İKTİDAR ALANLARIMIZI İSLÂMLAŞTIRMALIYIZ

İKTİDAR ALANLARIMIZI İSLÂMLAŞTIRMALIYIZ
İslâm, Yüce Rabbimizin dünya ve âhiret saadetimiz için koyduğu ilâhî nizamdır. Ona inanan insan bu kutsal düzenin bütün bildirileri, emirleri ve yasaklarına muhataptır. Ancak güç yetirebildiklerinden sorumludur.

Bedenî ibadetlerden, uygulanmaları, haklar ve özgürlüklerin tam anlamıyla kullanımını ve yönetici otoritenin varlığını gerektiren toplumsal yasalara kadar sorumluluk, gücümüzle sınırlıdır. Çünkü, “Allah yalnızca güç yetirebileceklerimizi teklif edeceğini” bildirmekte ve şöyle buyurmaktadır:

“Gücünüz ölçüsünde Allah’a karşı kulluk bilinci ve yaşantısı içerisinde olun, dinleyin ve de itâat edin. Öz benlikleriniz için hayır vasıflı harcamalar yapın. Nefsinin doymazlığından korunanlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.” (Teğabun 16)

Bütün hayatı Kur’ân’ımızın fiilî açıklaması olan Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) de müminleri güç yetirebilecekleri ile görevlendirmiş, ancak ve ancak yapılabilecek olanların üstlenilmesini emir buyurmuştur.

Sahabi Cerir İbn-ü Abdullah şöyle anlatıyor:

Allah’ın Resûlü’ne gelerek, “Sevdiğim ve sevmediğim her hususta emirlerinizi dinlemek ve itâat etmek üzere size biat ediyorum” dedim. “Buna güç yetirebilir misin?” dedi ve şöyle devam etti: “Güç yetirebileceğim hususlarda dinleyip itâat etmek üzere biat ediyorum, de.”

Şanlı Peygamberimiz (sav) güç yetirilemeyecek olanları yapmaya kalkışmanın şahsiyet çiğnetmek olacağını, bunun da helal olmayacağını açıklamıştır. Kişinin şahsiyetini nasıl çiğnetebileceğinin sorulması üzerine de, “Üstesinden gelemeyeceği işlerin altına girmekle/nefsini zalim yöneticilerin zulmüne uğratmakla çiğnetir” buyurmuşlardır.

***

Açıklandığı üzere Kur’ân ve sünnetin yüklediği görevleri gücümüz ölçüsünde yapmakla mükellefiz. Bir diğer ifadeyle, iktidar alanlarımızı İslâmlaştırmakla yükümlüyüz. Özel hayatımızda, ailevi ve sosyal yaşantımızda kişisel iktidar (güç) alanları kültürel ve maddi seviyeye, siyasî ve idari konuma ve de demokratik sivil kitle örgütlerindeki etkinliğe göre değişebilir. Bir kişinin iktidar alanı içindeki işler diğer bir kişi için yapılamayacak ameller olabilir. Biz burada sosyal hayatımızdan bazı misaller sunacağız, örnekler tarafınızdan çoğaltılabilir.

  • Kur’ânî emir gereği Yaradan’a itâat ve insanlara katkı olacak işlerde yardımlaşmakla vazifeliyiz. Bu görevimiz için genelde insanı ve çevreyi korumaya, sosyal adâleti yeşertmeye yönelik çalışmalara katılabilir, özelde işlerimiz ve işyerlerimiz için İslâmî duyarlılığı olan insanları tercih edebiliriz. Özellikle anayasal hakları çiğnenerek işlerinden çıkarılan-atılan dindar insanları, örtülü bayanları, durumlarını istismar etmeksizin çalıştırabiliriz.
  • Eğer inanıyorsak, faizden kaçınmalıyız. Kaçınmak Rabbimizin buyruğu olduğuna göre, ekonomik faaliyetlerimizde özel finans kurumlarını tercih edebiliriz. Özel finans kurumları olarak da duyarlı müminlere güç katabiliriz.
  • Dini ölçülere, olgun akıl ve bilime aykırı olan olumsuz işleri bizzat yapacağımız atılımlarımızla veya sözlü-yazılı uyarılarla da ya da kalbi tavırlarla değiştirmeye çalışmak Peygamberimizin yüklediği görevimizdir.

Bu görevimizin icabı olarak inançlarımız ve ahlâk değerlerimizle çatışan görsel ve yazılı medyaya tavır koyabilir, gerçeklerimizin naşiri olacak yayınlar çıkarabilir, mevcutları alıp okuyarak ve reklam vererek destekleyebiliriz.

  • Yaratılış düzenimizle çelişen, İslâmî kültürümüzle çatışan, üstelik aleyhimize resmileştirilen kılık kıyafet şekillerine karşı Hz. Peygamberimizin yolunu özleyerek sakal-bıyık bırakabilir, giysilerimizde bize özgü estetik çizgiler oluşturabiliriz.
  • Allah yolunda hakkıyla cihad etmekle yükümlüyüz. Bu cihad ilim ve üretim cihadı olabileceği gibi, ekonomik savaş cihadı da olabilir. Bu gerçekten hareketle siyasî, iktisadî ve silahlı güçlerini Müslümanlar aleyhine kullanan, İslâm ülkelerine fiili saldırılar düzenleyen mütecaviz ülkelerin mallarını almayabilir, alınmaması gereğini yayabilir, paralarını alternatif paralarla değiştirebilir, zulümlerine duyduğumuz nefreti dile getirebilir, böylece iktidar alanlarımızda cihad yapmış olabiliriz.
  • Günah nitelikli işlerde yardımlaşma Kur’ânî yasaklar arasındadır. Bu nedenle vergilerimizin faizcilere yedirilmesine, haklar ve özgürlüklerin çiğnendiği kurumlara payanda yapılmasına onay veremeyiz. Veremeyeceğimiz için beyan edeceğimiz vergilerimizin ödemesini ertelemek dahil her türlü meşru yola başvurabileceğimizi açıklayarak uyarılarda bulunabilir, sivil itâatsizliğin yöntem kılınabileceğinin bilincinde olduğumuzu duyurabiliriz.

İslâm Yaşanmak İçindir

İslâm bir bütündür ve yaşanmak içindir. Sosyal hayattan soyutlanarak İslâm yaşanamaz, yalnızca namaz kılıp oruç tutarak Yaradan’a kâmil anlamda kulluk da yapılamaz. Biz, iktidar alanlarımızın bütününde İslâm’ı yaşama gayretini gösterelim ki, Rabbimizin yardımına ve Cennetlerine hak kazanalım.

Hutbemizi Ankebut Sûresi’nin 69. âyeti ile bitiriyorum:

“Güçlerini zorlayarak uğrumuzda mücadele verenleri elbette ki (sevgimize ve nimetlerimize götürecek) yollarımıza iletiriz. Allah, kendisini görür gibi davranarak yaptığını güzel yapan yardımperver kullarla beraberdir.”

Ali Rıza Demircan

https://www.alirizademircan.com.tr:443/iktidar-alanlarimizi-islamlastirmaliyiz-3-694h.html



Sexual Life According To IslamİSLAMA ƏSASƏN SEKSUAL HƏYATСЕКСУАЛЬНАЯ ЖИЗНЬ СОГЛАСНО КАНОНАМ ИСЛАМАئىسلامدا جىنسىي تۇرمۇشبيان حكم استرقاق الأسيرات و الاستغلال الجنسي لهن في ضوء القرآن والسنة
Ana Sayfa | Biyografi | Eserleri | Cuma Hutbeleri | İnceleme Makale | Güncel Konular | Haberler | İletişim