
BORÇTAN SAKINMAK İSLAMİ GÖREVİMİZDİR
İslâmî ölçülere göre insanın çevresine yük olmaksızın, şahsının vebakmakla yükümlü olduğu aile fertlerinin ihtiyaçlarım temin etmesi anagörevidir. Ancak zaman zaman çevre ile yardımlaşma zarureti duyulabilir.
Bunun içindir ki İslâm Dini yardımlaşmayı emretmiştir. Yardımlaşmanınönemli bir şekli olan ödünç alıp - vermeyi de meşrulaştırmıştır.
Dinimiz "Bir parayı-malı ödünç vermek sadaka olarak vermektenhayırlıdır; sevablıdır."ölçüsünü koyarak ödünç vermeyi teşvik etmiştir. Ödünç almayı ise ancak hayatîzaruretler karşısında onaylamıştır.
Nafaka temini için iş kurma, mesken edinme ve tedavi gibi sebeplerdışında borçlanma İslâm'ın öğretileri ile bağdaşmaz. Çünkü gereksiz borçlanma çevreye lüzumsuzyük olmanın ötesinde ferdin dünya ve âhiret hayatım olumsuz yöndeetkileyicidir.
Bu sebeple Peygamberimiz her bir mümini muhatap tutan şu emrivermişlerdir:«Güven içinde yaşarken borçlan arak nefislerinizi tedirginetmeyiniz.» (1)
Muhterem Mü'minler!
Borçlanma, gerçekten hayatı etkileyicidir, özellikle devrimizdeborçlanma pek çok sakıncayı ihtiva etmektedir.
a - Borç, kafayı meşgul, kalbi tedirgin eder. Sürekli borçlanmalar isekişiyi yalan söylemeye, sözünden dönmeye zorlar. Yalan ve vadinden dönme iseİslâmî şahsiyeti çiğnetir. Âhiret hayatına zarar verir.
Bunun içindir ki Peygamberimiz şöyle buyurmuştur:
«(Gereksiz olarak) borç edip satın almayın... Borçlanma dindarlıktanve şahsiyetten götürür.»
«... (Çünkü) borçlanan konuşur fakat yalan söyleyebilir. Söz verir amacayabilir.»
«(Bunun için) borçtan sakının. Çünkü borç gündüz ezilme, gece de derttir.» (2)
b - Günümüzde ev ve giyim eşyası gibi malları borçlanarak taksitle almaise, israfa ve lükse düşürmenin yanı sıra kişiyi faiz sisteminin de destekçisikılmaktadır. Taksitciliğin faiz sistemini beslediği açık bir gerçektir.Dolaylı bir şekilde de olsa haram olan bir uygulamaya yardımcı olmak iseharamdır.
c - Ekonomisi faize dayalı toplumlarda enflasyon kaçınılmaz olduğundanpara olarak alınan borç, tam olarak ödense de, değer kaybıyla ödendiği içinalacaklının hakkı gereğince ödenmemiş olur.
Bu ise Allah için borç vererek iyilik yapanı zarara uğratmaktır.
d - Borçlanmanın bir diğer önemli sonucu da ödeyememe durumudur. Ziraişsizlik, hastalık ve iflas gibi sebepler borçların ödenmesini engelleyeceğigibi ansızın gelen ölüm de borçları ortada bırakabilir. Bu durum ise Ahiretfelâketine sürükleyicidir.
Sürükleyicidir, çünkü Peygamberimizin açıklamalarına göre şehitliküzere ölüm bile kul hakkı olan borcun sorumluluğunu düşürmez. Kişicennetliklerden olsa bile borcu varisler tarafından ödeninceye kadar ruhu kabirdehapsedilir.(3)
Saygı değer Mü'minler!
Üzebildiği, haramlara düşürebildiği, batıllara destekçi kılabildiği vesonuç olarak da Ahiret mutluluğuna engel olabildiği içindir ki Peygamberimizduâlarında borçtan ve borçlanmaya mecbur bırakacak durumlara düşmekten daimaAllah'a sığınmıştır.
Bir defasında «Allahım! Kâfirlikten ve borçtan sana sığınırım.»şeklinde duâ buyurunca bu duâyı işiten bir sahâbî:
- Kâfirliği borcaeşit mi kılıyorsunuz Ya Resûlellah! diyerek sormuştur. Peygamberimiz de:
- Evet (eşitkılıyorum), buyurarak hayatî bir zaruret olmadıkça borçlanılmaması lüzumunuduyurmuşlardır. (4)
Sunduğumuz dînî ölçülerden anlaşılacağı üzere nafaka, mesken ve tedavigibi hayatî zaruretler dışında borçlanma meşru değildir. Dinî ölçülerimize göreborçlanmanın meşru olmadığı durumlarda gereksiz yük olarak Müslümanlardan borçistemek de, meşru değildir. Çünkü Peygamberimiz « İnsanlara yük olmayınız...» buyurmuşlardır.
Ayrıca halı, avize, koltuk takımı, buzdolabı, televizyon gibi eveşyası ve özel otomobil gibi araçların borçlanarak alınması da İslâm'ın sunduğuölçülerle bağdaştırılamaz. Çünkü bunlar hayati bir ihtiyaç değildir.
Mevcut işimizi büyütmek için şirketleşmek gerekirken faizli kredialarak borçlanmak ise katiyetle haramdır. Haramları işlemek ise cehennemazabına götürür. Borç almak darda kalanların hakkıdır.
İşimizi büyütmenin yolu faizli kredi değil şirketleşmedir.
Mü'min, açıkladığımızzaruri sebepler dışında borçlanmamalıdır.
Borçlandığı zaman isemutlaka ödeme niyetiyle borçlanmalı,borcunu zamanında ve güzel bir şekilde ödemelidir.Peygamberimiz bu mevzuda şöyle buyurmuşlardır: [«Borçlusuna ödememek niyetiyleborçlanan kişi hırsızdır.»
«Borcu olup da ödemek düşüncesinde olan ve ödemek için gayret edenkişinin Allah tarafından yardımcısı vardır, Allah onun için rızık sebepleriyaratır.»
«(Ödemek gücü olanın) borcunu bekletmesi zulümdür.»
«... Sizin en hayırlınız borcunu en güzel şekildeödeyeninizdir.» (5)
Ödememe niyetiyle borçlanan, borcunu ödemeyen veya zamanında teşekkürve duâ ederek güzelce ödemeyen kişi günahkârdır. Mü'minler arasındayardımlaşma duygularının za yıflamasına sebep olan bu gibi kişiler hayrıengelleme günahını da işlemiş olmaktadırlar.
Hutbemizi bir hadisle bitiriyorum:«Ancak toplum malınahıyanetten, kibirden ve bir de borçsuz olarak ölen kişi (azab görmeksizin)Cennet'e girer.» (6)
1. M. Zevaid, K. BuyuB. Fid-Deyni, 4/126.
2. K. Hafa, Hn. 3000,852, S.B.M. TecridSarih Ter. 5/229.
3.T. Havalik Ş. AlaMuvatta-ı Malik 2/13. İ. Mace, Hn. 2413.
4.S. Nesâî, 8/264,M. Mesabih, Hn. 2481.
5.M. Zevaid K. Buyu' MuhtelifBablar 4/131 -134, S. Tirmizi, Hn. 1317.
6. İ. Mace, Hn. 2412.


