
İTAAT İMANIN GEREĞİDİR
İtaat, kâinatta(evrende)cereyan eden umumî bir kanundur. En büyük semavî cisimlerden küçücükzerreciklere kadar bütün varlıklar, bilgisi ve kudreti sonsuz olan yaratıcınınkoyduğu tabiat kanunlarına tam bir itaat gösterirler.
Tabiat kanunları kadardüzenli, sürekli ve ahenkli yasaların yönetici düzeninde yaşayabilmek, pektabîidir ki, tabiat kanunlarının yaratıcısının koyduğu kanunlaraitaati zarurî kılar.
Tabiat kanunlarını yaratan Allah'tır. O'nun koyduğu ferdî ve sosyal yasaların bütünü de İslâm'dır.
İşte, varlıklar arasındaözel bir yeri olan insan, ilâhî kanunlar arasında hususî bir mevkii olanİslâm'la itaate çağrılmıştır.
Mü'min, bu çağrıyı kabulederek Allah'a, elçisi Hz. Muhammed'e ve O'nun tebliğ ettiği Kur'ân'a inanan veitaati aslî vazife bilen insandır.
İtaat, imanıngereğidir, Mü'min, Allah'a itaat etmekiçin inanan insandır. O'nun emirleri ve yasakları, ferdî, ailevî ve sosyalhayatın geçerli düzeni olmadıkça, yâni Allah'ın emir ve yasaklarına itaat edilmedikçeiman zayıftır.
Evet, Allah vardır,birdir, her şeyi Yaratan'dır. Ezelî ve ebedî olandır.. Gören, işiten,dilediğini, arzuladığı anda ve istediği şekilde yapmaya gücü yetendir. Maziyi,hali, istikbali ve yarattığı insanların hayatlarım tanzim edebilecek yasalarıen iyi bilen, emirler vermeye, yasaklar koymaya tek yetkili olan O'dur.
Mü'min olabilmek içinAllah'a bütün bu ölçüler içinde inanmak gerekir. Allah'ı en bilgili ve kudretliRab kabul edip de, tatbik olunması için koyduğu emirleri ve yasaklarını,uygulanmasına gerek olmayan yasalar dizisi olarak görmek veya çevremize bu türbir görüşün inşanı olduğumuz fikrini verdirebilecek yaşantı biçimlerinin içinedüşmek, -Allah korusun- fiilen O'na inanmamaktır.
Açıklandığı üzre, gerçekanlamıyla Allah'a iman, ancak Allah'a itaatle gerçekleşir. Bunun içindir ki, O'nunemirleri ve yasaklarına kayıtsız şartsız itaatle vazifeliyiz.
Hz. Muhammed'e iman daona itaat etmek içindir. Çünkü O, yalnız inanılmak için değil, fiilen önderedinilmek için gönderilmiş son Peygamberdir.tir. O'na itaat etmedikçe gerçektenO'nu önder tanımış olmayız. Çünkü O'na inandığımızı ifade ettiğimiz haldenefsî arzularımıza tâbi olmak, İslâm'la çelişen kişileri ve çatışan kurumları izlemek O'nutanımamaktır.
Bunun içindir kiPeygamberimiz şöyle buyurmuşlardır:«Sizden birinizin nefsi getirip tebliğettiğim İslâm Dini'ne istekle tabi olmadıkça gerçekten iman etmiş olamaz.» (1)
MuhteremMüslümanlar!
Mü'min olarak vazifemiz,Allah'a, ve elçisi Hz. Muhammed'e kayıtsız şartsız itaat etmek, bunun için deİslâm Dini'ni aşkla yaşamaktır.
Örneğin Dinimizin bizlere yüklediği görevleri yaparak örneğin namazkılarak, oruç tutarak, şartları gerçekleştiğinde zekât vererek, haccagiderek itaat etmeliyiz. Adilolarak,sözleşmelerimize uyarak, işlerimizi Allah görüyor bilinciyle güzelyaparak,ortak akıl çizgisinde uzlaşarak/uzlaştırarak itaatetmeliyiz.Eşlerimizle güzel geçinerek,ana-babamıza,akraba ve komşularımızaiyiliklerde bulunarak itaat emeliyiz.
