
İSLAM DİNİNDE İÇİLMESİ VE YENİLMESİ YASAKLANAN MADDELER
Bedenî ve ruhî sıhhati büyük bir nimet olarak bildiren İslâm Dini,korunmasını da ibâdet görevi kılmıştır.
Dinimiz, sağlığın korunması maksadıyla vücut, elbise ve mekântemizliğini emrettiği, bazı temasları yasakladığı gibi, sıhhati zedeleyiciVasıftaki bazı maddelerin eğlence, gıda ve tedavi için alınmasını da haramkalmıştır. Hutbemizde bu mevzuu işlemeye çalışacağız.
a - Alkollüiçkiler
Dinimiz, vücudumuzun sinir ve sindirim gibi bütün sistemleriüzerindeki olumsuz etkileri tıbbî bir gerçek olan alkollü içkilerin içilmesiniyasaklamıştır.
Afyon, esrar, eroin ve benzerlerini de haram kılmıştır.
Rabbimiz bu yasağını şöylece bildirir: «Ey iman edenler! İçki, kumar,dikili taşlar, kısmet ok ve zarları, şeytan işinden bir murdardır. Bunlardankaçınınız ki, kurtulasınız. Şeytan, içki ve kumarda aranıza düşmanlık ve kindüşürmek ve sizi, Allah'ın zikrinden, duadan, namazdan alıkoymak istiyor.. Artık siz bunlardan sakınmazmısınız?» (1)
Mü'minler!
İslâm Dini, alkollü içkilerin tedavi maksadıylakullanılmasını da yasaklamıştır.
Daima kat'i gerçekleri ifade eden Yüce Peygamberimiz şöylebuyurmuşlardır:[«Alkollü içkiler deva değil derttir.»
«Allah sizin için haram kıldıklarında şifa yaratmamıştır.»] (2)
b - Domuz eti
İslâm Dini, domuz etinin yenilmesini haram kılmıştır.
Modem tıbbın, öldürücü bir hastalık olan silâhlı tenya ve domuz vebası mikroplarıtaşıdığını ve mikroplardan bütünüyle temizlenmesinin mümkün olmadığını tespitettiği domuz eti yemek, mü'minlere haramdır.
c - Haram kılınanhayvanlar
Kan, kesilmeksizin ölen, her hangi bir şekilde boğulan, darbe ilevurularak öldürülmüş olan hayvanların etleri de haram olduğu gibi yırtıcıhayvanlar tarafından öldürülen hayvanların etleri de Rabbimiz taralındanharam kılınmıştır.
Sıhhatimizin korunması maksadıyla yasaklandığı şüphesiz olan mezkûrmaddeler hakkında Maide sûresinin 3. âyetinde şöyle buyrulur:
«Ölü, kan, domuz eti, Allahtan başkası adına boğazlanan, (henüz canıüstünde iken yetişip kestikleriniz müstesna olmak üzere) boğulmuş, vurulmuş,yukarıdan yuvarlanmış, başka bir hayvan tarafından boynuzlanmış, canavartarafından parçalanmış olup ölen hayvanlar... üzerinize haramedilmiştir...» (3)
Mü'minler!
İslâm alimleri arasında umumî vasıftaki âyet ve hadisleri değerlendirmefarkı varsa da genel kabule göre kara hayvanlarından aslan, kaplan, ehli eşek,köpek, kurt, çakal, şahin ve doğan gibi hayvanların etlerini yemek haramdır.Çekirge müstesna haşarat nevinden olan hayvanlar da dinimizde haramdır.
Hanefî Mezhebinin ictihatlarına göre balık cinsinden kabul edilmeyenmidye, istiridye, yengeç, teke,istakoz ve bunlara benzer hayvanların yenmesi de helâl değildir. (4)
Burada tekraren ifade edelim ki, yüce Rabbimizin yasaklan vePeygamberimizin açıklamaları ile belirlenen bütün bu haramlar, hiç şüpheyoktur ki, mü'minlerin sıhhatini koruma hikmetine dayanmaktadır.
d - Diğer yasak maddeler
Yukarıda açıklanan maddeler yasaklandığı gibi, İslâm'da ferdin;birdenbire veya yavaş yavaş ölüme sebebiyet verecek zehirli, uyuşturucu vezarar verici maddeleri kullanması veya hasta edecek maddelerden yemesi,içmesi de haramdır.
Bu itibarla sigara gibi zararları tıbben sabit olmuş maddelerikullanmak dînen mahzurludur. Çünkü mü'minler, Peygamberimizin emirlerigereğince dinlerini koruyabilmek için helâliyeti ve harâmiyeti şüpheli olanmaddelerden de kaçınmakla mükelleftirler. «Sana şüphe vereni bırak. Sana şüphevermeyene sarıl...» buyuran Peygamberimizin bu mevzûdaki açık beyanları şöyledir:
«Muhakkak olarak helâl belli, haram bellidir. Lâkin aralarında helâlede harama da benzer şüpheli şeyler vardır ki, onları insanların çoğu bilmezler.Şüpheli şeylerden kaçınan bir kimse; dinini, insani kıymetini korumuş olur.Şüpheli şeylere dalan bir kimse harama düşme tehlikesindedir. O, tıpkı, sınırkenarında hayvan otlatan ve nerede ise yasak yerde otlatacak bir çoban gibidir.Bilin ki, her hükümdarın hududu(sınırları) vardır; Allah'ın sınırlan iseharamlardır.» (5)
Hususîyle mü'min ve mütehassıs (uzman) doktorların, hastaları içinmahzurlu görüp yasakladıkları maddelerin hastalar tarafından yenilmesi ve içilmesi de dinen sakıncalıdır.
