
FERDİ HAYATTA SABIR
Rabbimizin Kur'ân-ı Kerimde çokca emir buyurduğu, Peygamberimizin de pek çoköğütlediği sabır vasıflanılması ibâdetolan yüce bir erdemdir.
Sabır; nefsi İslâm Dini'nin, olgun aklın ve ilmingerekli kıldıklarını yapmayayöneltmektir. İslâm Dini'nin, olgun aklın ve bilimin yasakladıklarının nefistarafından yapılmasını engellemek ve onukontrol altında tutmaktır. (1)
Tarif olunan şekliyle sabır gerçekten ferdîgelişmenin, ailevî mutluluğun ve sosyalrefahın kaynağıdır. Âhiret saadetinin de pek mübarek bir vesilesidir.
Mü'minler!
Sevgili Peygamberimiz bir hadislerinde göevlerimiz yönünden sabrı şöylece tasnif buyurmaktadır: «Sabırüçtür. Allah'a itaatte sabır. Haramlardan kaçınmada sabır. Başa gelenmusibetlere sabır...» (2)
Hutbemizde sabrı bu hadisteki sınıflandırmaya göre açıklamayaçalışacağız.
a - Allah'a İtaatte Sabır
Gerçekten mü'min İslâm Dini'nin saadet bahşedici emirlerini bir ömürboyunca gönül neşesiyle tatbik edebilmek için sabır göstermeye muhtaçtır.
Her gün beş vakit namaz kılmak, her yıl oruç tutmak ve zekât vermek,her an ihlâslı- samimîolmak, sürekli olarak fert ve cemiyet haklarına saygı göstermek,daima Hakk'a çağırıp Batıl'lardan sakındırmak, aksatmaksızın akraba fertleriylemüsbet ilişkileri devam ettirmek... bütün bu ve benzeri İslâmî vazifeleringereken şekilde yapılabilmesi pek tabiîdir ki, sabırla mümkündür.
İbâdet hayatı sabır hayatı değil de nedir? Şanlı Peygamberimiz«Allah'ın en çok sevdiği amel az da olsa devamlı olanıdır.» (3)buyurmakla bizleri ibadette sabra teşvik buyurmaktadır. Kur'ânımızın bumevzûdaki şu düstûru da uymamız gereken ilahî bir buyruktur:«Allah, göklerinve yerin ve ikisi arasında bulunan varlıkların Rabbidir. O halde sen O'nakulluk yap ve kulluğunda sabret...» (4)
b - Haramlardan Kaçınmada Sabır
Mü'min, İslâmî yasaklar manzumesinden kaçınmada, nefsin arzu veihtiraslarına, cemiyetin menfî akımları ve geleneklerine karşı çıkmada sabraşiddetle muhtaçtır. Bir ömür boyunca yalan, iftira, içki, kumar, zina, faiz,karaborsa, gösteriş ve kibir gibiharamlardan Ve de menfaatihtiraslarından ruh iffetini koruyabilmek elbetteki bitmez tükenmez bir sabırişidir. Bunun içindir ki, Kur'ân'ımızda «... (Rabbinizden) sabırla ve duâ ileyardan isteyiniz...» buyurulmakta ve yapmamız gereken şu duâ örneğisunulmaktadır:
«...Ey Rabbimiz üzerimize (yağmur gibi) sabır yağdır...»(5)
c - Başa Gelen Musibetlere Sabır
İlâhî hikmet gereği imtihan dünyasında yaşayan insan, dertsiz veproblemsiz kalmayacaktır. İflâs, fakirlik, hastalık, aile fertlerinin ölümü,düşman korkusu, evlâd çilesi gibi gelebilecek felâketler karşısında da insansabretmeye şiddetle muhtaçtır.
Bunun içindir ki, maddî ve manevî varlığımız üzerinde yıkıcı tesirlericra edebilecek musibetlere karşı Rabbimizin emriyle Rabbimîzden yardımdilemekle emrolunmuşuzdur.
Bakara Sûresi Âyet 173:«Ey iman edenler! Sabırla ve duâ ile (Allah'tan) yardım dileyiniz. ŞüphesizAllah, sabredenlerle beraberdir.»
Saygıdeğer Mü'minler!
