamıdır.
Cemiyette yapılması gereken ıslâhattan yapmayan idareciler, işçilerinızdırabını paylaşmayan sermaye sahipleri, vurgunculuğu gaye edinen tüccarlar,rüşvetsiz iş yapmayan memurlar bilmeyerek de olsa komünizme geçiş ortamımgüçlendirirler.
Zulmü, sefaleti hem besleyip hem de istismar ederek cemiyeti anarşiyeboğmayı hedef alan komünistler, 'maksatlarım gerçekleştirebilmek için önceden,gazetelere, radyo ve televizyon kurumlarına, yönetici ve öğretmen olarakeğitim müesseselerine, üniversiteöğretim
üyeliklerine, talebe teşekküllerine, mühim memuriyetlere, işçisendikalarına hattâ polis kuvvetlerine ve imkân bulabildikleri kadar orduiçerisine de sızmaya çalışırlar.
Komünistler ve bağlıları yalana dayanan propagandalarını ustalıklayaparlar. Öğretmenleri ve öğretim üyeleri ile gençliği, sendikaları ileişçileri iğfal etmeye çalışırlar.
Halka heyecan verecek sloganları topluca yayarlar. Kabul görebilmekiçin de işçi ve talebe zümresinin gerçekten haklı olabilecek isteklerinikorkunç bir şekilde istismar ederler. Halk kitlesini polis ve ordu kuvvetleriile birbirine düşürmek için mitingleri, grevleri çıkarlarına kullanırlar.İşyerlerinde grevler çıkarırlar, sabotajlar ihdas ederler.
Sermaye sahiplerini, proleterya dedikleri işçi sınıfı ile birbirinedüşürüp kin ve nefret tohumlan ekerler. Radyo, televizyon ve basındaki güçleriile kendi meş'um plânlarını kamufle ederek, kamuoyunu yanıltırlar ve nazarlarıbaşka yönlere çekerler. Olmamış hadisleri olmuş gibi gösterirler. Dindar vevatanperver zümrelere gayet ustalıkla saldırırlar, gençleri ve işçileri bubeyin zümreye düşman etmeğe çalışırlar.
Kaçırma, soygun yapma, adam öldürme, sürekli olarak tehdid ve şantajdabulunma ile insanları tedirgin, toplumu huzursuz ve ümitsiz kılarlar.Eylemcilerini bir kahraman olarak sunarlar.
Bölgeleri çeşitli entrikalarla isyana sürükleyerek iç harbin patlakvermesine ve millî ordunun kararsız, kalmasına sebep olurlar.
Mü'minler!
Bu hutbemizle, komünizmi, komünistleri ve çalışma şekillerinitanıtmaya çalıştık. Memleketimizdeki komünistler İslâm Dini'ni bilmedikleriiçin komünisttirler.
Onlar Hakka dayalı kültürden yoksun oldukları, toplumumuzda gerçektenvar olan sosyal adaletsizlikleri ve bölgesel dengesizlikleri giderecek, dışgüçlerin etkisi ve sömürüsünü engelleyecek İslâm alternatifini tanımadıklarıiçin komünisttirler.
Ayrıca tembel ve çekemez oldukları iktidar şehvetine tutuldukları ve birkısmı da ajan olup bol paralar aldıkları için komünisttirler.
Allahın, yarattığı insanlar için seçtiği İslâm Dini'nin dışındainsanlığın maddî ve manevî problemlerini çözecek ve mutlu kılacak bir Düzenyoktur.
Bunun içindir ki gayemiz komünizmden ve komünizmi doğuran mutsuzkılıcı ortamlardan korunmak olmalıdır. İyice bilmeliyiz ki hayatımıza egemenolan seküler yaşam komünizme gebedir ve komünizmden çok daha tehlikedir. Çünküana odur.
Geliniz, İslâm'ı öğrenelim, öğretelim, yaşayalım ve yaşatmaya çalışalım.
Hutbemizi bir hadîsle bitiriyorum:«Canım kudretialtında olan Allah'a yemin olsun ki, ya iyilikleri emreder, kötülükleriönlersiniz, yahut Allah'ın üzerinize göndereceği azabı pek yakında görürsünüz,o zaman artık dua etseniz de kabul olunmaz.» (*)
(•) Et-Tac 5/225


