
HAKKA ÇAĞIRMA VE BATILDAN SAKINDIRMAK VAZİFEMİZDİR
Allah Zülcelâl bizleriyüceltmek için peygamberlik görevinin özünü teşkil eden Hakk'a çağırmak veBatıl'dan sakındırmak ile bizleri de vazifelendirmiştir.
Müminler!
Bilmemiz gereken İslâmiman esaslarını, Allah'ın ve Peygamberinin açık ve kesin emirleri veyasaklarını iyice öğrenmek ve gücümüz ölçüsünde diğer insanlara tebliğ etmeklemükellefiz. Evet her bir ferdimiz görevlidir. Ancak yüce Allah bu vazifeninöneminden ötürü aramızda İslâm Dini'nin en hususiyetlerini bilen, aklî ve ilmîdelillerle her seviyedeki insanları ikna ve irşad edebilen ve yalnız Hakk'açağırmak ve Batıl'lardan sakındırmakla vazifeli bulunan- bir topluluğun bulunmasınıda emir buyurmuştur. (*)
MuhteremMüminler!
«Hakka çağırmak ve Batıllardansakındırmak» namaz ve zekât gibi kudsî ve sürekli bir vazifemizdir.
Bu görev özellikleyaşadığımız laik toplum düzeninde çok önemli ve ihmal kabul etmez, birgörevdir.
Eğitim müesseselerinde,radyo-televizyon ve basın gibi sosyal kurumlarında alabildiğine İslâm'laçatışan batılların sergilendiği ve bu batılların hukuk düzeni ile korunmakistendiği bir cemiyette bu görevin önemi açıktır.
Gücümüz ölçüsünde ifaile mükellef olduğumuz Hakk'a çağırmak ve Batıllardan uzaklaştırmak görevininmuhatabı İslâm'a inanan ve inanmayan bütün insanlardır.
Müminler!
Hakk'a çağırmak veBatıl'lardan sakındırmak görevimizi öncelikle aile ve akraba fertlerimizüzerinde yoğunlaştırmakla vazifeliyiz.
Çünkü Rabbimizşöyle emir buyurmuştur.
Tahrim SûresiÂyet 6 :«Ey İman Edenler! Yakacağı insanlar ve taşar olan Ateşten nefislerinizive aile fertlerinizi koruyunuz...»
Şuara Sûresi Âyet 214:«öncelik ve özellikle) akrabanı(Cennet ile müjdeleyip Cehennem azabı ile) korkut.»
Aile ve akrabafertlerinin inanç, şuur, bilgi, yaşayış ve karakter durumlarım daha iyibilebileceğimizden ötürü daha verimli bir çağrıda bulunabileceğimiz içinonlara öncelik vermemiz emrolunmuştur. Ancak diğer toplum fertlerine karşıirşad vazifemizi ifa etmemiz de kaçınılmaz bir görev olarak yüklenmiştir.
Rabbimiz, şöyle buyuruyor:[«(Muhataplarınınseviyesine göre) Rabbinin yoluna aklî ve ilmî delillerle ve güzel öğütlerleçağır...»
«(özellikle müminlere)öğüt ver. Çünkü öğüt müminlere yarar sağlar.»] (')
Müminler!
Allah'ın ve Peygamberininemirlerine ve yasaklarına göre yaşamaya ve Âhiret hayatına hazırlanmayaçağrımız muhataplarımız tarafından kabul edilsin veya -edilmesin bizler buvazifemizi sürdürmekle mükellefiz.
Mükellefiz,çünkü;
a - Allahtan ümit kesmek haramdır.
b - Usulüne uygun olaraksevdirici bir dil ve şefkatli bir gönülle çıkar düşüncesi taşımaksızıntekrarlanacak davetin kabul edilme ihtimali vardır.
c - Kabul edilmese debiz vazifemizi yapmış Rab bimize karşı sunacağımız mazeretimizi hazırlamış oluruz.Böylece imansızlığı ibâdetsizliği ve ahlâksızlığı sebebiyle ceza göreceklerarasından çıkmış ve bu kudsî görevi îfa etmeyenlerin uğrayacağı azaptankorunmuş oluruz. (*)
Aziz Müminler!
Kuşkusuz her ferd kendiinançları ve amellerinden mesuldür. Başkalarının günahlarının cezasınıelbetteki biz çekecek değiliz.
Ancak biz başkalarınıngünahlarını değil, başkalarını Hakk'a çağırıp Batıllardan uzaklaştırmamanın bizeait olan günahlarının azabım çekeceğiz.
Peygamberimiz bu gerçeği şöyle açıklıyor:«Canımegemenliği altında bulunan (Allah) a yemin eder (ek bildirir) im. Sizler İslâmDininin sunduğu Hayat Düzeni'ne mutlaka çağırmalı, Batıllardan da mutlakasakındırmalısınız.
