
EN GÜZELİ YAŞAMAK VAZİFEMİZDİR
İnsan, Şanı Yüce olan Allah tarafından güzel yaratılan, güzellikimtihanına çıkarılan ve güzellikler yurdu olan Cennetlere varis kılınanvarlıktır.O güzellik yarışına çıkarıldığı için de güzel giyime, söze, davranışave işe kabiliyetli ve özlemli kılınmıştır.
Rabbimiz, insan için seçip razıolduğu İslâm'ı da güzellikleri emredenve ibadetleştiren güzellikler menbaı bir Din kılmıştır.
Gerçekten güzellik İslâm'ın özüdür,kaynaklarını oluşturan Kur'ân'ınbuyruğudur ve Peygamberin öğretisidir.
Buyurunuz, giyimde, sözde, davranışta ve işte güzelliğintecelli kaynağı olması gereken mü'min için dinimizin koyduğu hayatdüsturlarının bir bölümünü beraberceinceleyelim.
a) GiyimdeGüzellik:
İslâm dini, mü'minegiyimde güzelliği emretmiştir. Güzelliğin objektif ölçüleri ise elbisenindinimizin koyduğu ölçülere göre vücudu örtücü ve temiz olması, lüksü deyansıtmamasıdır. Helal kazançla alınmış olup sade ve hoş görünümlü olması isebir diğer ana ölçüdür.
Peygamberimizgiyside güzelliğe yöneltici bir sözlerinde şöyle buyurmuştur:(«Temizliği ve sadeliği ölçü tutarak) Elbiselerinizi güzelleştiriniz... Okadar ki, insanlar arasında göz alıcı bir benek gibi olasınız.» (1)
Güzellikler örneğiPeygamberimiz bir diğer hadisleriyle "Allah güzeldir,güzelliği sever."(2)buyurarak giyim güzelliğine yönlendirirken,giysilerimizle çevremize üstün olmaamacı gütmememiz gereğine de özenle vurgu yapmıştır.
Peygamberimiz giysilerinden giyim konusunu önemsemediğinetanık olduğu kişiyi ve onun şahsındabizleri şöylece uyarmıştır:«Allah verdiği nimetin eserini kulunun üzerindegörmeyi sever.» (3)
b) Sözde Güzellik:
Sözde güzele ermeyiemreden dinimizin koyduğu ölçülere göre güzel söz: doğru, sevdirici, faydalımuhatabın seviyesine uygun ve yeterince söylenen sözdür. Bu ölçülere değinenKur'ân ve Sünnet düsturlarından bazılarına değinelim.
İsrâ süresinin 53.âyetinde «(Ey Peygamber!) Kullarıma - sözlerin en güzelleri ile konuşmalarını- söyle...» buyuran Rabbimiz, Ahzab süresinin 70. âyetinde ise şöyle emirbuyurmuştur:.«Ey iman edenler! (Rabbinizolan) Allah'ın yasa larına aykırılık tan korunun. Sözün de doğrusunu konuşun.»
Gönül alıcı bir dil kullanarak gülen bir çehre ile hitab etmek, sevdirici vesevindirici konuşmak bizim İslâmîgörevimizdir.
Kalb kırıcı, gönülyakıcı, haysiyetleri zedeleyici ifadeler, mü'min dilinin malı olamaz,olmamalıdır. Bunun içindir ki Yüce Mevlâmız Bakara Sûresi'nin 263. âyetinde şufazilet ölçüsünü koymuştur: «Güzel,tatlı bir söz, bir ayıbı örtme, ardından (başa kakma türü) bir eziyet gelen bir sadakadan çok daha hayırlıdır...»
Söz estetiği örneği Peygamberimiz Hz.Muhammed:
«Güzel söz (verilmiş) birsadaka, yapılmış bir yardım gibidir.»(4) buyurmuş, sözün faydalı olması gereğini de şöyleceaçıklamıştır:«Allah'a ve Âhiret Günü'ne inanan, sözün hayırlısını; faydalısınısöylesin yoksa sükût etsin.» (5)
Evet sözün faydalısınıkonuşmak, hem de muhatabın seviyesine uygun olarak yeterince söylemek mü'miniçin söz güzelliğine ermenin temel şartlarındandır. Bunun içindir kiPeygamberimiz şöyle buyurmuştur:«İnsanlarla onların aklî - ilmî seviyelerineuygun düşecek şekilde konuşunuz.»(6)
c) DavranıştaGüzellik:
Sözlerimiz gibidavranışlarımızda güzele talib olmamız da Dinimizin emridir. Yüce Mevlâmız,Bakara Sûresi'nin 195. âyetinde şöyle emir buyurmuştur: «... Davranışlarınızı güzelleştiriniz. Allah güzel hareket edenlerisever.»
