
İSLAM BİNASININ TEMELLERİ
Kelime-iŞehâdet Bir İnkılap Projesidir
Kelime-iŞehâdet, insan hayatını bütünüyle kuşatan ve yönlendiren İslâm Dini'nin iman esaslarının özü ve özetidir.
Orijinal ifadesi " Eşhedüen Lâ ilâhe illelah ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve resûlühü" olanKelime-i Şehadetin kısaca anlamı şöyledir:«Ben Allah'dan başka hiçbirilah olmadığına kesin olarak inanırım. Muhammed'in O'nun kulu ve peygamberiolduğun a da şüphesiz olarak inanırım.»
Kelime-i Şehâdet'igetirmek inanılacak iman esaslarını tespit etmektir. Yaşanılacak hayatprogramını ve izinden gidilecek hayat önderini belirlemektir. Hayatın amacınıAllahın Kelime-i Şehâdet'i kalbiyle doğrulayan, diliyle açıklayan kişimümindir.
Allah'ın bütün insanlariçin seçip görevlendirdiği son peygamberi Hz.Muhammed şöyle buyurur:«Dilikalbini doğrulayarak (Kelime-i Şehâdet getiren, böylece ) Allah'ınvarlığına, birliğine, ortağı bulunmadığına ve Muhammed'in de O'nun kulu vepeygamberi olduğuna inanan kişi (mümindir ve o) Cennet'e girer.»(1)
Peygamberimizi buhadislerinden anlıyoruz ki Kelime-i Şehâdet getiren kişi bir anda kâfir ikenMüslüman, Allah'ın azabı olan Cehennem'e müstehak iken, rahmeti olan Cennet'inegirmeye hak kazanır.
Evet, «Eşhedü enlâilahe illellah ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve Resulüh»diyerek Kelime-i Şehâdet getiren kişi İslâm Dini'nin mensubu, İslâmcemiyetinin bir ferdi, mü'minlerin kardeşidir. O artık Allah'ın rızasınıhayatın gayesi bilen bir inanışın bağlısıdır. Onun inançlarının, sosyalekonomik, hukukî ve ahlâkî ilkelerinin kaynağı İslâm'dır.
İnsan hayatında biranda, bu derece büyük değişiklikler meydana getiren Kelime-i Şehâdet dediğimizbu inkılâpçı (devrimci)cümlenin büyüklüğü ve sırrı nedir acaba? Hiç şüpheyoktur ki, insanları bir anda İslâm'a bağlayan bu cümledeki sır, kendisinimeydana getiren kelimelerde değil, bu kelimelerin canlı ve inkılâbcımânalarındadır.
İşte gerçek mü'min; bucanlı mânaları ruhuna sindiren ve bu mânaların sembolize ettiği İslâm Dinini,düşüncelerine, yaşayışına hâkim kılan insandır.
Çok iyi bilmeliyiz kiKelime-i Şehâdet'in yalnızca lâfızlarını söyleyen mü'min'e, İslâm'ın dünyahayatında sağlayacağı saadet, temin edeceği istikbal yoktur.
Çünkü Şanlı Peygamberimiz:«İman arzularla, (sözlü ve görüntülü) süslenmelerle değil, kalplerde yerleşmesiyle,yaşayışın da onu doğrulamasıyla vücut bulur.» (2) buyurmuşlardır.
Kelime-i Şehâdet,Allah'a ve Hz. Muhammed'e iman olmak üzere iki ana bölümden oluşmaktadır.
a) Allah'aİman
Kelime-i Şehâdet getirenkişi İslâm Dini'nin bildirdiği şekilde Allah'a özetle şöylece iman etmiş olur.
Bu engin kâinatı, canlıve cansız bütün varlıkları ve insanları yaratan ve yaratmakta olan Allah'tır.
Allah birdir, kudretisonsuzdur. Kâinat onun idaresindedir. Bütün varlıklar O'na muhtaçtır. O,dilediğini yapmaya gücü yetendir. O, her varlığın sebebi ve gayesidir. O,göklerde ve yerde, gizli ve açık her varlığı görür. Hiç bir varlık O'nun dengideğildir. Yaratıklar O'nun varlığını kavrayamazlar.
Fakat her varlık, O'nunmevcudiyetine, büyüklüğüne delildir. O, bütün yanılmalardan beridir. Maziyi,hâli, istikbali bilen, ezeli ve ebedî olandır. İnsanları kendi zatına ibadetetmeleri için O yaratmıştır. Yarattıkları üzerinde hakimiyet hakkı yalnızcaO'nundur. Ölümden sonra insanları diriltecek, huzurunda muhakeme edecek; cezave mükâfat verecek ancak Allah'tır.
