
HAC NEDİR ?
İslâm Binası'nın beş temelinden biri olan Hac, Allah'ın rızasına erdirenve Ümmet birliğini gerçekleştiren malî ,bedenî ve evrensel bir ibâdettir.
Hac, Rabbimizin Âl-i İmran Sûresinin 97. âyetiylemü'minlere farz kıldığı bir ibâdettir.
Mevlâmız şöylebuyurur:
«Şüphesiz (yer yüzünde) insanlar için kurulan ilkma'bed Mekke'deki Kâbedir. O, giderek ünü ve ziyaretçileri çoğalan ve insanlariçin doğrulara yönlendiren ( Allah'ın özgür Evidir.)
Onda açık açık belgeler ve de İbrahim'in sergilenen ihtişamı var. Ona giren güvene erer. Yoluna gücü yeten
insanların Kabe'yi haccetmesi Allah'ın yüklediği görevdir.
Hac görevini inkâr eden kişinin (zararı kendine olur. Çünkü) Allah, yarattığı varlıklardan zengindir. (İnsanların Haccına muhtaç değildir.)»
Hac: İslâm âlimlerininçoğunluğuna, husûsiyle Hanefî mezhebi müctehidlerine göre şartlarınıngerçekleştiği ilk senede edâ edilmesi vacip olan malî, bedenî ve ruhî biribâdettir. (l)
Haccın İslâm Dini'ndekiönemini Yüce Peygamberimiz - Önderimiz Hz. Muhammed şöyle açıklamaktadır:
«Bir mü'min görülür biryoksulluk, engelleyici bir hastalık ve zalim bir yönetici (ve yönetim) baskısıolmaksızın İslâm Dini'nin farz kıldığı Haccı yapmadan ölürse o, iki ölümhalinden biri üzerinde; dilerse Yahûdi, isterse Hıristiyan olarak ölsün. (Farkyoktur.)» (2)
Hac; Yeryüzünde Allah'aibâdet edilen ilk ma'bet olan ve 14 asırdır, yüz binlerce cami ve mescidinmihrabları ve milyonlarca mü'minin bedenleri ve ruhları ile yöneldiği Kâbemizinyarlığı sebebiyle emrolunan bir ibâdettir.
Faniliğin koyukaranlıklarından ebediyetin aklığına çıkaran ihramı ile, İslâm Dîni üzerindeyaşanacağının taahhüdü olan telbiyesi ile, mahşeri ve muhakemesini andıranvakfesi ile, kulluk imzası olan kurbanı ile, bütün şeytanları ve egemenliklerinikınamak olan şeytan sembollerini taşlaması ile, İslâm dışı düşünce ve duygularıkoparıp atmak olan saç kesmesi ile ve din gerçeği etrafında pervaneleşmeyiremzeden Tavafı ile Hac ancak yapıldığı ve yaşandığı zaman kavranacak biribâdettir. Ruhları yürüten, melekleştiren ve Allah'ın rızasına erdiren biribadettir.
Bunun içindir kiPeygamberimiz şartlarına riâyet edilerek ifa edilmesi hâlinde, Haccın, kul hakkı müstesna, bütüngünahlardan temizleyeceğini şöyle açıklamıştır:[«Bir kimse Allah için hacceder,(haccı sırasında) kötü sözlerden ve günah işlerden uzak kalırsa o ,anasının onudoğurduğu günkü kadar temiz; günahsız olur.»
«... Kabul olunan Haccınmükâfatı ancak Cennetedir.»] (3)
Muhterem Müminler!
Diğer bütün ibâdetlergibi Hac ibadeti pek çok faydalar ihtiva eden bir ibâdettir.
Hac; Dünyamızın yaşanılanher bucağından yolları Mekke'ye çıkaran İslâm Turizmini yaygınlaştırıpmecburileştiren ve böylece müminleri evrenselleştiren bir ibâdettir.
Akıl ve baliğ olanmü'min için şartlarının gerçekleştiği ilk seneden itibaren Hacca gidilmesizaruri olduğu için pek tabiidir ki Hac yurt içi ve yurt dişi turizminigeliştirmekte ve örgütlemektedir.
Hac, mü'minlerihusûsiyle 14 asır evveline bağlayan, nûrânî bir köprüdür.
Hac, şanlıPeygamberimizin doğduğu, büyüdüğü, Kur'ân âyetlerinin nazil olduğu, İslâm'adavetin başladığı, çile ve ızdırapların çekildiği mukaddes topraklarda, İslâminkılâbının nasıl gerçekleştiğini, her bucağı binlerce kudsî hâtıraya müzeolmuş mekânları tanıtarak anlatan bir ibâdettir.
Hac; İslâm Dini'nebağlanarak yaşayabilmenin köklü bir îman, sönmeyen bir aşk, sarsılmaz bir azim,tükenmez bir ferâgatla olabileceğini, Ebu Leheblerin, Ebu Cehillerin herdevirde bulunabileceğini ve onlara karşı malı, canı ve cânânı feda ederekmücadele vermenin lüzumunu, öğreten bir ibadettir.
Hac, İslâm Dinininfiiliyatta en güçsüz devrini yaşarken bile en parlak istikbale namzet olduğunucihad neşesini mümin ruhuna sindirerek anlatan bir ibâdettir. Çünkü hacbizatihi cihaddır. Maddî meşakkati ve malî feragati ihtiva eden Hacc'ın ihlâslımü'minler için faziletli bir cihad olduğunu Peygamberimiz müjdeliyor.