Fûssilet sûresinin 34. âyetinde ise Kur'ân'ımız, davranışın engüzeline davet eden şu ölçüyü koymuştur:«... Sen kötülüğü en güzel davranışlaönle. O zaman görürsün ki, seninle arasında düşmanlık bulunan kimse bile sankiyakın bir dost gibi olmuştur.»
Mü'minler!
Normal münasebetlerimizde kötülükler ve çirkinlikler karşısında, Hakkaçağırmada, ilmî, siyâsi ve ideolojik tartışmalarda dinimizin öğütlediğidavranış güzelliğine son derece muhtacız.
Zira cemiyet hayatımızda muhtaç olduğumuz kardeşliği, sevgiyi,saygıyı, ve de güveni zayıflatan, ilgisizliği ve nefreti yaygınlaştıran davranışlarımızdaki çirkinlik vekabalıktır. Mü'min hayatında yer tutmaması gereken çirkinlik ve kabalık ahlâkîhayatımızı çökerttiği gibi maddî hayatımızı da yıkıcı tesiri altına almaktadır.
Mü'minlerin maddî ve manevî kayba uğramamaları, dünya ve Âhirethayatlarıda mutlu olabilmeleri içindir ki Mevlâmız şöyleceemretmektedir:[«Rabbinizden size gelen hükümlerin; öğütlerin en güzeline uyun...»
«(Ey Peygamber!) Sen de, öğütleri dinleyip (adalet gibi güzelineuymakla yetinmeyen, af gibi) en güzeline uyan kulla rımı(dünya ve Ahiretsaadeti ile) müjdele...] (6)
Giyimde, sözde ve davranışlarımızda bizleri güzeleyönelten dinimiz aynı şekilde işlerimizde de güzele yönelmemizi emretmektedir.
d) İşte Güzellik:
Faiz gibi işlemi, içki gibi üretimi, erkekler için kadın kuaförlüğügibi yapılması, kumar ve fuhuş işletmeciliği gibi ticareti haram olanlarındışında İslâm Dini'ice meşru olan işleri sağlam ve hoş görünümlü,bir diğeranlatımla güzel yapmak da vazifemizdir.
Güzel Dinimiz Peygamberimizindiliyle bizlere her bir işimizi ihsan üzere yani - Allah görüyor bilinci içinde güzelyapmamızı emretmiştir. (7)
Bu sebeple bizler, nafakamızı temin etmek ve de cemiyetimizin içtimaîve iktisadî gelişimine hizmet etmek için yapacağımız sanat ve üretim faaliyetlerimizi, ticari işlemlerimizi Allah'ın huzurunda O'naibâdet ediyormuş gibi yapmaya çalışacağız.
Çalışmalarını güzellikler çizgisinde ibâdet olduğu şuuruyla yapanmü'minleri, Şanlı Peygamberimiz şöyle müjdelemektedir:«Allah içinizden yaptığızaman işini sağlam yapanı sever.» (8)
Mü'minler!
Bizler güzellik dini olan İslâm Dini'nin imanlılarıyız. Yüce dinimizdeAllah'ın ve Peygamberi Hz.Muhammed'in güzellikle ilgili olanları da dahil bütün emirleri veyasaklarına uymak ibadettir. O halde yaşayışımızı güzelleştirerek ibâdetleştirmeliyizki dünya ve Ahiret hayatımız saadetle dolsun.
Yüce Rabbimden bizlere dünya ve Ahirette güzellikler ihsanetmesini diler,hutbemi bir âyetlerlebitiririm: "Mü'minlerin arasında çirkinliklerin gelişmesini (fikren vefiilen) arzulayanlar yok mu? Onlar için dünya ve Âbirette elem verici bir azabvardır. Allah bilir. Fakat siz (Onun bildiklerini) bilmezsiniz."
"Güzel ameller yapanlara güzelbir karşılık,hatta daha fazlası bile verilecektir.Onların yüzlerini ne bir karaleke ve ne de aşağılanma bürüyecektir.Onlar Cennet halkı olacaklardır ve oradasürekli kalacaklardır." (9)
1) Tin 5,Mülk 2,C.Sağir1/12
2) Et-Tac 5/32
3) Riyazüs - Salihîn ve Ter. 2/199.
4) Keşfül-Hafâ Hadis No. 1890.
5) Et-Tac 5/183.
6) Zümer 18, 55.
7) Sırasıyla bak. Nahl 90, İ. Mace Hn. 63, Tac1/25.
8) Camiüs-Sağîr, 1/75.
9) Nur 19,Yunus 26


