
İSLAMÎ ÖLÇÜLERE GÖRE GÜZEL GİYİMİN MANEVİ ŞARTLARI
Yemek-içmek kadargiyinmek de insan hayatında önemli bir yer tutar.Bu sebeple İslâm Dini giyimleilgili uyulması gerekli ölçüler koymuştur.
Kur'ân ve Sünnetdüsturlarına göre giyilen elbisenin tertemiz olması vücudu örtücü vasıftabulunması, hoş görünümlü olması, kâfir güruhların elbiselerine benzememesi velüks olmaması gerekir.
Dinî ölçülerimize göregiyimde güzele ulaşılabilmesi için giysilerin özetlenen maddî şartlan ihtivaetmesi lüzumu kadar aşağıda sunacağımız manevî şartlan da ihtiva etmesizaruridir.
Müminler!
A - Elbisenin Helâlyollardan sağlanan Helâl kazançla alınmışolması giysilerimiz için gözeteceğimiz ilk manevî şarttır. Haramkazançla alınmış elbise dış görünüşü itibariyle güzel olsa da ma'nençirkindir.
Öylesine çirkindir kimaddî pisliklere bulaşmış elbise ile Allah katında kabul edilir ibadetyapılamayacağı gibi haram kazançla alınmış elbise ile de yapılamaz.
Peygamberimiz (S.A.V.) bu gerçeği bir hadîslerinde şöyleceaçıklamıştır:«Üzerinden çıkarıncaya kadar haram kazançla alınmış elbise giyenkişinin namazı ve orucunu Allah kabul etmez.» (')
Bu ve benzeri hadîsleraçıkça öğretmektedir ki giyimde güzele ulaşmak için elbisenin helâl para ilealınması zarurîdir.
B - İslâmî ölçülere göregiyimde güzele erebilmemiz için uymamız gereken bir diğer manevî şart da elbiseyibenlik duygularını tatmin etmek ve insanlara üstün olmak maksadıyla almamakveya böyle çirkin bir gaye ile giymemektir.
İnsanları büyüklükduyguları ile illetlendirecek ve fakir müminlerle temastan alıkoyacak bir giyimtarzı elbette çirkindir.' Allah'ın azabına uğratacak böylesine bir çirkinliğebulaşmamaları içindir ki Peygamberimiz ilk müminleri ve onların şahsındabizleri öğütleri ile sürekli uyarmıştır.
İlk müminlerden Ebû CerîEl-Hacimi (R.) anlatıyor.Hz. Peygamber'e (S.) geldim ve şöyle dedim:
-Ya Resûlellah! Biz çölde yaşayan insanlarız. Uygulamamızhalinde Allah'ın bizi faydalandıracağı bir
ameli bize öğret (ir misiniz?)
Allah'ın Resulü (S.) şu öğütleri verdi.
-Kovandaki suyu,isteyenin kabına boşaltmak ve müminkardeşine güler yüzle konuşmak gibi de olsa iyi, gazel ve doğru olan biçbir sözü, işi ve davranışı küçümseme. (Yapabilirsen hiç durma yap.) Amanbüyüklük kompleksi içinde (giyinme), elbiseni yerlerde sürükleyecek çalınısatmaya kalkma. Zira bu' tür davranış kibirdir. Allah kabri; büyüklüktaslamayı sevmez.
Bir adara bildiği bireksikliğini (ortaya çıkararak) seni söverse, sen bildiğin hatasını (açığavurarak) onu
sövme. Bu şekildeki olgun davranışınınsevabı senin, ahlâk dışı davranışının günahı da onun olur.» (3)
Muhterem Müminler!Anlamını sunduğumuz hadisten açıkçaanlaşıldığı üzere diğer insanlardan farklı ve üstün olmak amacı ile giyinmekkibirdir. Kibir ise Cehennem'e düşürecek büyük bir günahtır. Ancak farklı veüstün olmak amacı ile değil de temiz vegüzel olmak gayesiyle giyinmek kibir değildir.
Ülkemizde özellikleİslâm Dini'ni aslî güzelliği içersinde tanıyamamış bazı dindar kesimler degüzel giyinmeye çalışmak doğrudan kibir olarak değerlendirilmektedir.Budeğerlendirme hiç şüphesiz hatadır. Zira güzel giyim kibirle doğrudan doğruyabağlantılı değildir.
Kibir bir ruhmeselesidir. İnsanları küçük görmek ve hakkı kabul etmemektir.Aşağıdasunacağımız hadis bu gerçeği açıklamaktadır.«İlk müminlerden Hz. Ebu Hureyreşöyle anlatıyor.
Hz. Peygamberbir öğütlerinde:- Kalbinde zerre miktarı kibir olan kişi (ceza görmeksizin)Cennet'e giremez, buyurdu. (Hz. Peygamber'in (S.) bu ürpertici açıklamasıüzerine) bir sahâbi şöyle soruverdi: - Ya Resûlellah! İnsan elbisesininbeğenilir, ayakkabısının güzel olmasını sever. (Bu duygu kibir midir?)
