
İSLAM VE IRKÇILIK
Hz. Muhammed atacılığıile tebliğ edilen İslâm Dini, Allah'ın bütün insanlık için seçtiği son ilâhîkanunlar düzenidir.
Bu din insanlık içinkonulmuştur. Muhatabı bütün insanlıktır.
Bu sebepledir ki İslâmDini ırk ayırımı yapmaksızın bütün insanlığı, sunduğu iman ve amel nizâmınaçağırmaktadır.
Bu Hak Din'in iki anakaynağı Kur'ân ve Sünnet'te çağrılar geneldir.
«Ey İnsanlar!Sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize ibâdet edin...» (1) şeklinde umûmîvasıftaki hitaplar, «... Hepiniz Âdem'inçocuklarısınız. Âdem ise topraktandır...» (2) şeklindekigenel bildiriler Kur'ân ve Sünnet'te insanlığın bir bütün olarakdeğerlendirildiği belgelemektedir.
MuhteremMüminler!
insanlığı, İngiliz, Arab,Türk ve Japon gibi ırkı özelliklerine göre ayırmayan İslâm Dini, onları temsilettiği ilâhî Düzen'e îman eden ve etmeyenler olarak iki ana gruba ayırmıştır.Müminler, kâfirler ve münafıklar şeklinde de isimlendirmiştir.
İslâm Dini soya - ırkagöre değil de inanca göre ayırım yaptığı içindir ki O'nun nazarında asıl olansoy - ırk değil inançtır. Ancak İslâm, inancı ana ayırım ölçüsü olarakkullanırken ırkı da bir hayat gerçeği olarak kabul etmiştir. Pek tabiî kikabul edilen bu gerçek izafî bir gerçektir. Zira Allah insanları bir teknefis-den, Âdem'den üretmiştir. Soy - ırk dediğimiz realite bir renk ve dilfarklılığıdır.
Rabbimiz şöylebuyurur!
[«Ey İnsanlar! Sizi birtek kişiden yaratan ve ondan eşini yaratıp ikisinden pek çok erkekler ve kadınlarüreten Rabbiniz (Allah'ın azabına uğramak) tan korunun...»
«Ey İnsanlar! Biz sizibir erkek ve bir dişiden yarattık. Birbirinizi tanımanız - kaynaşmanız içinsizi milletlere ve kabilelere ayırdık...»] (3)
Yüce Mevlâmız yarattığıbu soy-ırk gerçeğinin varlığı ve yüceliğine delâlet eden bir belge olduğunu daşöylece açıklamaktadır.
Rum Sûresi Ayet22:«O'nun (varlığına rahmeti ve gücüne delalet eden alâmetlerden biri de)göklerin ve yerin yaratılması, dillerinizin ve renklerinizin değişikolmasıdır. Şüphesiz bunda bilenler için belgeler vardır.»
Anlamlarını sunduğumuzâyetler İslâm Dini'nin izafî de olsa soyu-ırkı bir gerçek olarak kabul buyurduğunuaçıklamaktadır. Ayrıca İslâm Dini'nin yüklediği içtimaî görevlerde takib1 ettiği usûl de soy-ırk gerçeğini meşrulaştırmaktadır.
Şöyle ki, Dinimiz,Peygamberimize ve O'nun şahsında müminlere yüklediği Hakk'a çağırma veBatıl'dan sakındırma vazifesine önce akrabadan başlanılmasını istemiştir. Dahasonra da içinde yaşanılan şehir halkı ve çevresinin muhatap edinilmesiniemretmiştir. Ayrıca tebliğ edilecek ilâhî vahiy mesajlarının tebliğ yapılacaktoplumun diliyle açıklanması da öğütlenmiştir. (4)
Akraba fertleri, şehirhalkı ve çevresini oluşturan insanlar ve aynı dili konuşan topluluklar çoğu kezaynı ırktan oldukları içindir ki İslâm'da soy-ırk gerçeği meşru bir gerçektir.
Aziz Müminler!
Burada bilinmesi zarurîen önemli husus soy-ırk gerçeğinin tanışılıp-kaynaşılarak hayatın kolaylaştırılmasıve bazı sosyal görevlerin öncelik sırasına göre muhataplarının belirlenmesimaksadıyla meşrulaştırılmış olmasıdır.
Bunun içindir ki soyculuk- ırkçılık İslâm'ın inanç sisteminin çizdiği dâire içinde meşrudur.
Bu mukaddes çemberindışına taşan ve İslâm'ın inanç temeline dayalı değer ölçüleriyle çatışan birsoyculuk - ırkçılık men'olunduğumuz bir cahiliyyet geleneğidir.
Değindiğimiz bu hakikatiaçıklamak içindir ki Peygamberimiz şöyle buyurmuşlardır:[«Irkçılığa çağıranbizden değildir. Irkçılık için vuruşan bizden değildir. Irkçılık üzerinde ölenbizden değildir.»
«Her kim (İslâm Dini'nin reddettiği) cahiliyyet ölçüleriylenisbetlenerek soyculuk-ırkçılık yaparsa ona üstü kapalı olmaksızın - Babasınınpenisini yiyesice adam - diy(erek onu ve davasını yer) iniz.»] (5)
Dinimizin bu ve benzeri nebevi buyruklarlayasakladığı ırkçılık şüphesiz İslâm Dininin inanca dayalı olarak yaptığı ayırımred olunarak yapılan ırkçılıktır. İslâm Dini'nin emirleri ve yasakları ileçizdiği çerçevenin dışına çıkılarak yapılan soyculukdur.