Kelime-i Şehâdet'leAllah'a böylece inanan mü'min Yüce Rabbimize yönelerek üstlendiği kulluğuşöylece dile getirmiş olur.
«Allahım! Beni yaratanve yaşatan Sensin. Ben ancak senin kulunum. Yargılayacak, cezalandıracak vemükâfatlandıracak olan ancak Sensin. Emirlerini ve yasaklarını bildirenKur'ân'ına inanıyorum. Ben senin nimetlerinle ancak senin emirlerin veyasakların doğrultusunda ve ancak senin rızan için yaşayacağım. Seninyasalarına uymayan hiç bir ilkeyi benimsemeyeceğim. Sana yönelmeyenlere, seninbuyruklarını tanımayanlarla birleşmeyeceğim. Allahım!Hiç bir zararın ve hiç bir menfaatin senin iznin olmadan gelmeyeceğineinanıyorum. Hayatımın her anını bu inançla yaşamaya çalışacağım.»
Kelime-i Şehâdet'inikinci bölümü Hz.Muhammed'in Allah'ın kulu ve peygamberi olduğuna inanmaktır..
b) Hz. Muhammed'e İman
Kelime-i Şehâdet getirenkişi Hz.Muhammed'e şöylece inanmış olur:
O, Allah'ın seçtiği veKur'ân'la insanlığa gönderdiği son peygamberdir. Peygamberliğievrenseldir. Hz. Muhammed insanlarıAllah'ın rızasına götüren bir peygamber ve mübarek hayatıyla en güzel yaşayışıörneklendiren yegâne mürşiddir. O'na bağlanmadan, O'nu sevmeden, O'nun izindengitmeden mutlu bir insan ve Allah'a sevimli bir kul olunamaz. O, yalnız imanhayatının değil, idarî, iktisadî, içtimaî, hukukî ve ahlâkî hayatın da önderi,her asrın ve her zümrenin değişmez rehberidir.
Mü'min bu imanla HazretiMuhammed ile şöylece sözleşme yapmış olur:«Ey Allah'ın Peygamberi!Senin peygamberliğine inanıyorum.Tebliğ edip örneklendirerek açıkladığınKurân çizgisinde yaşayacak,yalnızca seni hayat önderi tanıyacağım. Âhiret saadetimin ancak senin önderliğinlegerçekleşeceğine iman ediyorum. Senden başkasına bağlanmayacak, senden ilhamalmayanları izlemeyeceğim.»
Kelime-i Şehâdet'in Hz.Muhammed'e iman bölümü İslâm Dininin diğer bütün iman esaslarına inancı daiçine alıcıdır.
Zira Hz. Muhammed'einanmak, O'nun tebliğ ettiği Kur'ân-ı Kerîm'e ve bildirdiği bütün hakikatlereimanı gerektirir.
Kur'ân-ı Kerîm iseAllah'ın meleklerine, insanlaragönderdiği peygamberlere ve mukaddes kitaplara, ilâhî kadere, ölümden sonradirilişe, Cennet ve Cehennemin varlığı ve ebediliğine inancı zarurikılmaktadır.
Kelime-i Şehâdet'ingerçek anlamını hutbemizle açıklamağa çalıştık. Mü'min bu imanın insanı olarakyaşar, hayatını bu şuurla tanzim ederse o, imanın lezzetine ermiştir.Hayatınıanlamlandırmış ve amaçlandırmıştır.. Ebediyet cennetlerine de o vâristir.
MuhteremMü'minler!
Kelime-i Şehâdet'incanlı ve inkılâbcı manâlarına dönelim. Bir inkılâb projesi olan Kelime-iŞehâdet'in gerektirdiklerini hayatımıza tatbik ederek gerçekleştirelim.
Hutbemizi BeyyineSûresinin yedinci ve sekizinci âyetlerinin anlamlarıyla bitiriyorum:«İman edenve güzel işler, hayırlı ameller yapanlar (yok mu?) Gerçekten onlaryaratılanların en hayırlısıdır.Onların Rableri katında mükâfatı altlarından ırmaklarakan cennetlerdir. İçlerinde ebedi kalıcıdırlar. Allah onlardan razı olmuştur.Onlar da O'ndan hoşnut olmuşlardır.İşte bu saadet Allah'ın (azabından) korkanlar içindir.»
1) Tefsîr-uİbn-i Kesîr, Nisa, 1/510.
2) Camius- Sağîr (Leyse) bölümü, 2/134.


