
GERÇEK MÜ’MİN
İslâm, inşam yaratan Allah'ın insan için koyduğu ve insanlar arasındanseçtiği son Peygamber Hz. Muhammed'le insanlığa gönderdiği bildiriler, emirlerve yasaklar manzumesidir.
Mümin; İslâm Dini'nin iman esaslarına inanan ve bu inancıyla yaratılışsebebini kavrayan, kâinatı(evreni), yerküresini ve öz varlığını tanıyan, nasılyaşanılması gerektiğini öğrenen ve ölümle başlayacak Âhiret hayatınınsaadetini sağlamak gayesiyle yaşayan insandır.
Mü'min; Kur'ân-ı hayat nizamı, Hz. Muhammed'i biricik hayat önderiedinen nizam ve aksiyon adamıdır.
Mü'min; İslâm Dini'nin tartışılmaz yasaları çerçevesinde aşkla yaşayandisiplinli bir mana eridir.
Çünkü o Peygamberimizin açıkladığı şekilde Gerçek imanın kalpletasdik, dil ile ikrar ve İslâm Dini'nin mükellef kıldığı vazifeleri yapmak» (1)olduğunu bilen insandır.
Mü'min; hayatî görevinin ve mutluluk sebebinin ibâdet, ibâdetin deAllah'ın ve Peygamberi Hz. Muhammed'in emir ve yasaklarına göre yaşamakolduğuna inanan insandır.
Mü'min; iman dolu bir yürekle yaşayan, özel şartları tahakkukettiğinde namazla, oruçla, zekât ve hacla; ticarette doğrulukla; sosyal hayattabirlikle; mektepte(okuda) ilmî çalışmalarla; fabrikada sağlam imalâtla;yönetimde adaletle... ibâdet edilebileceği şuurunda olan ve hayatınıibâdetleştiren insandır.
Mü'min; hususiyle günde beş defa namaz kılarak Allah'a ve O'nunyasalarına baş eğen, vicdanı hür, kalbi aydın, güçlü ve korkusuz insandır.
Mü'min; özel şartlarını haiz mü'minlerin malında, toplumun muhtaçkesimi için zekât, âciz akraba için nafaka gibi haklar olduğuna inanan ve buvazifelerini îfa eden insandır.
Mü'min; toplum menfaatlerini, ferdî çıkarların üstünde tutan, sanatıve memuriyeti ile iktisadî ve kültürel hamleleriyle cemiyetini geliştirmekiçin çırpman, öz ifadeyle mutluluğunu, toplumun refahında gören insandır.
Mü'min; Dinimizin, olgun aklın ve ilmî verilerin red ettiği ve toplumuolunsuz yönde etkileyen içki, kumar, zina, rüşvet, karaborsa, faiz, benlik,zulüm, riya, hased gibi ilâhî haramlardan nefretle kaçınmaya çalışan insandır.
Mü'min; zulme ve sömürüye karşı şahlanan, zalimi düşman bilen, yalnızHakk'a Hak için baş kesen insandır.
Mü'min; ilimde ve çalışmadaki sabrı fazilet bilen insandır.
Mü'min; kişiyi muradına erdirecek yerde açlığa ve dilenciliğe mahkûmeden sabır anlayışına ve fakirliğe mahkûm eden tembellikten doğma kanaate karşıçıkan insandır.
Mü'min; kafasını işleten, vücudunu çalıştıran, ahlâk ve fazilette,ilim ve teknikte, sanat ve ticarette her geçen gün gelişmek isteyen ilerici vehamleci bir ruhun insanıdır.
Mü'min; sloganların ve özentilerin değil; realitenin, tekâmülükucaklamak isteyen cehdin insanıdır.
Mü'min; bütün dünya nimetlerinin, o nimetlerin yaratıcısına inanmışmü'minlere lâyık olduğu şuurunda olan insandır.
Mü'min; vahyin ve ilmin ışığında aydınlanmayı ve ince bir telkinedasıyla çevresini aydınlatmayı vazife bilen ve nemelâzımcılığa düşman olaninsandır.
