
HAKİKİ MÜ’MİN GERÇEK CEMİYETÇİDİR
İslâmDini'ni Hayat Düzeni edinen bütünmü'minler şuurlu birer cemiyet insanı olmakla yükümlüdürler. Onları cemiyetçikılacak etken/güç, bu İlahî Düzeni'ninyapılmasını emir buyurduğu sosyal görevlere inanmaktır.
Kişilerinmalında belirlediği ve ödenmesini gerekli kıldığı zekât ve âciz akrabayanafaka gibi Hak'ları ödemektir.
Ancak inanan ve inançları doğrultusunda yaşayanların - cemiyet insanı-olabileceğini Rabbimiz şöyle açıklamaktadır:«Gerçekten insan pek ihtiraslıyaratılmıştır. Fakirliğe uğradı mı feryat eder. Mala erişince de onu engeller. Ancak namazkılanlar ve namazlarında devamlı olanlar, mallarında yoksul ve yoksuna Haktanıyanlar, Ceza (ve mükâfatın verileceği Âhiret) Günü'nü doğrulayanlar ve deancak Rablerinin azabından korkanlar böyle değildir.» (1)
Aziz Mü'minler!
İmanlarından aldıkları güçle cemiyetçi olan ve cemiyetçiliği dünya veAhiret mutluluğunu oluşturacak ibâdet bilen mü'minler, pek tabiîdir ki fert vetoplum haklarına son derece saygı duyarlar. Cemiyet menfaatlerini şahsîçıkarlarından üstün tutarlar. Faiz, karaborsa ve rüşvet gibi dinimizceyasaklanmış işlerden içki, kumar, fuhuş gibi topluma zarar verici haram kazançyollarından şiddetle kaçınırlar. İmalâtlarım sağlam, ticaretlerini dosdoğruyaparlar.
Cemiyetçi olan mü'minler fakir akrabalarını ailelerinin bir parçasıbilir, onlara muntazaman nafaka öderler. Toplumun âcizlerinin, düşkünlerinin,öksüzlerinin, borçlularının, işsizlerinin, muhtaç öğrencilerinin, bakımıgereken yaşlı ve hastalarının maddî vemanevî ihtiyaçlarıyla yakından ilgilenirler. Haklan olan zekâtı verirler.
Cemiyetçi mü'minler, muhtaç mesken, meslek ve ticaret komşularına çokyakından özel bir ilgi gösterir, yapılması gerekeni yaparlar. Allah içinyardım kapılarını yoksuna, yoksula daima açık tutarlar. Yol, çeşme, okul,cami, kütüphane, hastahane, talebe yurtlan ve ilmî araştırma merkezleri gibisosyal eserlerin yapılmasına öncülük ederler, tamamlanması için yardımda bulunurlar. İşçilerine âdilücret öderler.
Hülâsa onlar cemiyetleri için bir hayır ve rahmet kaynağı olurlar.
Yüce Allah, İslâm Dini'ne inanangerçek mü'minlerin, inançlarını korudukları müddetçe, cemivetçi Hak ve Halkinsanı olarak kalacaklarını şöyle açıklıyor:« Yaşadıkları yerde kendilerinigüçlendirip yetkilendirdiğimizde (hakîki mü'minler), namazlarını gerektiğişekilde kılarlar, zekâtlarını verirler. Dinlerinin,ortak aklınve ilmin güzel bulduklarını emrederler, çirkin bulduklarını ise yasaklarlar. Bütün işlerin sonucunu belirleyecek Allah'tır.» (2)
Saygıdeğer Cemaatim!
Mü'minleri cemiyetçi kılan ve yaşatan İslâm Dini, pek tabîidir kionların çalışmalarına da yön vermiştir. Nefisleri ve aileleri için olduğu kadarcemiyetleri için de çalışmalarınıgörevleştirmiştir.
Dünya ve Ahiret saadetine erecek müslümanların ihtiyaçlıçevresine yardım edebilmek için çalışanlarolacağını da Rabbimiz şöylece müjdeleyici bir yöntemle şöylece bildirmiştir.
Mü'minûn Sûresi âyet1-5:«Mü'minler mutluluğa ermişlerdir. Çünkü Onlar kıldıkları namazlarında derin bir huzur içindedirler. Onlar boş sözler ve işlerdenyüz çevirirler. Onlar zekât verebilmek için de çalışırlar...»
Muhterem Mü'minler!
Dini - sosyal vazifelerini aşkla yapmayı iman görevi bilen mü'minler,Hak olan toplumsal görevleri ve bu görevler üzerinde sabır göstermeyi birbirlerine öğütlerler. Öğütleşmeyi de ibâdet görevi bilirler.
