
HADİSLER IŞIĞINDA GERÇEK MÜ’MİNLERİN KABİR HAYATI
İslâm Dini'nin imanesaslarından biri de Ahiret Hayatına inanmaktır. Ahiret Hayatı iki tasımdanmüteşekkildir.
a) Ruhun bedenden ayrılması ile başlayan KabirHayatı,
b) Kıyametle beraber ruhların gerçek ölümü tatmasındansonra, Allah'ın huzurunda muhakeme olunup ceza veya mükâfat görmek üzere bütüninsanların kabirlerinden diriltilmesiyle başlayacak ebedi hayat.
Aziz Mü'minler!
Peygamberimizin «YaCennet bahçelerinden bir bahçe veya Cehennem çukurlarından bir çukur» (l)olarak tanıttığı Kabir (hayatı) ölümle Kıyamet Günü arasındaki merhaleninadıdır.
Kabir ruhun kabri vebedenin kabri olmak üzere ikidir. Aralarında bağlantı vardır. Bedenin kabri;toprak altında, deniz dibinde, hayvan karnında v.s. sebillerdegerçekleşebilir. Bu farklılık Kabir Ahkâmı'nı değiştirmez. Yürürlüktendüşürmez. Zira Kabir Hayatı, Ahiret Hayatı'nın bir bölümünü teşkil ettiğindenorada cereyan edecek kanunlar, dünya hayatında cari olan tabiî kanunlardanayrıdır. Bu itibarla Kabir Hayatı'na ait açıklamalar ancak iman mantığı iledeğerlendirilebilir.
Şimdi mantığımızı İslâmDini'nin iman esaslarına göre ayarlayarak gerçek mü'minler için Kabir Hayatı'nınnasıl olacağını açıklayan Peygamberimizin hadislerini dinleyelim.
«Dünyadan ilişiğinikeserek Ahiret'e yöneldiği ölüm anında mü'mine doğru gökten yüzleri bembeyaz vegüneş gibi parlak melekler inerler. Beraberlerinde cennet kefenlerinden birkefen ve cennet kokularından bir koku olan bu melekler görüş alanını dolduracakşekilde ölüm anındaki mü'mine yaklaşıp oturarak onu kuşatırlar.
Bir süre sonra da ölümmeleği gelerek mü'minin başucuna oturur ve:
Ey Temiz; Güzel Nefis! Allah'ın rızasına ve mağfiretine doğruyönelerek bedenden çık, der. Su kabının ağzından damlanın sıyrıldığı gibi ruhbedenden sıyrılarak çıkar. Ölüm meleği ruhu alır. Fakat semadan gelen meleklerbir lâhza dahi ruhu ölüm meleğine bırakmazlar. Ruhu alırlar, getirdikleriCennet kefenine sarar ve Cennet Kokusu'na daldırırlar, Mü'minin ruhundan, yeryüzündeki misk kokularının en nefisi gibi hoş bir koku çıkar (ve çevreyedağılır.)
Melekler beraberlerindekibu ruhla (semaya) yükselirler. Uğradıkları her bir melekler topluluğu, - bu güzelrûh, kimin ruhudur - diye sorarlar.
Refakatçi melekler, falanoğlu filândır diyerek insanların onu isimlendirdiği adların en güzeli ile onutanıtırlar. Böylece dünya göğüne gelirler.» Burada, daha önce ölen müminlerinruhları onun yanına gelirler. Onlar bu ruhla karşılaşmaktan ötürü sizdenbirinizin uzun süredir görüşmediği bir dostu ile karşılaşmaktan duyduğusevincin daha fazlasını duyarlar. Ve ona sorarlar:
-Filandaadam ne yapıyor. (Falanca kadın neediyor?)
Sorulanlardan birihakkında, - (o daha önce ölmüş;) size gelmişti- şeklinde cevap verdiği zamanise onlar da şöyle derler:
-Öyleyseo varacağı yer olan (Cehennemi) uçuruma götürüldü.
Bu sırada mü'minlerinruhlarından bir kısmı diğerlerini şöylece uyarırlar:
-Onubırakınız da istirahat etsin. (Biliyorsunuz)o dünya hüzünleri içindeydi.
Melekler bu ruha gökkatının açılmasını isterler ve açılır. Her bir semada o katın Allah'a yakınmelekleri mü'minin ruhunu (karşılar ve) bitişiğindeki göğe uğurlarlar. Nihayetyedinci göğe varırlar. Burada mekânlardan beri olan Yüce Allah meleklerineşöyle buyurur:
-Bukulumun amel kitabını ıllıyyine; yazılmış ve mühürlenmiş yüceler divanına yazınve onu şimdi yer
yüzünde (ki kabrine) döndürün. Zira ben insanları topraktan yarattım, orayadöndüreceğim. Sonra (Kıyamet
günü) onların (vücutlarım) bir defa daha topraktan çıkaracağım. Rûh (kabirdeki)cesedine döndürülür. (3)
Mü'min kabrinedefnedildiğinde ailesi ve cenaze cemaati dağılırken onların ayak sesleriniduymaya başlar.
Kabir, mü'mini şu sözlerle karşılar:
-Hoş geldin, Merhaba!Üzerimde gezenlerin bana en sevgili olanı sendin. Bana geldiğin ve senikoruyucu dostluğum altına aldığım bu gün sana (nasıl dost muamelesi)yapacağımı göreceksin.
