
İSLAM VE SINIRLI ÇOK KADINLI EŞLİLİĞİ GEREKTİREN SEBEBLER
"Sınırlıçok kadınlı eşlilik" İslâm Dini'nin, oluşabilir ferdî, ailevî ve sosyal problemlerin çözümü için baş vurulabilir kıldığımanevi kurumlardan biridir.
Mü'minler tarafından gerçek mahiyetiyle bilinmediği için, aydınlar vehalk kesiminde konu edinilen ve çoğu kez yerilen ve istihza(alay) edilenşekliyle İslâm imanını zedeleyici bir vasfa bürünen bu mevzuu açıklamayaçalışacağız.
Tabîi şartlar altında bir kadının bir erkeği tatminedebileceği genel olarak kabul edilebilir. Bu itibarla, mutluluk için tavsiyeedilir ve arzulanır olan, şüphesiz tek kadınlı aile hayatıdır. Ancak, düşünürkişilerin takdir buyuracağı gibi, fert ve cemiyet hayatı her zaman tabîişartlar altında cereyan etmez. Ferdî, ailevî ve içtimaî hayatın akışı öylezarûretler doğurabilir ki bu şartlar içinde birden fazla kadınla alâka kurmakve bu ilişkiy izdivaçla(evlilikle) meşrulaştırmak gerekebilir. Tecrübeler bunupek açık bir şekilde göstermektedir.
Birden fazla kadınla ilişki kurmayı gerektiren sebepleri, şahsî veailevî olanlarından başlayarak şöylece hulâsa edebiliriz:
a -Kadının, eşlik vazifesini yapabilmesine engel müzmin veya tedavi edilemez birhastalığa yakalanması,
b- Kısır olması,
c -Kadının cinsel gücü ve doğurganlığının erkeğe nazaran 10 -15 yıl erkenzayıflaması ve bu devrede çocuk arzu edilebilmesi,
d -Kadının erkeğe nazaran oldukça yaşlı olduğu evliliklerde, zamanla daha genç birkadına ihtiyaç duyuran dengesiz bir durumun ortaya çıkması,
e -Kültürel,parasalve cinsel yönden güçlü olan kişilerin sosyal, ruhî ve fizikî baskılar altındabir tek kadınla yetinmesinin çeşitli buhranlar doğurabilmesi ,
f - Âdetgünlerinde, lohusalık devrelerinde, gebeliğin -husûsiyle- son haftalarındacinsî münâsebetin tıbben sakıncalı olması sebebiyle kadının eşlik görevleriniyapamamasının bazı erkeklerde problem oluştrması,
Evet, busebepler birden fazla kadın almayı gerektirebilir.
Burada âdet velohusalık günlerinde cinsî münasebette bulunmanın İslâm Dini'nde haramolduğunu hatırlatmak isterim.
Bütün bu ve bu gibi ferdî ve ailevî gereksinimler içinde erkeğin eşiile yetinmesi ve ona vefa göstermesi pek tabîidir ki bir fazilettir. Ancak, bufazileti herkesten beklemek insafsızlık olur. Cemiyet yararları bakımındanbuna gerek de yoktur.
Kaldı ki, birden fazla kadınla evliliğin zarurî görüleceği yerde,birinci kadını boşama ve yeni bir evlilik yapma yolu da denenebilir. Şüphesizbu yol, -İslâm Aile Hukuku'na göre de- meşru bir yoldur. Ancak, tarafsız birsosyolog yaklaşımı ile incelendiğinde görülecektir ki, tek hukukî çıkar yololarak boşanma, kadın menfaatleri zaviyesinden her zaman tercih edilebilir,adil ve yararlı bir yol değildir.
Arzettiğimiz ferdî ve ailevî zaruretler kadar, değineceğimiz sosyalsebepler de zaman zaman sınırlı çokkadınlı eşliliği gerekli kılabilir.
aa - İstatistikler açıkça göstermektedir ki, değişik sebeblerle bazı ülkelerde kadın sayısı erkek sayısına nazaran fazla olabilmektedir.
Peygamberimiz bir mucizevi hadislerinde bu gerçeği şöyleaçıklamaktadır:«... İnsanlar öyle bir dönem yaşayacaktır ki o dönemdeerkeklerin azlığı ve kadınların çokluğu sebebiyle i ilişki kurabilmek için kırkkadının bir erkeğin ardına düştüğü görülecektir.» ('1)
İnsanlık tarihinin her devrinde olduğu gibi, asrımızda da devam edenharplerin kadın sayısını erkeksayısının pek çok üstüne çıkararak hadistebildiren dönemi yaşatabileceği açık bir gerçektir. Bir erkeğe iki veya üçkadının düştüğü bir toplumda tek kadınla evlenme mecburiyeti, kadınların mühimbir kısmını aile saadetinden mahrum etmek ve haram ilişkilere sürüklemek olur.
Evlilik yanında ahlâk dışı ilişkileri, hukukî zevce yanında fahişeyi,nesebi sahih çocuk yanında veled-i zinayı tabîi karşılamak istemeyecek hercemiyet için bu durumda sınırlı çokkadın alabilme ruhsatını hukûkîleştirmekten başka çıkar yol yoktur.
