HER ALANDA MÜSLÜMANIN REFERANSI İSLÂM’DIR

HER ALANDA MÜSLÜMANIN REFERANSI İSLÂM’DIR
Kendisinden gereğini yapabileceği bir öğüt isteyen sahabî Süfyan Es-Sakafi'ye Yüce Peygamberimiz, Rabbinden aldığı ilâhî emrin çizgisinde şöylece emir buyurmuştur:

"Rabbim Allah'tır de, sonra da dosdoğru yaşa." (Hûd 112; İ. Mâce, Hn. 3972)

“Dosdoğru yaşa” buyruğu, “Dosdoğru yol olan İslâm’a göre yaşa” anlamında olduğu için, hayatın her anı ve safhasında Müslümanın referansı İslâm’dır. Bir diğer ifadeyle Müslüman; temel bilgileri, ahlâkî ölçüleri, yönetici ve yönlendirici buyrukları yalnızca İslâm’dan alır.

Müslüman olarak yaşamak ve ilâhî rızaya ererek Müslüman olarak can vermek isteyecek her ferdin İslâm’ı referans alması “olmazsa olmaz” bir hayat düsturudur. Değil İslâmî ve demokratik düzenlerde, egemenliğin zâlimleştiği baskıcı totaliter rejimlerde bile, İslâm referans alınacaktır. İslâm’ın referans alınabilmesi için ise çok iyi kavranılması, nerede ve ne zaman, hangi ölçülere başvurulması gerektiğinin bilinmesi gerekir.
İslâmî Düzende…

Kur’ân-ı Kerîm’e, sevgili Peygamberimizin buyruklarına ve bu iki temel kaynakla bağlantılı aklî verilere göre yapılanacak İslâmî toplum düzenlerinde toplumun doğası gereği hiçbir engel olmayacağı için özel-kamusal-sivil-askerî alan ayrımı yapılmaksızın tüm alanlarda İslâm referans alınacaktır.

Zira Yüce Mevlâ’mız insanlık için hayat düzeni olarak seçtiği ve razı olduğu İslâm Dini’ni, evrensel kıldığı Peygamberi Hz. Muhammed’le referans alınması, izinden gidilmesi için göndermiştir. Kur’ân ve Nebevî sünnetin bütünüyle açıklanan bu gerçek, Enfâl Sûresi’nin 20. ve 21. âyetlerinde şöylece özetlenmektedir:

“Ey iman edenler! Allah’a ve O’nun Peygamberi Muhammed’e itaat edin, bağlılık gösterin. (Referans almanız gereken) Allah’ın mesajını işitmiş olduğunuz halde, ondan yüz çevirmeyin. Dinleyip kulak asmadıkları halde ‘işittik’ diyenler gibi olmayın.”

Demokratik Sistemde…

İnsan hakları ve özgürlüklerine saygılı, hukuka dayalı demokratik düzenlerde de İslâm referans alınacaktır. Alınmasına engel yoktur.

Çünkü demokratik düzenlerde kişisel hayat özgürdür.

Azınlığın haklarını da koruyan çoğunluk talepleri belirleyici temel unsurdur. Çoğunluğun eğilimleri ve istemleri dışında etken yoktur.

Bu gibi düzenlerde yoğunlaştırılacak talepler doğrultusunda sivil ve siyasî örgütler, İslâm insanını yetiştirecek okullar ve üniversiteler kurulabilir.

İslâmî inanç ve ahlâk değerlerine bağlı yayınlar yapacak yazılı ve görsel medya oluşturulabilir. Helâl seçenekler sunan finans kurumları ve borsalar hayata geçirilebilir.

İslâm referans alınarak, İslâmî bir hayatın yaşanmasına ortam hazırlayacak daha pek çok kurum tesis edilebilir.

Duyarlı Müslümanların oluşturulması, yaşatılması ve geliştirilmesinde ciddi katkılar sağlamaları gereken demokratik düzenlerde İslâm’la (İslâm dışı) seküler hayatın örtüştüğü noktalarda ve özel hayatla ilgili durumlarda İslâm’ın şahıslara yönelik buyrukları uygulanacaktır. Örneğin “Namaz kılınız, âdil olunuz, sözleşmelerinizi uygulayınız, tesettürlü olunuz, içki-kumar-zina ve zulümden kaçınınız, kişileri-ilkeleri ilâhlaştırmayınız” gibi kişilere yönelik özel emirleri ve yasakları referans alınacaktır. Uygulanmaları toplumun çoğunluğunca talep edilmelerini, bir diğer ifadeyle İslâmî yönetimin varlığını gerektiren, örneğin ceza ve miras hukuku gibi alanlarda ve İslâm’la çelişkili kamusal işlemlerde ise İslâm’ın genel prensipleri referans alınabilir.