Kabirde mü'minin namazıbaşucuna, zekâtı sağ tarafına, orucu sol tarafına, sadaka, akraba ziyareti veinsanlara yaptığı iyilikler gibi hayırları da ayak tarafına gelir yerleşir.
(Bu sırada siyah yüzlü vegök gözlü Münker ve Ne-kir adlı iki soru meleği gelir.) Başucundangeldiklerinde mü'minin namazı benim tarafımdan giriş yoktur der. Sağtarafından geldiklerinde zekâtı, sol tarafından geldiklerinde orucu, ayaktarafından geldiklerinde hayırları - aynı şekilde- bizim tarafımızdan girişyoktur derler.
(Bunun üzerine) mü'mineotur denir. O da korkusuz ve endişesiz bir şekilde oturur. Bu sırada güneş gurubayaklaşmış bir şekilde temsil olunarak gösterilir. (Sual melekleri tarafından):
- Şimdisana soracaklarımızı cevaplandır denilir. Mü'min ise, «beni bırakın (iz) danamaz kılayım» der. Melekler; «Namazını kılacaksın, fakat şimdi suallerimizicevaplandır» derler. (4) Sormaya başlarlar ve mü'min de cevapverir:
- Rabbin kimdir?
- RabbimAllah'dır.
- Dininnedir?
- Dinimİslâm'dır.
- Sizegönderilen (Muhammed) kimdir?
- O,Allah'ın Peygamberidir. (s) (O bize Allah tarafından apaçıkbelgelerle geldi;) ben iman ve ilân ederim ki, Allah'tan başka ibâdete lâyıkbir Rab yoktur. Muhammed Allah'ın kulu ve Peygamberidir.
Bu cevaplardan sonra, sual melekleri şöyle derler:
- Biz senin dünyada da böyle söyleyip kalbinle tasdik ettiğinibilirdik. (Mü'min sualleri cevaplandırdıktan sonra) parlak yüzlü, hoş kokulu vegüzel elbiseli bir kişi gelir ve şöyle der:
-Rabbininrahmetine ve içinde daimî nimetlerin bulunacağı Cennetlere ereceğin için sanamüjdeler ol
sun.
Mü'min ruh da sorar:
- Allahseni hayırla mükâfatlandırsın. Sen kimsin?
- Bensenin (Hak inancın) hayırlı amelinim. Allah'a yemin ederim ki, sen Allah'aitâata koşan, günahlardan kaçman bir insandın. Allah seni hayırlarla mesutetsin. (7)
(Bundan sonra) kabirgözün alabildiğine enine ve boyuna genişletilir. Yeşilliklerle tanzim olunur,bedir halindeki ay gibi (ışıklarla) aydınlatılır.
Kabirde mü'min içinCehennem tarafına bir pencere açılır. Mü'min bu pencereden Cehennem'inalevlerinin birbiri üzerinde şiddetle dalgalandığını görür.
Sonra da mü'min içinCennet'e nazır bir pencere açılır ve ona şöyle denir:
- (EyMü'min!) Bir de Allah'ın bu ateşten seni için orada hazırladıklarına nazar et.O'da bakar.
Cennet'in kokulan vemeltemlerinin kabre dolduğu bu pencereden Cennet'in yeşil manzarası vegüzelliklerini ve de içindeki nimetleri görür. Görür de kavuşma arzusu vesevinci artar. Ona şöyle denilir:
-İştebu mübarek yer senin makamındır. Sen dünyada samimî bir imanla yaşadın. Bu imanve kanaat üzere öldün, inşallah bu iman nuru ile dirileceksin. (8)
Sonra da mü'minin ruhu(gezinti için) Cennet ağaç (lar) ına konan yeşil bir (Cennet kuşuna) yerleştirilir.Cesedi ise yaratıldığı toprağa bırakılır. (9) (Kıyamet Günü'ne kadarmü'min ruh saadetler içinde yaşar.)
Aziz Mü'minler!
Hadisler ışığında imanlıve amelli mü'minler için kabir hayatının nasıl gerçekleşeceğini açıklamaya çalıştık.
Böyle yüce ve mutlukılıcı bir hayata vesile olacağı içindir ki Peygamberimiz «Ölüm, mü'mine(ilâhî) bir hediyedir.» buyurmuştur.
Hutbemizi, İslâm Nizâmıüzerinde yaşayanların Kabir'de de aynı imam taşıyacaklarım açıklayan bir âyetmanâsıyla bitiriyorum:«Allah, inananları dünya hayatında ve kabir hayatındasağlam söz olan İslâm Dîni'ne iman üzerinde tutar, zâlimleri de saptırır. Allahdilediğini yapar.» (10)
1) Keşfül-Hafâ,Aclûnî, Hadis No: 1853.
2) İ. Kesîr, İbrahim,27, (2/531).
3) Er-Ruh, İ. Kayyum,sh. 55-56; İ. Kesîr 2/533; Et-Tac, El-Camiu lil-Usul, 5/213.
4) a-İ. Kesîr,İbrahim, 27.
b-Sahih-i Buhari, Muhtasarı Tecrîdi Sarih Ter. ve Şerhi, 4/637.
5) Tac, 5/208.
6) Tecrîd'i SarihTer. ve Şerhi, 4/637.
7) İhya'ü-Ulûm'ud-Din,İmam Gazalî, Beyanü Kelâm'il-Kabri-lil Meyyit.
8) Tecridi SarihTer.. 4/636, İ. Kesîr 2/534.
9) İ. Kesîr, 2/534 İbrahim,27.