Yok eğer böyleyapmazsanız Allah kısa bir süre geçmeden üzerinize azabını salar. (Siyasî,iktisadî,, ahlâkî felâketler şeklinde ve tabiî âfetler tarzında olabilecekdeğişik türden azaplar geldikten) sonra O'na duâ edersiniz ama duanız kabulolunmaz.» (')
Müminler!
Allah'a ve O'nun düzeniİslâm'a çağrının yapılmadığı bir cemiyette hayatın batılların egemenliğinde kalacağışüphesizdir.
Akın akın inançsızlığa,sömürüye ve şehvetlere dalan toplumumuz fertlerinin kâfirlik ve münafıklık bataklığındabatarken bizi de batıracağı şüphesizdir.
Fiili örneklerini enciddî Müslüman ailelerin nesillerinde apaçık görebildiğimiz bu batışınmuhtemel olduğunu ve tek kurtarıcı çaresini Peygamberimiz bir örnekle bizeşöyle açıklıyor: «(Emirleri ve yasaklarını uygulayarak) Allanın sınırlarınıkoruyanlarla (ilahî yasaları çiğneyerek) bu sınırları aşanlar (bindikleri)geminin (üst ve alt katlarına) kura çeken, böylece bir kısmı geminin üst katmaçıkan ve bir kısmı da alt katında kalan bir topluluk gibidir.
Bunlardan alt kattakilersu almak istedikleri zaman üst kattakilerin yanından geçiyorlardı. Onları rahatsızettikleri için aralarında şöyle konuşurlar:
- Artık biz, bize aitolan alt katta bir delik açsak (da su ihtiyacımızı buradan karşılayarak) üstkattakileri rahatsız etmesek...
Şimdi üst kattakilerbunları kararlarım uygulamada kendi başlarına bıraksalar, birlikte (batıp)helak olacaklar (ı açıktır.)
Ama ellerine yapış (ıponları engelle) seler kendileri kurtulacaklar (ı gibi onları) kurtaracaklar (ıda şüphesizdir.) (5)
Müminler!
Bu hutbemizin muhatabıolan siz müminler Kur'ân ve Sünnet âlimleri değilsiniz. Ancak Hakk'a çağırıp Batıldansakındırmak için İslâm'ı bütün güzellikleri ile bilmemiz gerekmez.
Bildiklerimiz vazifeyapmamız için yeterlidir. Zira her birimiz Allah'a, Meleklere, Peygamberlere,Âhiret Günü'ne, Cennet ve Cehennem'e ve bütün varlıkların Allah'ın düzenlediğikader programı içinde yer aldığına imanın zaruretini biliyoruz.
İçimizde namazın, orucun,zekâtın, haccın, adaletin, ana-babaya itaatin akraba ve komşulara ikramın,özde, sözde ve işte dosdoğru olmanın farz görevlerimiz olduğunu bilmeyenimizyoktur.
Zulmün, içkinin, kumarın,zinanın, yalanın, gıybe tin, hasedin, bencilliğin, lüksün, insanları küçümsemeninkâfirleri, münafıkları ve ahlâksızları sevip, desteklemenin haramlığını daduyarak olsun öğrenmeyenimiz yoktur.
Bilgimiz ölçüsünde âlimiz ve tebliğle yükümlüyüz.
Allah'ın Rahmeti veCenneti ile Hakk'a çağırmak, kahrı ve Cehennemi ile Batıllardan sakındırmakvazifesi bizi bekliyor.
Peygamberimiz bizlerişöylece teşvik edip müjdeliyor:[«Bir tek insanın senin vasıtanla İslâm'ayönelerek onu yaşamaya başlaması senin için dünyadan ve dünyanın içindekinimetlere sahip olmaktan daha hayırlıdır.»
«(Ey müminler! Durmadanöğrenerek yaşayarak ve tebliğ ederek) Allah'ı kullarına sevdiriniz ki Allah dasizi sevsin.»] (6)
Hutbemizi Asr Sûresininanlamım sunarak bitiriyorum:«Akıp giden zamana andolsun.(İslâm Dinine) imanedenler, (bu dinin emirleri ve yasaklarına uyarak) hayırlı işler yapanlar vebir de Hak olan (İslâm Dinine göre yaşamay)ı ve (bu kudsal yaşayış üzerinde)sabır göstermeyi birbirlerine öğütleyenler (yok mu?)(İşte Rablerinin rızasınave Cennet'ine erecek bu bahtiyarlar dışında) bütün insanlar (acı acı nedametduyacakları) bir zarar içindedirler.»
1.Al-i İmran, 104, 110.
2. Nahl, 125; Zâriyat, 55.
3. Yusuf, 87; Tâhâ, 44; Araf, 164-165.
4. Riyazüs-Salihîn, Babün Fil-Emri bil-ma'rûfi...
5. a.g.e. ve bab.
6. Sahih-i Müslim ve Ter. M. Sofuoğlu 5/30; S. Sağîr, 1/146.