Mübarek hayatı, sabrın eşsiz örnekleriyle yüklü olan sevgiliPeygamberimiz, Rabbimizin imtihanı icabı uğranılacak musibetler karşısındamü'minin bedenî ve ruhî yapısını koruyacak müessir (etkili) silâhı şöyletanıtmaktadır:
«Mü'minin silâhı ne güzeldir:Sabır ve Duâ.» (6)
Sabır ve duâ ile mü'min başa gelebilecek felâketler karşısında yalnızruhuna direnç kazandırmakla kalmaz, elemleri lezzetlere, şerleri hayırlaradönüştürür. Böylece felâket olarak algılananlarler ebedî saadet sebebi olur.
İnsan için sevdiklerinin ölümünden daha acı ne olabilir? Böyle bir felâket, Peygamberimizinaçıklamasına göre bakınız sabırla nasıl ebedi mutluluğa dönüşüyor.
« Yüce Allah şöyle va'deder:
Dünyada sevdiklerinden birini ölümle aldığım zaman kulum sabreder vesabrının mükâfatını (benden) beklerse katımdaki mükâfatı ancak Cennet olur.» (7)
Mü'minin sabırla ereceği manevî yüceliği Peygamberimiz de şöyleaçıklıyor:«Mü'minin durumu cidden hayret vericidir. Zira onun bütün işlerikendisi için hayırlıdır. Bu özellik yalnız mü'mine mahsustur. Çünkü o, mutluolacağı bir nimete sahip olur da Allah'a şükrederse bu durum onun için hayırlıolur. Başına bir musibet gelir, sabrederse (aleyhine görülen bu durumasabrettiği için) onun hakkında yine hayırlı olur.» (8)
Ferdî ve ictimaî hayatta muhtaç olduğumuz sabır, hiç şüphesizzayıflamayacak bir güç değildir. Ancak, sabretmeye çalışanlar yalnızbırakılmayacak, daima Rabbimizin yardımını göreceklerdir.
Kur'ân-ı Kerîm'de «Allah sabırlıları sever. Allah sabredenlerle beraberdir»buyrulur. Elbetteki, Allah, sevdiği ve beraber olduğu kullarına yardım edecek,tahammül güçlerini artıracak ve işlerini kolaylaştıracaktır.
Kul, Allah'a dayanır "Mevlâ görelim neyler" der de, Rabbinin güzeleylediğini görmez mi?
İşte bunun içindir ki, Aziz Peygamberimiz şöyle buyurmuşlardır:
«Sabretmeye çalışan kişiye Allah sabır verir. Hiç bir kişiye sabırdan daha hayırlı vedaha büyük bir (nimet) verilmemiştir.»(9)
Hülâsa, Peygamberimizin ifadesiyle: «Sabır imanınyarısıdır.» (10)
Hutbemizi sabredici kulları âhiret saadeti ile müjdeleyen âyetmanâlarıyla bitiriyorum:«... Rablerinin rızasını dileyerek (her zorluğa) sabredenler,namazı dosdoğru kılanlar, kendilerine verdiğimiz rızıktan gizli ve aşikâr(Allah yolunda) harcayanlar ve kötülüğü iyilikle savanlar (yok mu?)
Onlar için dünya hayatının iyi bir sonucu olan Adn Cennetleri vardır.Onlar atalarından, zevcelerinden, zürriyetlerinden iyi kişilerle beraber olmaküzere Cennetlere girecekler ve melekler de her bir kapıdan yanlarına sokulacaklar(ve şöyle diyeceklerdir:)
Sabrettiğiniz şeylere mukabil sizlere selâm olsun, Dünya hayatının engüzel sonucudur bu.» (11)
1. EI-Müfredat R Garibil-Kur'ân,Ragıp El-İsfehani (Sabara) maddesi.
2. C. Sağîr, 2/49.
3. Et-Tac, 1/49; C.Sağir 1/11.
4. Meryem, 65.
5. Bakara, 45, 250
6. C. Sağîr, 2/188.
7. R. Salihin B.Sabri, Hn. 8.
8. R. Salihin B.Sabri, Hn. 3
9. R. Salihin B.Sabri, Hn. 2
10. C. Sağîr, 2/49
11. Ra'd, 22-24


