ARAÇLAR DA AMAÇLAR GİBİ MEŞRÛ (HELÂL) OLMALIDIR

ARAÇLAR DA AMAÇLAR GİBİ MEŞRÛ (HELÂL) OLMALIDIR
Bütün varlıkların yaratıcısı olan Yüce Allah, kendi rûhundan değerler katarak yarattığı biz insanlara pek merhametlidir. (Hicr 29; Ahzab 43) İnsanlar için yönetici temel yasalar koyması ve bu yasaları içindeki yasaklarını zararlılara münhasır kılıp sınırlı tutması merhametinin tezahürlerindendir.

İlâhî iradeye inançlı ve saygılı olması gereken biz mü’minler, sayıları belirli ilâhî yasaklar dışında kalan bütün sözleri, davranışları, işleri, kuralları ve kurumları meşrulaştırabilir, amaç kılabiliriz. Ancak amaçlarımızı gerçekleştirirken araç olarak atılacak adımların, kullanılacak yöntemlerin ve yapılacak işlerin de meşru olmaları gerekir. Amaçların meşru (helâl) olmaları bizleri helâl-haram ayırımı yapılmaksızın bütün araçların kullanılabileceği yanılgısına düşürmemelidir.

Amaçlar gibi araçların da meşru olması gerektiğini yaşadığımız hayattan alacağımız canlı örneklerle açıklamaya çalışalım.

- Rabbimizin yaratılış eğilimlerimizle kaynaşan emri olduğu için, adâleti yaşamak ve yaşatmak bizler için gerçekleştirilmesi gereken bir amaçtır. Bu amaç için şiddet de kullanılabilir. Ancak araç olarak kullanılacak şiddet, Kur’ân ve Nebevî sünnetin onayladığı âdil şiddet olmalıdır. Daha açık bir anlatımla, bu şiddet, yalnızca suçluya karşı, suçun cinsinden ve de suçla orantılı olmalıdır. Bunun için de şiddeti, mütecavize karşı nefsimizi savunurken kullanmalıyız. Âdil nitelikli yargı kararına müsteniden uygulanacak bire bir ceza (kısas) da göstermeliyiz. Vicdan ve din özgürlüğümüzü çiğnemek ve yurdumuzu işgal etmek isteyen saldırgan örgüt ve ordulara karşı uygulamalıyız. Çünkü canımızı, malımızı müdafaa etmek, adâleti yansıtıcı mahkeme kararlarını tatbik etmek ve topraklarımızı korumak dinimizin onayladığı hakkımız, yüklediği görevimizdir. (Bakara 178, 190; Hac 39–40)

Adâleti gerçekleştirmek amacının meşru aracı olarak kullanılacak şiddeti amacından saptırarak suçsuzlara yöneltmek, korku salıcı güç gösterisine dönüştürmek, doğrudan veya dolaylı emperyalist işgallere vasıta kılmak, hiç şüphesiz zulmetmektir, zulmetmek ise Cehenneme atılmaktır.

Amerika’ya yönelik 11 Eylül örgüt terörü ile Amerika’nın Afganistan’a uyguladığı devlet terörünü meşru amaç için gayrimeşru araçlar kullanmanın örneği olarak değerlendirebiliriz.

- Öz benliğimiz, ailemiz ve toplumumuz için kazanmak, bizler için meşru amaçtır. Çünkü bu amaçla kazanmak, Kur’ân’ımızın işaret buyurduğu üzere Firdevs Cennetleri’ne yol açmaktır. (Mü’minun 4) Ne var ki kazanmak için kullanılacak araçlar da meşru olmalıdır. Ancak bu araçlar, seküler/laik kabullerin değil, mutluluk düzenimiz olan İslâm’ın meşru gördüğü araçlar olmalıdır.

Faiz, rüşvet, karaborsa, içki-kumar-fuhuş işletmeciliği ve aldatma gibi ilâhî haramları kazanç aracı kılmak, insanlara zarar vererek nefsimiz için azap örgülemektir.

- Amaçlar gibi araçların da meşru olması gereğini cinsel hayatımızı da örneklendirebiliriz.