Mü'min; Kur'ânın ve Sünnet'in açıklamadığı hususlarda imanlı bilgilive tecrübeli mü'minlerle istişareyi vazife bilen ve danışmayı terketmeyenkişidir.
Mü'min; içtimaî(sosyal) istikrar ve huzur için, maddî ve manevîkalkınma için, birliği zarurî gören ve beraberliğin de ancak iman, fikir vegaye bağlarıyla sağlanabileceğine inanan gerçekçi insandır.
Mü'min; ağlayan göz, hislenen gönül, ızdırap duyan kalp, çağlayanmerhamettir.
Mü'min; yüceliği maddî mevkide, siyasî nüfuzda değil, inançta, ahlâkta,Hakka götüren ve halka yönelten ilimde, ihtisasta ve hizmette gören insandır.
Mü'min; özel mülkiyeti kabul eden, ancak faizi, karaborsacılığı, emeğiistismarı, hileli imalât ve ticareti; zulüm ve sömürü yoluyla kazanç bilen vegayri meşruluğunu haykıran insandır.
Mü'min; tüketimde sınıf farklarını doğuran lüks ve israfı, içki, kumarve fuhuş harcamalarını Hakk'a isyan bilen insandır.
Mü'min; sürekli veya geçici olarak temas kurduğu bütün cemiyetfertlerini ancak İslâm Dinine inanan ve bu dini hayatına tatbik edenlerdenseçmeye çalışan gaye ve hareket adamıdır.
Mü'min; pozitivist felsefe, Darvinizm, Froydizm ve Marksizm gibimateryalist akımlarla sağ duyusu körelmiş din, ahlâk, vatan ve tarihdeğerlerinden kopmuş maddeci kadrolardan ve maddeci eğitim sisteminden ancakşer gelebileceğine inanan insandır.
Mü'min; hayatının her anında vazifeli melekler tarafından sözlerinintescil edildiğini, bütün davranış ve fiillerinin yakın çekimle filme alındığınıbilen, ölümle başlayacak ve kabir hayatıyla devam edecek âhiret hayatında ameldosyasıyla Allah'ın huzuruna çıkarılacağına; ceza veya mükâfat göreceğine imaneden ve bu şuurla yaşayan insandır.
Mü'min; insanı Allah'a bağlayan, sosyal adalet düstûrlarıyla fertlerinyarınlarını tekeffül eden, suçun cinsine göre cezayı âmir olan, yönetimi Hakkainanan halk aracılığı ile Hakk'ın ölçülerine göre tanzim eden İslâm Dini'nintoplum hâkimiyetine özlem duyan insandır.
Öz ifadeyle mü'min; çağlan yaratan Allah'ın çağlar üstü kıldığı İslâmDinine inandığı için çağların üstüne çıkan ve Cennet'lere namzet olaninsandır.
Aziz Mü'minler!
Ferdî, ailevî ve içtimaî hayatımızda mutlu olmak, âhiret saadetineermek istiyorsak, âyet ve hadîs anlamlarından harekeketle vasıflarınıözetlediğimiz gerçek mü'minlerden olmalıyız. Cuma, Ramazan ve BayramMüslümanlığını aşmalı, hayatımızı İslâmlaştırmalıyız.
Zira yalnız «inandık» demekle yetinenler, inançlarını koruyacak biriman ve amel inşanı olarak yaşamayanlar için gelecekte mutluluk yok, ızdırab veazab vardır.
Rabbimiz bu gerçeğişöylece açıklar:«Elif lam mim! İnsanlar yalnız inandık demeleriylebırakılıverileceklerini, kendilerinin imtihana çekilmeyeceklerini mi sandılar?And olsun ki, biz onlardan önce yaşayanları da imtihan etmişizdir. Allah,elbette imanında doğru ve samimî olanları da bilir, yalancı olanları da.» (2)
Yüce Rabbimden cümlemize gerçek mü'minlerden olma şuurunu ve aşkınıihsan etmesini diler, hutbemizi bir âyet manâsıyla bitiririm:«İman eden ve (sorumlu kılındıkları) güzel amelleri yapanlar (yok mu?)Ne mutlu onlara.. Gidilip varılacak güzel yurt Cennet'te onlarındır.» (3)