Kur’ân’ımızın “Allah her bir kişiye ancak yapabileceklerini yükler…” (Bakara 286; Mü’minûn 62) düsturu ile “Gücünüz ölçüsünde kulluk çizgisi üzerinde yaşayınız.” (Teğâbün 16) emri ve bu emrin uygulanmasında Yüce Peygamberimizin biat aldığı sahabelerine, sorumluluklarının güçleri ile orantılı olduğunu açıklaması, İslâm’ın referans alınabilir başlıca genel prensipleridir. (S. Nesâî 7/147)

Totaliter Rejimlerde…

İslâm’ın referans alınması Müslümanın olmazsa olmaz bir hayat düsturu olduğu için totaliter rejimlerde bile İslâm referans alınacaktır.

İslâm’ı yaşamada tehlikelere sine açacak atılımlara sınır getirilmemekle beraber, bu gibi zâlim düzenlerde Müslümanların sorumluluğu hiç şüphesiz güçleri ölçüsünde olacaktır.

Ağır baskılar altında sorumluluğun düşeceği de bir gerçektir. Peygamberimiz bu gerçeği şöylece açıklamışlardır:

“Gerçekten Allah, ümmetimin hata ederek, unutarak ve zorlanarak yaptığı işlerin sorumluluğunu kaldırmıştır.” (İ. Mâce, Hn. 2045)

Ne var ki öldürülme, uzun süreli hapsedilme ve bir organın telef edilmesi gibi müessir tehditleri içermeyen baskılar, vicdan, din ve düşünce hürriyetleri gibi temel hakların ve hürriyetlerin korunması ve kullanılmasında caydırıcı amiller olarak değerlendirilemezler.

Temel haklar ve özgürlükleri çiğneyen zâlimlere karşı onların benimsediği yöntemlerle güç ölçüsünde mücadele verilmesi Müslümanların cihad görevidir.

Cennet’e götürücü amel kılınan ve başta kültürel olmak üzere pek çok nevi içeren mallarla ve canlarla cihad, hiç şüphesiz yaşanılan yurtlar, haklar ve özgürlükler gibi kutsalların korunması için emrolunmuştur. (Hac 39; Nahl 126; Bakara 190; Saf 11-12; Furkan 52) Emrolunanlar elbette uygulanacaktır.

İnanmak ve İslâmî hayatı yaşamak üzere biatlaşıp sözleşmek için, kendisine gelen fakat ihtiyaçlarının fazlalığını ve galebe çalabilecek korkaklığını ileri sürerek zekâttan ve cihaddan bağışlanmasını isteyen Mabet oğlu Beşir’e Yüce Peygamberimiz Hz. Muhammed şöyle buyurmuştur:

“Zekât vermeyecek, cihad yapmayacaksın. Peki bu durumda nasıl Cennet’e gireceksin?” (Muhtasar İ. Kesir, Enfâl 15)

İslâm’ın Yüceliği Yaşanmasındadır

İslâm bir bütündür. Yüceliği ve verimliliği de bütünlüğünde ve bir bütün hâlinde yaşanmasındadır. Müslüman nerede ve hangi şartlar içerisinde bulunursa bulunsun, gücü ölçüsünde İslâm’ı referans almakla mükelleftir. Hutbemizi Ahkâf Sûresi’nden âyetlerle bitiriyorum:

“Rabbimiz Allah’tır deyip, sonra da (referans aldıkları İslâm’a göre) dosdoğru yaşayanlara hiçbir korku yoktur. Onlar üzülmeyeceklerdir de. Onlar, yaptıklarının ödülünü alacak cennetliklerdir. Ve orada ebedî olarak kalacaklardır.” (Ahkâf 13-14)

Ali Rıza Demircan


https://www.alirizademircan.com.tr:443/her-alanda-muslumanin-referansi-islamdir-3-700h.html



Sexual Life According To IslamİSLAMA ƏSASƏN SEKSUAL HƏYATСЕКСУАЛЬНАЯ ЖИЗНЬ СОГЛАСНО КАНОНАМ ИСЛАМАئىسلامدا جىنسىي تۇرمۇشبيان حكم استرقاق الأسيرات و الاستغلال الجنسي لهن في ضوء القرآن والسنة
Ana Sayfa | Biyografi | Eserleri | Cuma Hutbeleri | İnceleme Makale | Güncel Konular | Haberler | İletişim