Rabbimiz gerçek mü'minleri bu vasıfları ile şöylece tanıtır:« Zamanayeminler olsun.Gerçekten bütün insanlar kaybedeceklerdir.Ancak iman edenler,Allah'ın emirleri ve yasaklarına uygun işler yapanlar,birbirlerine Hakkıtavsiye edenler ve sabretmeyi öğütleyenler kazanacaklardır.» (3)Evet, mü'minler birbirlerineHak olan cemiyetçiliği öğütlerler.
Onlar, cemiyette bir tek muhtaç,. mağdur ve mazlum kalmaması, yetimin,fakirin, borçlunun, düşkünün kalkındırılması için birbirlerine hakkı, sabrıve Beled sûresinde açıklandığı gibimerhameti tavsiye ederler. Allah için verirler, verilmesi için örnek veteşvikçi olurlar.
Evet, hakikî mü'minler gerçek birer cemiyetçi olarak birbirlerine,topluma karşı ciddî ve hayırlı hizmetler yapmakla mükellef olduklarınıanlatırlar. Bu gaye ile sağlam ve güzel imalât, dosdoğru ticaret yapmalarının,karaborsacılıktan kaçınmalarının, âdil ücret ödemelerinin, daima fakir toplumkesimini düşünerek çalışmalarının en tabiî insanî görevleri olduğu konusundabirbirlerini uyarırlar.
Yalnız kendi nefisleri ve aileleri için çalışan ve kazananları dayererler. Ancak cemiyetçilik yolunda olanları sever ve desteklerler.
Öz deyimle onlar, Rabbimizin «Hayırda yarışınız.» emirlerine itaatederek, cemiyetçiliği yarışcısı olunması gereken bir fazilet yarısı kabulederler. Bu yarışın Cennet yolu üzerinde yapıldığına inanarak yarışırlar.
Rabbimiz onları bu vasıflarıyla anar ve şöylece müjdeler:« İslâm'ın inanç ve hayatla ilgili buyruklarına aykırılıktan sakınanlar, Rablerinin kendilerine verdiğinialmış olarak Cennet'lerde pınarların başlarında olacaklardır. Çünkü onlarbundan önce dünya hayatlarında Allah'aonu görür gibi ibâdet ederler; güzel işler yapanlardı. Onlar geceleri azuyurlardı. Seher vakitlerinde bağışlanma dilerlerdi. Onlar mallarındakiyoksullar ve yoksunlar için ayrılanHakları da (da verirlerdi.)» (4)
İmanlarının gereği bildikleri için Hak ve Halk insanı olan mü'minler,cemiyet haklarını korumayı, cemiyetçiliği engellemek, cemiyetçileri çengellemekisteyen ferdiyetçilerle çatışmayı da ibâdet görevi bilirler.
Bu sebepledir ki modern faizcilere, karaborsacıla ra, rüşvetçilere, işçilerini sömürenlere, haklarıolmayanı almak isteyenlere, içki, kumar ve fuhuş yuvalarını işletenlere,düzenbaz imalâtçılara, hilekâr tüccarlara, çıkarcı ilim adamı ve sanatkârlara,vaatlerini unutan siyasilere soğuk savaş ilân ederler.
Öğüt dinlemeyen, ıslahkabul etmeyen bu gibi toplumkarşıtlarına, ferdiyetçiliğin ferdî, içtimaî, iktisadî ve hukukî zilletinitattırmak için bütün güçleriyle çalışırlar. Çünkü Rabbimiz onlara mücadelegörevi vermiş, bu vazifeyi de îfası gerekli bir ibâdet ve ebedî mutluluk sebebikılmıştır.
Cemiyetçi olmalarısebebiyle güven ve erdem kaynağı Hak ve Halk insanı olan mü'minler Hak'kın veHalk'ın sevgilisi olarak dünyada mutlu, Âhiret'te mesut yaşarlar.
İşte Rabbimizin va'di:«Erkek olsun, kadın olsun, herkim mü'min olduğu halde yararlı işler yaparsa, ona hoş bir hayat yaşatacağız.Mükâfatlarını da yaptıklarından daha güzeli ile ödeyeceğiz.»(5)
Yüce Rabbimden cümlemizisevdiği ve sevdirdiği gerçek cemiyetçi mü'minler safına katmasını diler, hutbemibir hadisle bitiririm: «(Allah'ın vePeygamberinin yüklediği malî görevlerini yapan) cömert Allah'a yakındır,Cennet'e yakındır, insanlara da yakındır, ancak Cehennem'den uzaktır...» (6)
1) Mearic, 19-27.
2) Hac, 41.
3) Tevbe, 71.
4) Zarivat, 15-19.
5) Nahl, 97.
6) Tac, 5/67.