İlme ve ihtisasa gönülvererek, bilgimizle, sanatımızla, memuriyet ve ticaretimizle ve çeşitli sosyalfaaliyetlerimizle cemiyete hizmet ederek, helâl kazançlara talip olarak, sabır, tevazu gibi ahlâkî güzelliklere yönelerek ...Allah'a ve Peygamberine itaat etmeliyiz.
Gerçek sebebini bilmesekde Allah'ın ve şanlı Peygamberimizin bizim için ancak kötü ve çirkin olan işleri,zararlı olan davranışları yasakladığına inanarak ve bu inancımızın gereğiniyaşayarak Allah'a ve Peygamberine itaat etmeliyiz.
Alkollü içkiler, domuzeti ve sıhhatimizi zedeleyecek her türlü maddeler gibi gıdâî haramlardan,israf, karaborsacılık, kumar ve faiz gibi içtimaî haramlardan, rüşvet, intihar,hırsızlık, yaralama, zina ve yalancılıkgibihukukî haramlardan, gurur, kin, riya, hased gibi ruhî haramlardan kaçınarakAllah'a ve Resûlü'ne itaat etmeliyiz.
Mü'minler!
Müslümanlar Allah'a ve Resûlü Hz.Muhammed'e itaatle mükellef olduklarıgibi, Rabbimizin yasalarını ihtiva edenKur'ân'da ve Peygamberimizin Sünnet'inde itaat edilmesi bildirilenlere itaatetmekle de vazifelidirler.
Bu itibarla:
a - Anaya - babayaitaat,
b - Hak ve adalet üzere icraat yapan idarecilere itaat,
c - Hak ve fazilet ölçülerinden ayrılmayan ilim adamlarına itaat,
d - Dinde açıkça hükme bağlanmayan hususlarda bilgiye tecrübe veihtisasa itaat zarurîdir.
Muhterem Mü'minler!
Sırasıyla Allah'ın ve Peygamberinin kesin emirleri veyasaklarına, özgür bırakıldığımız alanlarda orta akla ve bilimsel verilere itaatle yükümlü kılanDinimiz, bu itaat kaynaklarına aykırılığı da günah/suç olarak vasıflandırır.
Zira, Yüce Peygamberimizin ifadesiyle:«Allah'a isyan hususunda hiç biryaratılana (insana,ilkeye ve kuruma) itaat yoktur.» (2)
Mü'minler!
Allah'a ve Peygamberine itaat çizgisnde Cennet özlemi ve Cehennemkorkusu içinde yaşayalım ki hayatımız gayeli ve güçlü olsun. Hakka bağlı halkinsanı olalım.
Hutbemizi gerçek mü'minleri vasfeden ve erecekleri mükâfatı müjdeleyenâyet manalarıyla bitiriyorum: [«Aralarındahüküm vermek için Allah'a ve Peygamberine çağrıldıkları zaman, mü'minlerinsözü:- Ancak dinledik ve itaat ettik- demeleridir. İşte bunlar zafer bulacakolanlardır.»
«...Kim Allah'a ve Peygamberi'ne itaat ederse, Allah onu ağaçlarıaltından ırmaklar akan Cennet'lere koyar. Orada ebedî olarak kalırlar. İşte bu,en büyük kurtuluştur/saadettir. Kim deAllah'a ve Peygamberi'ne isyan eder, Allah'ın koyduğu sınırları çiğneyipgeçerse, onu da içinde ebedî olarak kalmak üzere ateşe koyar. Onun için aşağılatıcı bir azâb vardır.»]. (3)
1. M. Mesâbih, Hn. 16.
2. C. Sağîr, 2/203.
3. Nur, 51; Nisa, 13-14.