Evet haram kılınan vemensupları İslâm'dan tard olunan soyculuk - ırkçılık budur. (6)
Müminler!
Yapılan açıklamalardananlaşılacağı üzere dilini konuştuğun, örfünü bildiğin ve aynı coğrafya üzerindeoturduğun için, daha kolay ve rahatlıkla kaynaşabileceğin ırkım İslâmîprensiplerle çatışmaksızın sevmek, yücelmesi için çalışmak ırkçılık değildir.Bu gerçeği aşağıda sunacağımız hadisten öğreniyoruz.
«Sahâbî Ebûl-Fesîle şöyle anlatıyor:
Hz. Peygambere sordum:
-YaResûlellah! (Siz ırkçılığı yeriyor, bu cahiliyyet da'vasını güdenler bizdendeğildir buyuruyorsunuz.) Acaba kişinin ırkım sermesi bir tür ırkçılık mıdır?(Nebuyurursunuz?)
Hz. Peygamber şöyle buyurdu:
-Hayır ırkçılıkbu değildir. Ama kişinin zulmediyorken ırkına yardımcı olması ırkçılığın birtürüdür.»
Peygamberimiz bir diğerhadîslerinde de şöyle buyurmuştur:«Sizin en hayırlınız, (ırkım zulmü üzerindedesteklemek gibi bir) günahagirmeksizin soyunu müdafaa eden kişidir.» (7) Aziz Müminler!
Burada üzerinde önemledurmamız gereken husus İslâmî kuralları çiğnemeksizin, soyunu - ırkını sevmeninve gereğinde savunmanın İslâmî bir ruhsat olduğunu bilmektir.
Bu ruhsat pek tabiî kipropagandaya cevaz vermez. Zira İslâmî prensibler çiğnenmeksizin bile olsa ırkpropagandası, özellikle farklı ırkların yaşadığı bir İslâm ülkesindeayrılıklara, parçalanmalara sebep olur.
Bu da onları maddî vemanevî balamdan za'fa düşürür. İslâm Tarihi boyunca düşürmüştür. Devrimizde dedüşürmektedir.
Çok iyi bilmeliyiz ki;İslâm ülkelerinin İslâm çizgisinde birleşerek siyasî ve iktisadî bir blokoluşturamamaları için Amerika ve Avrupa emperyalizmi ile Rus emperyalizminindevrimizde yerli işbirlikçileriyle tahrik ettiği en büyük manevî unsur bumenfi ırkçılık -milliyetçilik davası olmuştur ve olmaktadır.
Müminler!
Hutbemizi özetleyerekderiz ki soy-ırk gerçeği izafî bir gerçektir. Bütün soylar-ırklar Hz. Âdem'inçocuklarıdır. Mühim olan yaradanımızın koyduğu ölçülerdir. Bu ölçülerinegemenliği için mücadele vermektir.
Peygamberimiz ne güzel buyurmuştur.
«Rabbiniz bir Rabdır. Babanız Âdemde birdir. Dininiz de tekdir. (İyice biliniz ki;) arablık sizin ne ananız nede babanızdır. O, dilden ibarettir.» (9)
Müminler!
Soyculuk-ırkçılıkbölücülüğe götürür. Bölücülük de ancak mevcut olan batı ve doğu emperyalizminiyaygınlaştırır.
Irk heyecanlarını İslâm potasında eritmeliyiz. Müşterek değerimiz İslâmdır. Gücümüz O'nadönüştedir.
Hutbemizi mevzuumuzlaalâkalı âyetlerle bitiriyorum.
Rabbimiz şöyle buyurur:«(Üstünlük ancak Allah'ın vePeygamberlerinin emirleri ve yasaklarına bağlılıktadır. Bu gerçeği);Sur'a' üfürüldüğü zaman; (Kıyamet Günü'nde anlayacaklardır.)
O gün aralarında(savunacakları ya da yardımını görecekleri) soylar-ırklar yoktur. (Hiç bir yararıolmayacağı için) birbirlerine soylarını-ırklarını da sormazlar.
(O Yüce Gün'de) kimlerin(amellerinin) tartılan ağır gelirse onlar kurtuluşa erenlerin takendileridir.Kimlerin tartıları da hafif gelirse onlar nefislerini zararauğratmışlardan ve Cehennem'de temelli kalacak
kişilerden (olacaklar) dır.» (10)
1. Bakara, 21.
2. Et-Tac, 5/60.
3. Nisa, 1; Hucurat, 13.
4. Şuara, 214; Şûra,7; İbrahim, 4; Nahl, 44.
5. Mişkâtül-Mesâbîh Han. 4906, 4902.
6. Geniş bilgi içinbak: A. Rıza Demircan, İslâm'da Batıla Benzemenin Hükmü, sah. 66-68.
7. M. Mesabih, Hn. 4909.
8. Miskâtül-Mesâbîh,Hadis No: 4906.
9. Bak. M. ErtuğrulDüzdağ, Türkiye'de İslâm ve Irkçılık Meselesi, M.E.D. Yayınları, 1978, sh.103.
10) Mü'minün, 101-103.