Allah'ın Resulü (S.) (busoruyu şöyle) cevaplandırdı:
- (Hayırbu kibir değildir.) Zira Allah güzeldir,güzelliği sever. Kibir (büyüklüktaslayarak) Hakkı;
(doğruyu) kabul etmemek ve insanları küçümsemektir.»
Müminler!
Güzel giyinmekle kibirarasında doğrudan doğruya bir bağlantı olmadığı muhakkak olmakla beraber, dolaylıbir ilişki muhtemeldir. Bu ihtimal sebebiyledir ki Peygamberimiz her yeni elbisegiydiğinde Allah'a şöylece hamd ve duâ etmiştir:
«(Allah'ım!) Sanahamdolsun. Bana bu elbiseyi giydiren sensin.
(Allah'ım!) Senden buelbisenin (hakkımda) hayır (lı olması) nı diler, yapılış (ve kullanılış)gayesinin de hayra dönük olmasını isterim.
(Allah'ım!) Bu elbiseninşerrinden ve yapılış ve kullanılış (gayesindeki kibre yönetici) şerrinden de sanasığınırını.» (')
Peygamberimiz hamd veduâ ederek örnek olmakla yetinmemiş ayrıca bizleri de teşvik etmiştir.Örnekolarak sunacağımız bir hadislerinde şöyle buyurmuştur:«Bir mümin yeni birelbise giyer ve ‘yaşadığım sürece vücudumu; avret mahallimi örteceğim vegüzelleşeceğim bu elbiseyi bana giydiren Allah'a hamdolsun' diyerek hamd eder,sonra da giyip eskittiği elbiseyi (bir fakire) bağışlarsa (onun) dirisi veölüsü Allah'ın koruması ve örtüsü altında olur.» (')
Müminler!
Güzel giyimle kibirarasındaki dolaylı ilişki sebebiyle şer doğabileceği içindir ki Peygamberimizgiyinirken hayır talep etmiş, serden Allah'a sığınmışlardır.
Ayrıca bizleri giyimdealçak gönüllü elmaya teşvik buyurmuş, güzelliği sade giyimde görerek mütevazigiyinen müminleri de şöylece müjdelemiştir:«Bir kimse lüks elbise alabilirdurumda iken Allah'ın sevgisine ermek maksadıyla tevazu gösterir de lükselbise alıp-giymezse Kıyamet Günü'nde Allah o kulunu diğer insanların önündehuzuruna çağırır da ona iman (lı kullara has) elbiseler içinden dilediğiniseçip giymek hakkını verir.»
Müminler!
Burada mevzuumuzla ilgilibir gerçeği daha duyurmak isterim. Giyimde mütevazi olalım. Ancak giyimdemütevazi olalım derken pejmürdeliğe yönelmek; Allah'ın verdiği nimetleriüzerimizde göstermemek de büyük bir hatadır. Nitekim ilk müminlerden Ebul-Ehvasbu hataya düştüğü için Peygamberimiz tarafından uyarılmıştır.
«Adı geçen sahabi şöyle anlatıyor. Eski ve kirli birelbise giyinmiş olarak yanına geldiğimde Allah'ın Resulü ile aramızda şukonuşma geçti:
- (YaEbel-Ehvas!) Senin maun var mı?
- Var yaResûlellah!
- Ne gibimalların var?
- Allah'ınbana verdiği deve, at, koyun-keçi nevinden mallarım var. (Ayrıca) esirlerden(hizmetçilerim) var.
(Ya Ebel-Ahvas!) Allahsana mal verdiği zaman O'nun verdiği nimetin örneği ve üstünlüğü üzerindegörülsün. (Çünkü Allah verdiği nimeti kulunun üzerinde görmeyi sever.)» (8)
Bizler Müslümanız.Dinimizin koyduğu giyimle ilgili güzelliğe erdirici, ölçülere uymalı, tertemizve hoş görünümlü elbiseler giyinmeliyiz. Elbiselerimiz vücudumuzu kuşatıcışekilde boka ve sade olmalı, kâfir grupların giysilerine benzememelidir.
Ayrıca elbiselerimizikatıksız Helâl kazançlarla almalı, insanlara üstün olmak amacıyla dagiymemeliyiz,
Giyimde bu şartlarauyarak bedenimizi ve ruhumuzu güzelleştirmiş, kendimizi halka ve Hakkasevdirmiş oluruz.
Hutbemizi bir âyetanlamıyla bitiriyorum. Araf Sûresi Âyet 16 :«Ey Âdem oğulları! Size çirkinyerlerinizi örtecek bir elbise ve bir de süs (elbisesi) indirdik. Fakat takva(Allah'ın emirleri ve yasaklarına bağlılık) elbisesi, evet o (diğerelbiselerden) daha hayırlıdır...»
|
|
|
|
|
|