Hac; çağlar üstü İslâmİnkılâbı'nın insanlık camiasına hediye ettiği en büyük eşitlik ve birlikmüessesesidir. Zira hac, dünya mü'minleri arasında cihanşümul bir rabıta tesiseden, ırk, renk, dil ve coğrafya farklarını potasında eriterek mü'minlerieşitlik çizgisinde birleştiren ve Müslümanlar için inanç, gaye ve mekân birliğinigerçekleştiren bir ibâdettir.
Mü'minlerin, zencisi ilebeyazını, Faslısı ile Alman'ını, Afganlı'sı ile İngiliz'ini ve Türk'ü ileAcem'ini ruhlarını arındırarak ihramlar içerisinde birleştiren, kaynaştıran veseviştiren hac müessesesinde insanlık tasavvur bile edemeyeceği gerçek insanlıkve eşitliğin hakikat olduğunu görebilir.
Hac; İslâm ülkeleriarasında siyasî ve iktisadî birliğin gerçekleştirilmesine ve kültür birliğininsağlanmasına vasat hazırlayacak mucizevî bir kurumdur.
Hiç şüphe edilmemelidirki Hac vesilesi ile her yıl mukaddes belde Mekke'yi İslâm ülkeleri arası fabrikasyonmamulâtın teşhir ve mübadele olunabileceği bir fuar, İslâm milletlerininkaderiyle alâkalı kararların alınabileceği siyasî bir merkez, dinî ve tecrübîilimlerin her dalındaki yeni çalışmaların teati edilebileceği bir ilim şehrihaline getiremeyen müminler, ilâhî rızaya erdirecek bir hac yapamazlar. Ziramezkûr faydaların sağlanılması Haccı farz kılan Allah'ın gösterdiği hedeftir.
Hac Sûresi Âyet 28 :
«(İnsanlar Hac'cagelsinler de) kendileri için (çeşit çeşit) faydaları görsünler ve Allah'ınkendilerine rızık olarak verdiği hayvanları belli günlerde kurban edip keserkenAllah'ı ansınlar...))
Mü'minler!
Bilinen sayılı günlerdeAllah'ın anılarak Hac görevlerinin ifa edilmesinden önce mü'minlerin kendimenfaatlerine tanık olmaları gereğinin bildirilmiş olması, gerçek Haccın ancakbu şekilde gerçekleştirilebileceğine ilâhî bir işarettir.
Bu vesile ile ifadeedelim ki, mukaddes Hac ictimaının dünya milletlerinin dikkatle izlediği biribâdet ve dünyamızın siyasî ve iktisadî yapısına tesir edebilecek dinî birsosyal kurum olamayışı, İslâm ülkeleri'nin emperyalist doğu ve batı kültürleriile kuşatılmış olmaları sebebiyle Haccı değerlendirememelerinden kaynaklanmaktadır.
Müslümanlar için ulvî biribâdet, canlı bir aşk ve eşitlik panayırı, bir târih şuuru ve zevki, içtimaî veiktisâdi bir kongre ve bir cihâd olan Hac, İslâm Dini'nin tam on dört asırdıraralıksız devam eden ve Kıyamet Günü'ne kadar da devam edecek olan birmucizesidir.
Bu mucizeye kafa ve gönülgözü ile tanık olmak, tarihi hatıraların sinesinde yaşayarak alacağımız güçlehayatımıza atılım gücü ve aşkı kazandırmak için farz olan Hacca gitmeyiplânlayalım ve acele de edelim. Zira Peygamberimizşyle buyur«Her kim Haccagitmeyi arzuluyorsa acele etsin.»
«(Evet) Hac için tamanlamıyla acele ediniz. Zira sizden birinizbaşına ne geleceğini bilmez.» (4) buyurmuşlardır.
Mü'minler!
«Kabrimi ziyaret eden sağlığımda beni ziyaret eden gibidir.» (5)buyurarak asırların ötesinden bizlere davet çıkaran Peygamberimizin davetlisiolduğumuzu da unutmayalım.
Bu yılki Hac mevsiminin, bütün âlem-i İslâm ve milletimiz hakkındamübarek olmasını, Rabbimden niyaz eder; hutbemizi Hac'da sık sık tekrarlanantelbiye duâsı ile bitiririm:
Lebbeyk Allahumme, lebbeyk...: Buyur Allah'ım! Yasalarına boyun eğdim.Senin yaratıcılığında ve yasa koyuculuğunda... ortağın yoktur. BuyurAllahım! Bütün varlıklar Senindir.Hamdler Sanadır. Tüm nimetler deSendendir. Senin ...Senin ortağın yoktur Allahım!
Haccın derinliğinekavranılabilmesi için özellikle "Hac Yüceliğe Çağrıdır" isimlikitabımızın okunmasını tavsiye ederiz.
1) S.BM. TecridSarih Ter. Birinci Baskı, 6/12.
2) Tac, 2/109. Yedi nolu dip not.
3) Tac, 2/106,108
4) a.g.e. 2/109, İ. Kesir, Ali İmran, 97, 1/396
5) a.g.e, 2/190.