İkinci Dünya Savaşında büyük bir erkek zayiatı veren Almanya'da,kadın adedindeki fazlalık, fuhşu süratle geliştirmiş, gayr-i meşru nesli büyükölçüde artırmış, zinanın yol açtığı hastalıkları da toplumu tehdit edecek orandaçoğaltmıştır. Neticede bu olumsuz gidişi durdurmak maksadıyla ve Almankadınlarının arzusuyla Bon hükümeti çok kadınlı eşlilik yasasını kabûl etmekve bir süre yürürlükte tutmak mecburiyetinde kalmıştır. (2)
Kadınların sayısındaki fazlalık İstiklâl Harbi'nden sonra yurdumuzda dagörülmüş ancak bu problem sınırlı çok kadınlı eşlilik (taaddüd-i zevcat)ruhsatı sayesinde sosyal ve ahlâkî bir bunalıma düşülmeksizin kendiliğindençözülmüştür.
bb - Özellikle, sosyal yardım imkânlarının pek kıt olduğu ülkelerde,inamusundan fedakârlık yapmaksızın geçimini sağlayıcı bir iş edinemeyecekyetim, dul ve yaşlı kadınların bir aile bünyesi içinde himaye altına alınmasıgereksinimi de birden fazla kadınalabilmeyi gerekli kılabilir.
cc - En mazbut toplumlarda bile vukuu muhtemel cinsel nitelikligünâhlar, cinayete ve fuhşa sürüklenmek veya ilgiye muhtaç bir çaresiz olarakortada kalmak gibi daha büyük felaketlere dönüşebilir. Bunu engellemekiçin, sınırlı çok kadınlı eşlilik makul bir yol olarak görülebilir.
Cemiyetten cemiyete ve aynı toplumun bünyesinde devamlı bir değişiklikgösteren sosyal olaylar, şüphesiz bu yola başvurulmasını zarurî kılan dahanice sebepler ortaya çıkarabilir.
İşte bütün bu ferdî, ailevî ve içtimaî zarûretler dolayısıyladır ki,İslâm Aile Hukuku boşanma yolunu açık tutmuştur. Bununla beraber, birincihanımı boşamaksızın, birden fazla kadın alabilmeyi, örneğin nafakada ve berabergecelemede adalet gösterilmesi şartıyla sadece caiz görüp onaylamıştır. Dörtadediyle de sınırlamıştır.
İslâm Düzeni'nin, zina ve âfetlerinden korumak için, emir ve tavsiyeetmeksizin başvurulabilir bir sosyal kurum haline getirdiği sınırl çok kadınlıçok eşliliği (taaddüd-i zevcatı)yasalaştıran âyetlerde Rabbimiz şöyle buyuruyor:[«Eğer yetim kızlar hakkındaadil davranamamaktan korkacak olursanız hoşunuza giden kadınlarla ikiye,üçe,dörde kadar evlenin.Eğer onların aralarında da adaletli olamamaktankorkacak olursanız bir tane almalısınız veya sahip olduğunuzla yetinmelisiniz.Doğru yoldan sapmamanız için en uygunu budur.»
«Adaletli hareket etmeye ne kadar uğraşsanız, kadınlar arasındaeşitlik yapamayacaksınız, bari bir tarafa büsbütün meyledip de ötekini (nedul, ne kocalı bir durumda) askılı bırakmayın.
Eğer, nefsinizi düzeltir ve (haksızlıktan) sakınırsanız, Allahşüphesiz bağışlayan ve merhamet edendir.»] (2)
Muhterem Mü'minler!
Yalnızca değindiğimiz sebeplerin zaviyesinden bakmakla da dinimizdekisınırlı çok kadınlı eşliliğe onay verilmesinin önemi/değeri kavranılamaz.
Bu hukukî müsaadeye, açıklanan zaruretler açısından bakmanın yanısıra,kadın-erkek karışımını sınırlayarak ahlâkî kayıtlar altına alan; flörtü menedenve fuhşa götürücü bütün yolları tıkayan, zinayı ferdî ve içtimaî hayatın entahribkâr düşmanı görerek yasaklayan ve de zinakârları cezalandıran İslâm Diniaçısından da bakmak lâzımdır.
Kadından, hukukî ve ahlâkî mükellefiyetler gerektiren evlilik yoluyladeğil de, flört ve zina yoluyla yararlanmak isteyen ahlâksızlar ve cinselliğitüm boyutlarıyla ticari yatırım sektörüne dönüştüren sömürücüler,dinimizinyölendirmeksizin sadece müsaade ettiği sınırlı çok kadınlı eşliliğin yüceliğinikavrayamazlar.
Mü'minler!
Taaddüd-i zevcat olarak da ifade edilen dörtle sınırlı çok kadınlı eşlilik kurumunnmeşruiyetine iman etmek mecburiyetindeyiz. Bu İslâmî ruhsatı inkâr etmek veyahafife almak mü'mini kâfir kılar. Kâfirler ise ebedî Cehennemliktir.
Sözü Aziz Peygamberimize bırakalım:«Evleniniz, fakat boşanmayınız. ZiraAllah (c.c.) (boşanıp-evlenerek) zevkine düşkünlük gösteren erkekleri vekadınları sevmez.» (4)
1) Tac, 2/40.
2) Kur'ân Nizâmı, M.Ebu Zehra, Kazdal Yay. 1969, sh. 42.
3) Nisa, 3, 129.
4) El-Camiüs-Sağîr(Tezevvüc) maddesi, 1/130.