Cinsel organlarımız ve duygularımızı yaratan Rabbimizdir. Bu sebeple sağlıklı bir cinsel hayat yaşamak ve sürdürmek meşru amaçtır. Bu amacın meşru aracı da evliliktir. Zinayı, eşcinselliği, lezbiyenliği araçlaştırmak, nefsi ilâhlaştırmaktır ki, tevbe edilmezse akıbeti hüsrandır. (İsra 32; Furkan 68; Nisa 16)

- Konumuzu sosyal hayatımızdan alacağımız son bir örnekle daha şöylece açıklayabiliriz:

Verilmesi mü’minlerin birbirleri üzerindeki haklardan biri kılınan, aynen veya daha güzeli ile alınması ise Kur’ân’ımızın emri olan selâmlaşma, amaçlaştırılması gereken görevimizdir. (Nisa 86) Bu görev için meşru kılınan araç da “selamün aleyküm” cümlesidir.

Diğer kültürler için selâmlaşma aracı olarak kullanılan sözcükler, işaretler bir örf konusu ise de coğrafyaları, renkleri ve dilleri ayrı Müslümanlar için “selamün aleyküm” şeklinde belirlenmiş ortak metin din mevzuudur. Çünkü Peygamberimiz selâmlaşma aracı olarak “güvenlik ve barış dileme” anlamını içeren “selamün aleyküm” cümlesini belirlemiş, diğer alternatif şekiller yasaklanmıştır.

Sahabi İmran b. Hüseyin şöyle anlatıyor:

Biz İslâm öncesi cahiliyet döneminde “Hayırlı sabahlar” ve “Allah sevdiklerinle gözünü aydınlatsın” şeklinde iki türlü selâm verirdik. İslâm, kendine özgü kurallarıyla gelince bu tarz selâmlaşmaktan yasaklandık. (Ebu Davud’dan naklen Mışkatü’l-Mesabih, hn. 4654)

Meşru amaçlar için gayrimeşru araçlar kullanılamayacağı gibi, gayrimeşru amaçlar için de meşru araçlar kullanılamaz. Örneğin insanların haklarını ve özgürlüklerini kısıtlama, devlet imkânlarını haksız krediler ve ihaleler yoluyla parselleme veya hortumlama, ihtisas sahibi olunmayan görevlere talip olma dinimize göre meşru olmayan amaçlardır. Temelde gayrimeşru olan bu amaçlar için destek çıkmak, onay vermek, vasıta olmak ve karar almak gibi maddi ve manevi yardımlarımızı aracı kılmak, günahlarda yardımlaşma olarak Allah’a isyan etmek, insanlara da zarar vermektir. Bunun için de haramdır. (Bakara 256; Nisa 29; Nur 27; Hucurat 12; Maide 2)

Bizler Rabbimizin, varlığından değerler katarak ve buyruklarına muhatap tutarak yücelttiği varlıklarız. O’nun yasakları da bize olan rahmetinin yansımasıdır. Emirlerine uyarak ve yasaklarından kaçınarak amaçlarımızı ve araçlarımızı meşrulaştıralım ki, dünyamız anlamlı, âhiretimiz de mesut olsun.

Hutbemizi Ahkaf Sûresi’nden âyetlerle bitiriyorum:

“Rabbimiz Allah’tır diyen ve sonra da (amaçları ve aralarında) dosdoğru olanlara hiçbir korku yoktur. Onlar hüzün de çekmeyeceklerdir. Onlar meşru işlerinin mükâfatı olarak Cennetlik olacaklar ve ebedîyen Cennette kalacaklardır.” (Ahkaf 13–14),

Ali Rıza Demircan

https://www.alirizademircan.com.tr:443/araclar-da-amaclar-gibi-mesru-helal-olmalidir-3-695h.html



Sexual Life According To IslamİSLAMA ƏSASƏN SEKSUAL HƏYATСЕКСУАЛЬНАЯ ЖИЗНЬ СОГЛАСНО КАНОНАМ ИСЛАМАئىسلامدا جىنسىي تۇرمۇشبيان حكم استرقاق الأسيرات و الاستغلال الجنسي لهن في ضوء القرآن والسنة
Ana Sayfa | Biyografi | Eserleri | Cuma Hutbeleri | İnceleme Makale | Güncel Konular | Haberler | İletişim