Çünkü Yüce Rabbimiz mukaddes kitabımız Kur'-ân-ı Kerîm'de şöyle emirbuyurmaktadır." (Her hangi bir sebeple) nefislerinizi öldürmeyin,şüphesiz Allah size çok merhametlidir.» (6)
Muhterem Mü'minler!
Helâl ve temiz nimetlerden dahi vücut sağlığımızı zedeleyecek derecedeyenilip içilmesi haramdır.
Bu mevzuda Kur'ân-ıKerîm'de varid olan,
[«...Yiyiniz, İçiniz, fakat israf etmeyiniz.»
«...Kendinizi ellerinizle tehlikeyeatmayınız...»] (7)
şeklinde umumî vasıftaki emirler yaranda, Aziz Peygamberimizin şu feyizli sözleri desıhhatimizi korumamız hususunda bizleri pek güzel irşat etmektedir.
«Âdemoğlu karnından daha fena bir kap doldurmamıştır. Belinidoğrultacak bir kaç lokma ona yeter. Yok bir kaç lokma ile yetinmeyecekse(karnının) üçte birini yemeğine, üçte birini içeceğine, üçte birini de nefesineayırmalıdır.» (8)
Mü'minler!
«Çok yemek (nefse) kötülüktür.» buyurarak az yemeğe teşvik edenPeygamberimiz sahâbî Ebu Zer (R. A.)'e şöyle buyurmuştur:
«Ya Eba Zer! Yemeği ve konuşmayı azalt ki, cennette benimle beraberolasın.» (9)
Çok yemek yeme hastalığının ümmeti hakkında korktukları iptilâlardanbiri olduğunu da Peygamberimiz şöylece açıklamıştır:«Benden sonra, ümmetimiçin üç hususta korkuyorum. Bunlar, sapık arzular, bilgiden sonra gaflet, çokyemek ve şehvetlere tutulmaktır.» (10)
Helal olan gıdalardan hastalık yapacak şekilde yemek dinimizdeyasaklandığı gibi aslında helal olan fakat içki - kumar - fuhuş ye faizişletmeciliği gibi haram yollarla kazanılmış olan paralarla alınan gıda maddeleriniyemek de haram kılınmıştır.
Helâl kazançlarla alınan mallarla haram kazançlarla alınan aynı cinsmallar arasında görünürde fark yoksa da beden ve ruh üzerindeki sonuçlarışüphesiz farklıdır. Fark olduğu içindir ki Rabbimiz mü'minlere şöyle emirbuyurmuştur:
«Allahın sizi rızıklandırdıklarından helâl ve temiz olarak yiyin. EğerO'na ibâdet ediciler iseniz, Allah'ın nimetlerine karşı şükredin.» (11)
Muhterem Mü'minler!
Yüce dinimiz, ağız yolu ilealınabilecek bazı gıdaları yasaklayarak sağlığımızı koruduğu gibi, gıdasızlığındo ğuracağı hastalıklara karşı da koruma altına almıştır.
Yeterli vitaminleri alamayan bünyelerin her hastalığa açık olduğu,verem gibi bazı hastalıkların da gıdaî yetersizlik yoluyla geliştiği aşikârdır.
Sosyal adaleti gerçekleştirecek kuralları koyan dinimiz, önceliklefakirliğin doğurabileceği sefaleti ortadan kaldırmıştır. Zengin mü'minlere yüklediğizekât, âciz akrabaya nafaka gibi görevlerle ve de İslâmî toplum yönetimineyüklediği sosyal sefaleti giderici vazifelerle ferdin zarurî ihtiyaçlarınıkarşılamıştır.
Yüce Rabbim'den cümlemizi yasaklanan maddelerden kaçınarak bedenî veruhî sıhhatini koruyan gerçek kullarından kılmasını dilerim.
1) Maide, 90
2) C. Sağîr, 1/72;Tac, 3/212.
3) Maide 3.
4) Bak, a)El-İhtiyar, K. Zebâih. b) M. Zihni, Nimetül - İslâm K. Sayd.
5) C. Sağîr, 2/15;M. Mesâbîh, Hn. 2762.
6) Nisa, 29.
7) Araf, 31;Bakara, 195.
8) R. Salihin, B. Fazlil-Cûi... Hn. 26.
9) M. Mesâbih, Hn. 4238; K. Hafâ, Hn. 3278.
10) C. Sağîr, 1/13.


